Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Видях я поли размахване, и той отиде след нея.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Я бачив її спідниці віник, і він пішов за нею.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Я видел ее юбки веник, и он пошел за ней.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.رأيت التنانير خفقت لها ، وذهب بعدها.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Así que un montón de mis niños saben que no pueden volver a Harlem porque Geoff los está buscando.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Die jongeren die ik begeleid, weten dat ze niet terug naar Harlem kunnen komen, want Geoff komt je opzoeken.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Donc un tas de mes enfants savent qu'ils ne peuvent plus revenir à Harlem car Geoff les surveille.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Ein paar meiner Kinder kommen wirklich nicht nach Harlem zurück, weil Geoff nach ihnen Ausschau hält.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.En bunke unger ved at man ikke kan komme tilbage til Harlem fordi Geoff holder øje med en.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Mulţi ştiu că nu se pot întoarce la Harlem pentru că Geoff e cu ochii pe ei.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Några av mina elever undviker att komma till Harlem för Geoff letar efter dig.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Rất nhiều học sinh của tôi biết là bạn không thể quay lại Harlem vì Geoff đang tìm bạn.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Sporo moich dzieci wie, że nie można wrócić do Harlem ponieważ Geoff cię szuka.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Takže niektoré moje deti vedia, že sa nemôžu vrátiť späť do Harlemu pretože Geoff si ťa nájde.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Tanti dei miei ragazzi sanno che ad Harlem non si può tornare perché Geoff li cerca.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Um punhado dos meus miúdos sabe que não pode voltar para o Harlem porque o Geoff está atento a eles.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Οπότε ένα σωρό από τα παιδιά μου ξέρουν πως δεν μπορούν να επιστρέψουν στο Χάρλεμ επειδή ο Τζεφ τους ψάχνει.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Доста от нашите деца знаят, че не могат да се върнат в Харлем защото Джеф те търси.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Так что многие из моих детей знают, что ты не можешь вернуться в Гарлем, потому что Джефф тебя ищет.
Benim öğrencilerim de Harlem'e dönemeyeceklerini bilir. Çünkü Geoff onların peşine düşer.Так що купа моїх дітей знають, що не можуть повернутися в Гарлем, бо Джефф їх шукає.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Apa yang saya setelah tidak ada Gaib, - itu perampokan.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Ceea ce eu nu este nici după invizibilitate, - e spargere.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Co jsem za to není žádná neviditelnost, - je to vloupání.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Co mi po nie nie niewidzialność, - włamanie nie jest to.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Čo som za to nie je žiadna neviditeľnosť, - je to vlámaniu.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Kaj sem po tem, ko ni nobenega nevidnost, - to je vlom.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.내가 이후 건, 아무 보이지 아니 - 그게 님의 강도.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Lo que busco no hay invisibilidad, - robo es s.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Mitä olen, kun ei ole näkymättömyys, - se murron.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Mi vagyok követően nem nem láthatatlanság, - ez betörés.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Những gì tôi là sau khi không phải là không có tàng hình, nó ăn trộm.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.O que eu estou depois não há invisibilidade, - roubo que é.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Quello che sto dopo non c'è invisibilità, - furto con scasso E 's.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Qu'est-ce que je suis après n'est pas sans invisibilité, - un cambriolage il est.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.There'sa家に押し入りされたとお金がかかりました。"
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Vad jag efter är ingen osynlighet, - det är inbrott.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Was ich nach ist kein Unsichtbarkeit, - es ist Einbruch.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Wat ik na het is niet geen onzichtbaarheid, - het is inbraak.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Τι είμαι, μετά δεν είναι καμία αόρατο, - ότι είναι διάρρηξη.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Те, що я після не не невидимості, - Це грабіж.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.Това, което аз съм след като не е никакъв невидимост, - това е обир.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.То, что я после не не невидимости, - Это грабеж.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.ما أنا بعد لا لا خفاء ، -- فإنه من السرقة.
Benim yüzümden... Sırf gereksizce peşine takıldığım için...Din cauza mea totul pentru ca m-am intors inutil
Benim yüzümden... Sırf gereksizce peşine takıldığım için...나 땜애. . .
Beni seven herkesin peşinden gittimIk heb iedereen weggejaagd die ooit van me gehouden heeft.
Beni seven herkesin peşinden gittimMindenkit elüldöztem magam melől aki valaha is szeretett...
Beni seven herkesin peşinden gittimSaya tidak mendapatkan semua orang yang mencintai saya.
Beni seven herkesin peşinden gittimЯ прогнал всех тех кто когда то любил меня или любит.
Beni seven herkesin peşinden gittimאני הברחתי על מי שאי פעם אהב אותי
Ben rüyalarımın peşinen koşan biriyimJestem łowcą marzeń.
Ben rüyalarımın peşinen koşan biriyimSoy un cazador de sueños.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Es aktiviert tiefe Gehirnareale, die dafür da sind, Sex, Essen, Salz erbeuten zu wollen.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Het zet systemen diep in ons brein aan het werk, dopaminesystemen die je doen jagen op seks, eten en zout.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.이것은 우리 뇌 깊숙히 도파민 시스템에 침투해 섹스, 음식, 소금을 원하게 만들죠.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Zamestná systémy v našom mozgu, dopamínové systémy, ktoré zvyšujú sexuálnu túžbu, chuť na jedlo a soľ.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Задействуются глубинные системы мозга в допаминовых системах, которые заставляют вас искать секс, еду и соль.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.זה מפעיל מערכות עמוקות במוח שלנו הקשורות לדופמין, מערכות שישנן כדי לגרום לנו לרדוף אחרי סקס, אוכל ומלח.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.私たちが生きるために セックスや食べ物を 求めさせるシステムが関与しています そして-
- Biliyorsun, Rockhound'u da istiyorum. - Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.أنت تعلمين بأننى أريد روكهند نطلق عليه هوند لأنه