Central'daki adamlar neyin peşinde?Hvilke planer lægger de egentlig i Central?
Central'daki adamlar neyin peşinde?Mitä Centralin väki oikein juonii?
Central'daki adamlar neyin peşinde?O que anda a congeminar aquela gente de Central?
Central'daki adamlar neyin peşinde?¿Qué estarán tramando esos hombres en Central?
Central'daki adamlar neyin peşinde?Vad planerar de i Central egentligen?
Central'daki adamlar neyin peşinde?Τι μαγειρεύουν στο Σέντραλ;
Central'daki adamlar neyin peşinde?Что замышляют эти люди в Централе?
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Aquele que é cobiçoso corre atrás das riquezas; e não sabe que há de vir sobre ele a penúria.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Člověk závistivý chvátá k statku, nic nevěda, že nouze na něj přijde.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Den missunnsamme ävlas efter ägodelar och förstår icke att brist skall komma över honom.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Den misunnelige haster engstelig efter gods og vet ikke at mangel skal komme over ham.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.El hombre de malas intenciones se apresura a enriquecerse, y no sabe que le ha de venir escasez
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.악한 눈이 있는 자는 재물을 얻기에만 급하고 빈궁이 자기에게로 임할 줄은 알지 못하느니라
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.L'uomo dall'occhio cupido è impaziente di arricchire e non pensa che gli piomberà addosso la miseria
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Misundelig Mand vil i Hast vinde Gods; at Trang kommer over ham, ved han ikke.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Mož z nevoščljivim očesom hití, da obogati, in ne ve, da mu pride potreba.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Người nào có mắt tham , vội ham kiếm của_cải , Chẳng biết rằng sự thiếu_thốn sẽ lâm vào mình nó .
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Người nào có mắt tham, vội ham kiếm của cải, Chẳng biết rằng sự thiếu thốn sẽ lâm vào mình nó.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Orang yang loba ingin cepat kaya; ia tak sadar bahwa kemiskinan segera menimpa dirinya
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Pahansuova haluaa kiihkeästi varallisuutta eikä tiedä, että hänet tapaa puute.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Prędko chce człowiek zazdrościwy zbogatnieć, a nie wie, iż nać niedostatek przyjdzie.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Siet a marhakeresésre a gonosz szemû ember; és nem veszi észre, hogy szükség jõ reá.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Un homme envieux a hâte de s`enrichir, Et il ne sait pas que la disette viendra sur lui.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Un om pizmaş se grăbeşte să se îmbogăţească, şi nu ştie că lipsa va veni peste el. -
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Wer eilt zum Reichtum und ist neidisch, der weiß nicht, daß Mangel ihm begegnen wird.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Závistlivý človek sa dychtivo ženie za majetkom a nevie, že prijde na neho núdza.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Ο εχων πονηρον οφθαλμον σπευδει να πλουτηση, και δεν καταλαμβανει οτι η ενδεια θελει ελθει επ' αυτον.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Който има лошо око, бърза да се обогати. А не знае, че немотия ще го постигне.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.Спешит к богатству завистливый человек, и не думает, что нищета постигнет его.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.נבהל להון איש רע עין ולא ידע כי חסר יבאנו׃
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.ذو العين الشريرة يعجل الى الغنى ولا يعلم ان الفقر ياتيه.
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.人 有 惡 眼 想 要 急 速 發 財 、 卻 不 知 窮 乏 必 臨 到 他 身
Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.人 有 惡眼 想要 急速 發財 、 卻 不 知 窮乏 必臨 到 他 身
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.A világ végére is követtem volna, olyan szerelmesnek tûnt.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Dával mi tolik lásky, jela jsem s ním i do Číny.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Er schien so verliebt, ich wäre mit ihm bis ans Ende der Welt gegangen.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Hij leek zo verliefd, dat ik hem wel naar China zou gevolgd zijn.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Părea îndrăgostit lulea, m-aş fi dus după el la capătul lumii.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Έμοιαζε τόσο ερωτευμένος, που θα τον ακολουθούσα μέχρι και την Κίνα.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Толкова беше влюбен в мен, че бих го последвала и до Китай.
Çok aşık olmuş gibiydi, Onun peşinden Çin'e gittim.Что я готова была пойти за ним на край света.
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.Det är väldigt enkelt. Så när du söker skapa fred i världen fråga dig själv: Varför behöver vi fred?
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.Es muy simple, así que cuando persigues la paz en el mundo pregúntate a ti mismo: ¿Por qué necesitamos paz?
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.Много е просто. Когато се опитвате да постигнете мир в света, запитайте се за какво ни е нужен?
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.なぜそれが必要なのかを自身に問えばよいのである 自由というのは、貨幣制度の最大の嘘であると言える
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.De onderzoeker, afkomstig uit Maharashtra, zei: "Ik denk dat ze op de nusha uit is."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.És a férfi, aki ott dolgozik velük, és Maharashtrából való, azt mondta, "Szerintem csak a nushára pályázik."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Facet ze stanu Maharasztra, który z nim pracuje powiedział: "Chyba jest na nusha".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Il ricercatore che lavora laggiù con loro, viene dal Maharashtra, ha detto "Credo che cerchi il nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.그리고 거기에서 그들과 같이 일하는 분은, 마하라슈트라에서 왔는데 그는 "나는 그가 nusha 다음에 있다고 생각해" 하겠지요.
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Și tipul care lucrează acolo cu ei, care este din Maharashtra, a zis :"Cred că vrea senzații tari ".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Und der Typ, der mit ihnen arbeitet, er ist aus Maharashtra, sagte, "Ich glaube er sucht das nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Và cái anh chàng làm việc với họ ở đó đến từ Maharashtra, anh ta nói: "Tôi nghĩ nó đang theo đuổi nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Y el chico que está trabajando allí con ellos, es de Maharashtra, dijo "Creo que va detrás de la nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.А парень, который там работает с ними, он из Махараштры, так он сказал: "Мне кажется, ему хочется наши".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Човекът, който работи там с тях - той е от Махаращра, каза: "Мисля, че го прави заради нуша."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.והבחור שעובד איתם שם, הוא מהראשטה, הוא אמר, "אני חושב שהוא רוצה את הנאשה."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.والرجل الذي يعمل هناك معهم، وقال انه من ولاية ماهاراشترا، وقال "اعتقد انه من النوشا".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.あいつは「'ナシャ'を求めてるんだ」とか言ってますよ (笑)
Çünkü Geoff onların peşine düşer. Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem."הם חושבים, " אני באמת לא יכול לחזור." לא. כדאי שתשארו בבית הספר.