Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kalmuk atlıları peşine düşerler.Morate uhvatiti svoj život za rogove.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Farmerov stari upravitelj organizira potjeru i nakon nekog vremena ih pronalaze.
Michael onların peşini bırakmaz.Michael ju slijedi.
Alex bir gerçeği unutup Joshua'nın peşinde gitmektedir.Igra je ustvari prisjećanje Alexa dok je tražio svog brata Joshuu.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.U to vrijeme hvata ga manija bježanja od svoje supruge.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".3. da prođe neke nove ozbiljne provjere”.
İngilizler de peşindedirler.Vlasti i ovdje proganjaju.
Sarhoş bir halde dolaşırken sokakta gördüğü bir kadının peşine takılır ve onu evine kadar takip eder.Slijede ga do strašne kuće u koju ulazi.
Ünlü olma peşindedir.Ima aspiraciju popularnosti.
Ve o andan itibaren muhabirler peşine düştü ve her şey çığ gibi büyüdü."Dok sam ja radio kao novinar sve je još bilo neizvjesno, a danas je to sve postalo totalno neefikasno".
Rick ve grubu onların peşinden gidince olanları görürler.To ugledaju Maggie i njezini prijatelji, kojima se to zgadi.
Joker halâ Dent'in peşindedir.Harry nastavlja potjeru za Snapeom.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Uskoro Jack ponovno vidi tajanstvenog čovjeka i potrči za njim.
Mafya kızın peşine düşer.Fantom upadne u nju.
Fakat Papin bu düşüncesinin peşinden gitmemiştir.Odvjetnica nije odustala od svoje ideje.
Bilginin peşinden gidiyoruz. ve siz bize suçlu dediniz.Vyhľadávame vedomosti...a vy nás nazývate zločincami.
Wolverine peşine düşer.Nadväzujú na Wolkera.
Amcası peşinden gider.Jeho manželka ho nenasledovala.
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Je to chlapec, ktorý má svoje sny a obavy.
Ve Ash’in peşine düşerler.Po ňom ho nasledoval aj Asen.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Patrila pod vplyv Sparty.
Fakat onların peşine düşen sadece bu iş adamı değildir.Ani jedna z týchto činností sa však nestala jeho povolaním.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.James Marsden ako Teddy Flood, výtvor, pištoľník, ktorý sa snaží o záchranu jeho vzťahu s Dolores.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.To si ich už však všimli domorodci a začali ich naháňať.
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.Bratia Hunor a Magor sa vydali na lov do bažín meotiských.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Podobne sú na tom aj ostatné odvodené jednoty.
Michael onların peşini bırakmaz.Francúzsko ho nepodrží.
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.Pri každom nájazde uniesli dieťa.
Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner.Jake sa vráti naspäť do Španielska do San Sebastiana.
Peşinden zorunlu bir dünya turu geldi.K zatáčaniu na svahu bolo potrebné viazanie.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Die Flamme), ki se je zavzemalo za upepelitev pokojnih.
Mafya kızın peşine düşer.Zaljubljeni bedaček pohiti za njo.
Dağılan düşman kuvvetlerinin peşine düştü bu kuvvetleri de Sakatiye'de yenilgiye uğrattı.Utelesil se je v Ramo s sekiro (Parašu Rama) in s silnimi udarci vojake pobil.
İngilizler de peşindedirler.Nas pa še zmeraj preganjajo.
Müşteri, belirli bir peşinat ödedikten sonra kalan tutarı taksitler hâlinde bankaya geri öder.Količno stvari, ki jo bo vrnil dolžnik pa določimo z obrestmi.
Hemen peşinden yukarıdan bağlanarak bir yatağın üzerine doğru bırakıldığı plan gösterilir.Nato jih postavi pokonci nad mizo, na katero jih hitro spusti.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'"."Nastala še ena nova stranka: Za zdravo družbo".
Daha sonra Sanctus'un peşine düşer.Kasneje ga lovi Hynkel.
Joker halâ Dent'in peşindedir.Tam je arhitravu neposredno sledil dentil.
Böylece yeniden birlikte vezirin peşine düşerler.Skupaj se odpravita na lov za medvedom.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.In res, Krek prav nič ne izpušča.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Zmerno, a vztrajno je uveljavljalo novosti.
Kanıt Peşinde'nin 2007-2008 sezonunun açılışını tanıtmak adına kullanıldı.Glej sezono 2007 za informacije o prihajajoči sezoni.
Ve bu konu Steinhardt’ın her zaman peşinden gittiği bir şeydi.To pa je bilo prav tisto kar je Lindbergh želel.
Michael onların peşini bırakmaz.Robertas atsisako vykti su jais.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Artimieji čia gauna pirkti gerų veršių veislei“.
Onların peşinden gitmeyin.Nesilenk prieš juos ir netarnauk jiems!
Ve o bakışın peşinden gittik."Ir žiūrėkit, kaip atsiliepė tai."
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Negana to, jį nuolat persekioja nesėkmės.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Darbus finansavo ir kiti aukotojai.
10 Ekim - Memur maaşları ilk kez peşin ödenmeye başladı.Galiausiai 1933 metais pirmą kartą buvo apžvelgtas vidutinis darbo laikas ir valandinis darbo užmokestis.
Çünkü onların bağımsılığı peşinen geliyordu.Vėpliai išnyko dėl medžioklės.
Her zaman gösteriş peşindedir ve kılıcı diğer herkesten daha uzundur.Snukutis smailesnis, o uodega ilgesnė negu kitų pelėnų.
Çünkü Victoria Bella'nın peşine düşmüştür.Debiutavo prieš Bella Vista.
Ancak daha sonra Dragovich'in peşinden giderler.Dar vėliau atiteko Glebovičiams.
Eski psikiyatristi Dr. Sam Loomis de peşindedir.Teda asub jälitama tema psühhiaater Dr. Sam Loomis.
Önce polis düşer peşine.Politsei hakkas neid jälitama.
Ve o bakışın peşinden gittik."Ta surus selle silma vastu."
Fakat Papin bu düşüncesinin peşinden gitmemiştir.Keiser siiski ei toetanud seda ideed.
Amcası peşinden gider.Perekond kolis talle järele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod