Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.Pasa lo mismo aún cuando quieres un modelo más positivo como el carro de la GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.Wenn Sie ein besseres Model wollen -- das ist ein GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.Αν θέλετε ένα πιο θετικό μοντέλο -- είναι το αμάξι GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.Но даже если вам нужен более положительный пример — это машина GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.Но дори ако искате по-позитивен модел, това е колата GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.Якщо хочете більш приємну модель - ось GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.אבל גם אם תרצו מודל יותר חיובי, זו מכונית של GM.
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.ولكن حتى لو كنت تريد نموذجا أكثر إيجابية ، هذه هي سيارة جنرال موتورز
Hatta, eger daha olumlu bir model pesindeyseniz, iste bu GM arabasi.このGM車があります この車を買う理由は 環境に気を使っているからです
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Alla pratar alltid om hur man ska göra ett spel mer realistisk, ett spel typ animasion.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Iedereen praat er altijd over hoe ze een spel realistischer kunnen maken. Een animatiespelletje.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Jeder redet immer davon wie man ein Spiel realistischer macht, eine Art animiertes Spiel.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Mọi người luôn bàn về làm thế nào để game giống thật hơn. game theo thể loại hoạt hình.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Toata lumea vorbeste despre abordarea realista a unui joc, un joc animat.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Tout le monde parle toujours de la façon de rendre un jeu plus réaliste, un genre de jeu d'animation.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Tutti pensano sempre a come creare un gioco il piú realista possibile, un tipo di gioco di animazione.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Vsi ves čas govorijo o tem, kako naj igre postanejo bolj realistične, kot neke vrste animacija.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Wszyscy zawsze myślą, jak sprawić, żeby gra była bardziej realistyczna, animowana gra.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Όλοι μιλάνε συνεχώς για το πως να φτιάξουν ένα πιο ρεαλιστικό παιχνίδι, ένα παιχνίδι τύπου ανιμέισιον.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.Все всегда говорят о том, как сделать игру реалистичней. Анимационная игра.
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.כולם תמיד מדברים על איך לגרום למשחק להיראות מציאותי יותר .מעין סוג של אנימציה
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.الجميع دائما يتحدثون كيف جعل اللعبة أكثر واقعية ,ـ نوع اللعبة من الرسوم المتحركة
Herkes aslında bilgisayar oyunlarını nasıl olur da daha gerçekçi yaparızın peşinde. animasyon türü bir oyunun.アニメ形式のゲームなんて 逆説者ね
Hindistanda'da da çok büyük bir huzursuzluk ve olağanüstü peşin hükümlere taabi olmak demek.우리나라 인도를 포함해서요 한 장소를 엄청난 불편함과 극단적인 선입견으로 가득차게 합니다.
Hindistanda'da da çok büyük bir huzursuzluk ve olağanüstü peşin hükümlere taabi olmak demek.בארצנו, הודו, משמעו לאכלס מרחב המעורר חוסר-נחת ודעות קדומות קיצוניות.
Hindistanda'da da çok büyük bir huzursuzluk ve olağanüstü peşin hükümlere taabi olmak demek.في بلادنا ,الهند هو أن تشغلي موقعا في غاية الإحراج و التحامل الشديد.
Hindistanda'da da çok büyük bir huzursuzluk ve olağanüstü peşin hükümlere taabi olmak demek.偏見にまみれた地位に いることです クロアチアのような紛争後の国では
'Iki kez peşin -'!'- Je verder komt twee keer -'!
'Iki kez peşin -'!'- Que avançar duas vezes -'!
'Iki kez peşin -'!'- Que se avanza el doble -'!
'Iki kez peşin -'!'- Si passa due volte -'!
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın ''- Anda maju dua kali -' 'Masing-masing dengan lobster sebagai partner' menangis!
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın '- Bạn trước hai lần - "Mỗi với tôm hùm như một đối tác" đã khóc!
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın ''- 당신이 두 번 사전 -'! '각각의 바다 가재와 함께 파트너로'울고
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın '- Można przejść dwa razy - "!" Każdy z homara jako partner zawołał
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın '"Selvfølgelig," den forlorne skildpadde sagde: 'forhånd to gange, sæt til partnere - '
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın '"- אתה מראש פעמיים -"! "כל עם לובסטר כשותף" צעקה
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın ''-- كنت مسبقا مرتين --'! 'مع كل جراد البحر كشريك" بكيت
'Iki kez peşin -'! 'Tabii ki,' Sahte Kaplumbağa şunları söyledi: 'önceden iki kez, ortaklar ayarlayın 'グリフォン。 "もちろん、"にせウミガメは言った:"事前
"İlgi çekici mi?" Ben bu sorunun peşindeyim.Belangrijker is: is het nog interessant?
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.At adlyde en overordnet, som du ikke tror på, er ikke loyalitet.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Att följa en överordnad som du inte tror på är inte lojalitet.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Ei ole lojaaliutta seurata esimiestä, johon ette luota.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir. Kendini kandırmaktır.Η υπακοή σε ανώτερο που δεν πιστεύεις, δεν είναι αφοσίωση είναι σαν αυταπάτη!
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Posłuszeństwo wobec dowódcy, któremu nie ufacie, to nie lojalność.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguir a un superior en quien no confías no es ser leal.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguire un superiore in cui non riponete fiducia non è lealtà.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguir um superior no qual não tem fé não é lealdade.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Подчиняться тому, кому не веришь - это не лояльность.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Ej heller hava vi sökt pris av människor, vare sig av eder eller av andra,
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.emmekä ole etsineet kunniaa ihmisiltä, emme teiltä emmekä muilta,
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.haben auch nicht Ehre gesucht von den Leuten, weder von euch noch von andern;
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.우리가 그리스도의 사도로 능히 존중할 터이나 그러나 너희에게든지 다른 이에게든지 사람에게는 영광을 구치 아니하고
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.ουτε εζητησαμεν δοξαν εξ ανθρωπων, ουτε αφ' υμων ουτε απ' αλλων
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Не ищем славы человеческой ни от вас, ни от других:
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Не шукали ми нї від людей слави, нї од вас, нї од инших, можучи в повазї бути, яко Христові апостоли.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.גם לא בקשנו מן האדם כבוד לא מכם ולא מאחרים אף כי היה לנו מקום להתכבד כשליחי המשיח׃
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.ولا طلبنا مجدا من الناس لا منكم ولا من غيركم مع اننا قادرون ان نكون في وقار كرسل المسيح.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.我 們 作 基 督 的 使 徒 、 雖 然 可 以 叫 人 尊 重 、 卻 沒 有 向 你 們 或 別 人 求 榮 耀
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.我 們作 基督 的 使徒 、 雖然 可以 叫人 尊重 、 卻沒 有 向 你 們或別人 求 榮耀
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod