pek pek ile cümle
pek pek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alman komutan, alışılmış biçimde davranmayarak kentin Macar komutanına pek danışmadı.The German commander did not typically consult the Hungarian commander of the city.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.She often traveled abroad accompanying her husband.
Pekin ayrıca Çin'in dört büyük başkentinden biridir.In addition, Chongqing is one of China's five National Central Cities.
Pek çok fotoğrafını kendi stüdyosunda çekmiştir.Most of her photographs are set in her studio.
Orada pek kendini göstermeyi başaramadı.He failed to distinguish himself there.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.In practice, nothing changed.
Pek çok süpermarket ve banka bu cadde üzerindedir.Many supermarkets and shops are on this road.
Peki bu addan bir daha ne zaman bahsedildi?When will we speak of it again?
Pek çok kitabı, pek çok yazısı vardır.His genuine writings include many letters.
Bunun dışında kendisinden pek fazla bahsedilmemiştir.Not much is said about him either.
İşgal süresi boyunca pek çok insanlık suçu işlendi.Numerous other kind of crimes against humanity were committed all through the occupation period.
Peki ailemiz adadaki zorlu şartlara ayak uydurabilecek mi?Where can these families go in the rain?
Bu ilk nesil Celeronlar performans açısından pek tercih edilmediler ve satın alınmadılar.Many non-comics color images were not targeted by these efforts and were lost.
Genç kuşlar ve bir yaşındaki kuşlar erişkinlerden pek ayırt edilemez.Juveniles and first-year birds can be almost indistinguishable from adults.
Diğer köpek ve ev hayvanlarıyla pek geçinemez.Dogs and other domestic pets are not allowed.
Pek çok kez "10 yıldan sadece biraz daha yaşlı."10 Years Younger".
Pekala öyleyse!Well then!
"Pek Yakında"."Casi pronto".
1997/1998 sezonu son NBA şampiyonu Bulls takımı için pek de iyi başlamamıştı.The 1997–98 season was one of turmoil for the NBA champion Bulls.
Pek çok aşığı vardı, bunlar arasında Cathleen Nesbitt de bulunuyordu.She was assisted in this effort by, among others, Christine Niederberger.
Peki, sen, serseri?""Et Tu, Brute?".
Ailesiyle pek iyi anlaşamaz.He doesn't get along with his father well.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.From that time until 1940, epidemics were infrequent.
Topun dönüş açısı pek fazla değildi ve mürettebatı koruyacak bir üst kısım yoktu.There was no armour on the top or rear, leaving the crew with very little protection.
Bunlar gibi pek çok ödül kazanmış, aday gösterilmiştir.Worship, like many other activities, was done in community, in the open.
Proje aktivitelerini yönetmek için pek çok farklı yaklaşım vardır.There are many different approaches to program evaluation.
Ancak, Memo buna pek yanaşmaz.But the self-referentiality goes far beyond this.
Gölün bir özelliği de içinde pek çok adanın bulunmasıdır.This lake is also distinguished by its many islands.
Pek çok taşınabilir aygıtta dock bağlantısı bulunur.Many mobile devices feature a dock connector.
Matka Kanyonu, kimisi bölgeye özgü olan pek çok bitki ve hayvan türünün yuvasıdır.Matka Canyon is home to a wide variety of plants and animals, some of which are unique to the area.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.So many looms were rebuilt and put into operation.
Bu açıdan Osmanlı döneminde de bölgede pek çok ayaklanma yaşanmıştır.I tell you they have taken too many embarrassments during these revolutions.
Bu varsayımlar, günümüzde pek geçerli değildir.My mood is obviously not great right now.
Çalışmalarıyla 4'ü kişisel olmak üzere pek çok sergiye katıldı.In some of those expeditions, he took part personally.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Some people are scared of dying.
Ayrıca halk müziğinde pek çok türkü bu makamdadır.Here are some popular compositions in this musical scale.
Ancak pek bir şey değişmedi.Not much has changed.
Besin kaynaklı hastalıklar çevreye etki eden pek çok toksin tarafından da meydana gelebilir.Foodborne disease can also be caused by a large variety of toxins that affect the environment.
Pomezia'da günümüzde eski arazi örneklerinden pek azı kalmıştır.Today very little remains of the former wartime airfield.
Pek çok veri bağlantı katmanı protokolü gibi, bir HDLC varyasyonudur.Like many data link layer protocols, it is a variant of HDLC.
Yüzünün güldüğü pek görülmemektedir.She is almost never seen smiling.
İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar, film müziklerinde pek çok kez Mina'nın müziklerine yer verdi.The Spanish director Pedro Almodóvar has used Mina's songs in his movie soundtracks.
Pek çok farklı yakıt / oksitleyici kombinasyonu mümkündür.There are many possible thermodynamically stable fuel-oxidizer combinations.
Dünyanın pek çok yerince başarıyla yetişmektedir.She toured with great success in many parts of the world.
Nobel Edebiyat Ödülü için pek çok kez aday gösterilmiştir.He was several times nominated for the Nobel Prize in Literature.
Günümüzde büyükanne ve büyük babaların çocukları ile birlikte yaşadığına pek rastlanmaz.It is never explained why the kids are living with their uncles.
Bu yaptığı bestelerle de pek çok ödüle layık görülmüştür.He has been honoured with a number of awards.
Pekin'deki final karşılaşmasında Çin'nin yenen Japonya şampiyon oldu.The defending champions Japan defeated China in the final in Beijing.
Gelenek ve görenekleri hakkında pek fazla bilgi yoktur.Not much is known about its habits and behavior.
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir."TV Schedule for America's Next Top Model".
Pencak Silat'ın pek çok stili bulunmaktadır.There is plenty of steel guitar.
Diğer dört boksör ise ikinci Afrika elemesinde Pekin biletini aldı.The other four boxers all earned spots at the second African tournament.
Ablalarının Hong Kong, Şangay ve Pekin'de evleri bulunmaktadır.Wu maintains residences in Hong Kong, Shanghai, and Beijing.
Pek çok unsur zaman içinde eklenmiştir.They correct many flaws over time.
Pek çok türü baharda açan örümcek gibi 4 taç yapraklı çiçeklere sahiptir.The majority have four-parted "spider-like" flowers in spring.
İlk sonuçlar pek parlak değildi.The beginnings were not easy.
Ayrıca kara üzüm pekmezi meşhurdur.Black bear meat is also edible.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Many tried their speaking powers here for the first time.
Arkhilokhos'un dünya görüşü de Yunanlardan pek farklı değildir.The Coptic texts are not completely identical with the Greek.
2007'den beri ofisi Pekin'in Bölgesindeki eski bir apartmandadır.As of 2007, her office is in an old apartment building in Dongcheng District, Beijing.