Ana içeriğe geç
Sözlük

peş ile cümle

peş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.家具を作ることにしました 見たとおりこれも野良犬がモチーフです
Başka bir şey istemem. Peşinden gidelim!Больше мне ничего и не надо.
-Bay Gorilla, peşimizdeler!- Gonią nas, panie Gorylu.
-Bay Gorilla, peşimizdeler!-Gorilla, he ajavat takaa.
-Bay Gorilla, peşimizdeler!- Mr. Gorila, eles vêm atrás de nós!
-Bay Gorilla, peşimizdeler!- Signor Gorilla, ci stanno seguendo!
-Bay Gorilla, peşimizdeler!-Skynda, gorillan.
-Bay Gorilla, peşimizdeler!- Skynd dig, gorilla.
-Bay Gorilla, peşimizdeler!- ¡Vale! - ¡Sr. Gorila, nos siguen!
-Bay Gorilla, peşimizdeler!-Κύριε Γορίλα, μας κυνηγούν!
-Bay Gorilla, peşimizdeler!- Горилла, они идут за нами!
Beklemem gerekebilir. Ama peşini bırakmayacağım. Çözümün yarısı zaman diğer yarısı da şans.De multe ori veți găsi mai multe raspunsuri spirituale și iluzoriu decât cele științifice.
Beklemem gerekebilir. Ama peşini bırakmayacağım.Може би ще трябва да почакам, но никога няма да се предавам. ♪
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.저는 "이게 음악인가?"를 걱정하지 않고 흥미를 따랐습니다.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.Seguo questa domanda e non mi preoccupo di:
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.To jest pytanie, które sobie stawiam.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.אני עובד על פי השאלה הזו, בלי לדאוג לגבי "האם זו מוזיקה?" --
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.وأنا أعمل وفقاً لهذا السؤال، دون أن أعبأ بما إذا " كانت موسيقى "
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.しようとしていることの定義は関係ない
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Así que creo que somos maximizados por el propósito, no simplemente por el beneficio.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Donc je pense que nous sommes des maximiseurs d'objectif, pas seulement des maximiseurs du profit.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Ich denke wir sind nicht nur "Profit-Steigerer" sondern besonders "Absicht-Maximierer".
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Jadi kupikir kita manusia, adalah pemaksimum tujuan, bukan hanya pemaksimum keuntungan.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Quindi penso siamo massimizzatori di scopi ,non solo di profitto.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.We zijn dus vooral gefocust op het doel en niet alleen een verlangen naar winst
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Смятам, че сме максималисти не само към печалбата, но и към целта.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.私達にとって習得が非常に大事であること、自律的でありたいと思っていることは、科学的に示されています。
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.a sebičnim in resnici nepokornim, krivici pa pokornim, srd in jezo.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.a svárlivým a tým, ktorí neposlúchajú pravdy, ale poslúchajú neprávosť, bude prchlivosť a hnev;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.A zaś swarliwym i prawdzie nieposłusznym, lecz posłusznym niesprawiedliwości, odda zapalczywość i gniew;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.오직 당을 지어 진리를 좇지 아니하고 불의를 좇는 자에게는 노와 분으로 하시리라
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.mas ira e indignação aos que são contenciosos, e desobedientes � iniqüidade;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.pero enojo e ira a los que son contenciosos y no obedecen a la verdad, sino que obedecen a la injusticia
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.sdegno ed ira contro coloro che per ribellione resistono alla verità e obbediscono all'ingiustizia
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.şi va da mînie şi urgie celor ce, din duh de gîlceavă, se împotrivesc adevărului şi ascultă de nelegiuire.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.Těm pak, kteříž jsou svárliví a pravdě nepovolují, ale povolují nepravosti, prchlivostí a hněvem,
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.а которі сварливі і противлять ся істині, корять ся ж неправді, (тим) ярость та гнїв.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.а тем, которые упорствуют и не покоряются истине, но предаются неправде, – ярость и гнев.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.Понеже Бог не гледа на лице.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.ועל בני המרי ואשר לא ישמעו לאמת כי אם לעולה שמעו חרון אף וחמה׃
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.واما الذين هم من اهل التحزب ولا يطاوعون للحق بل يطاوعون للاثم فسخط وغضب
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.惟 有 結 黨 不 順 從 真 理 、 反 順 從 不 義 的 、 就 以 忿 怒 惱 恨 報 應 他 們
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.惟有 結黨 不 順從 真理 、 反 順從 不 義 的 、 就 以 忿怒 惱恨報應 他 們
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Ainsi, je n'ai jamais poursuivi Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Allo stesso modo, non ho mai inseguito Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Así, nunca perseguí a Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Eu n-am vânat-o niciodată pe Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Genauso bin ich niemals Mahalakshmi hinterhergerannt,
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.그처럼, 저는 전혀 행운을 쫓지 않았습니다.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Nie uganiałem się za boginią Lakszmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Seperti itu, saya tidak pernah mengejar Mahalakshmi..
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Stejně tak jsem nikdy neuháněl Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Vậy đó, tôi không bao giờ đuổi theo Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Zo joeg ik nooit achter Mahalakshmi aan.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Έτσι και εγώ, δεν κυνήγησα ποτέ τον πλούτο.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Так я никогда не бегал за Махалакшми [богиня изобилия].
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.כך גם אני אף פעם לא רדפתי
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.على هذا النحو، لا اطارد "مهلكشمي"
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.マハラクシュミが私を追いかけてきて お尻のポケットにずっと入っています
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Họ sẽ không để cho tôi yên cho đến khi tôi tặng họ một thứ, nhưng đó cũng không phải là thứ tốt."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
peş ile cümle - Sayfa 39 - peş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App