Ana içeriğe geç
Sözlük

peş ile cümle

peş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Sürekli yemek peşindedir.Han propper alltid i seg mat.
Peşindende Megadeth ve Alman grup Warlock ile beraber yapılan bir turne geldi.Bandet turnerte så sammen med Megadeth og tyske Warlock.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.Han reiste deretter til Norge for å forfølge sin drøm.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Han er på jakt etter sin kones mordere.
Bu birçok kentin İmparatorun intikam peşinde olmadığı fikrine kapılmalarına yardımcı oldu.Det betalte seg, og mange andre byer underkastet seg til ham da de så at keiseren ikke ville kreve hevn.
Son yıllarda Afganistan'dan büyük Peştun göçleri olmuştur.I de senere år har det vært en strøm av immigranter fra Asia.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Han hadde stor arbeidslyst, og sto alltid klar til å påta seg nye oppgaver.
Bir röportajında "Neredeyse bütün çocukluğum topun peşinde geçti.Laura sa: "Kjærligheten i vår tidlige barndom har fulgt deg hele veien".
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".«A Solid Debut For A Promising New Series» (engelsk).
Peşinde kendisinden şüphelenen Interpol bulunmaktadır.Han ble deretter ettersøkt av Interpol.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Slaget ble derimot etterfulgt av et langvarig antiklimaks.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Sjøfolkene tar ham med på sitt skip.
Aynı adamın avlamak için peşinde olan biri daha vardır:BLADE.Han ble blant annet jaget av Bolton.
Maya bir katil tarafından kaçırılır ve onun peşinden giden Sam'e ise araba çarpar.Gina ser at han blir kidnappet, og hun stjeler en drosje for å kjøre etter dem.
Loomis onun peşine düşer.Seth følger ham.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.Du skal ikke misbruke Guds navn.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.Like etter dette skjer flere brutale drap i byen.
Daha sonra R2-D2 buradan kaçarak ve tabii ki C-3PO'yu peşine takarak Obi-Wan'ı bulmaya koyulmuştur.Neste morgen har R2-D2 dratt for å lete etter Obi-Wan, og Luke og C-3PO finner droiden et lite stykke unna.
30 milyon, ikinci dil olarak 40 milyondan fazla) Peştunca (ca.Alt i alt over 30 (32?) forskjellige språk.
Bunu birkaç kez peşpeşe tekrarlayabilir.Dette kan gjentas flere ganger.
Göğüsleri erken büyüdüğü için tüm erkekleri peşine takar.Konsekvensen av det kan bli at menn utvikler bryster.
Onunla beraber WWF Şampiyonluğunun peşine düştü.Han var også WWF Intercontinental Champion.
2006 yılının devamında yine Luxemburgo'nun peşinden gitmiştir.Deretter gikk turen tilbake til Palestina i 2006.
Günümüzde Peştuca Afganistan’da eğitim dilidir.I dag benyttes arabisk som språk i Egypt.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Dengan demikian, kematian merupakan suatu hal yang sangat diinginkan oleh orang yang disalib.
İrlanda ve İskoçya'nın Büyük Locası 1725 ve 1736 yıllarında peş peşe kuruldu.Loji Besar Irlandia dan Loji Besar Skotlandia didirikan pada tahun 1725 dan 1736.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.Pada usianya yang ke-16, Gianfranco meninggalkan keluarganya untuk mengejar impiannya sendiri.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Nasib malang selalu menimpa dirinya.
Ancak felaket burada da peşlerine bırakacak gibi değildir.Ia pun tidak mampu lagi melanjutkan pertandingan dan dinyatakan kalah dalam gelanggang tersebut.
Coal'ın peşini Between Our Selves (1976) ve Hanging Fire (1978) takip etti.Setelah Coal, Lorde juga merilis Between Our Selves (juga pada 1976) dan Hanging Fire (1978).
Halbuki sadrazam olarak kendisi aleyhine olduğunu düşündüklerinden şahsi intikamlar alma peşine düştü.Di depan teman yang ia pecat ia bersifat seakan-akan ia sangat merasa menyesal.
Amcası peşinden gider.Ia pun mengejarnya.
Çıkma yaptıktan sonra peşkir ağalığı ve büyük mirahorluk görevlerinde bulundu.Setelah berada di bumi ia meninggalkan kehidupan berumah-tangga dan menjadi pertapa.
Ve o bakışın peşinden gittik."Dan ada alasan dibelakang itu."
Bir hamle (ing. turn), peşi sıra gerçekleştirilen bir ila dört 'adım'dan (ing. step) oluşur.Sebagian yang lain membagi penghasilannya (sesudah dikurangi pajak) menjadi empat bagian.
Onların peşinden gitmeyin.Janganlah mencarinya!
Ancak daha sonra Dragovich'in peşinden giderler.Kemudian mereka kabur dari anak buah Dragovich yang menyerbu.
Ünlü olma peşindedir.Ia terkenal akan kesalehannya.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Barnabas kemudian dijebak dirumah Angelique.
Çarpışmayı durdurmak için iki tarafın da peşinde olduğu köprüyü havaya uçururlar.Jembatan meledak, melemparkan kedua kubu tentara yang sedang bertempur.
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".Lalu Ia memandang sekeliling-Nya untuk melihat siapa yang telah melakukan hal itu.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Ia mengejar adiknya yang mencoba kabur.
T-Bag, kaçakları yakalamak için peşlerinden gider.Drona mengirim para Korawa untuk menangkap Drupada.
Lavan ve oğulları peşlerine düştü.Beberapa wanit dan anak-anak mengikutinya.
“'Segah Peşrev”, 1927.Diasingkan ke Boven Digul, 1927-.
Joker halâ Dent'in peşindedir.Dessy pun menjauh lagi dari Edi.
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Mereka merantau berharap bisa meraih impiannya.
Fakat aynı şeyin peşinde olan başka birileri daha vardır.Seseorang mengalami orang lain yang mengalami hal yang sama.
Marius ise gizlice onların peşinden gider.Naya melihat mereka dan membuntuti mereka diam-diam.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.Sesudahnya, ia kemudian kembali untuk membantu Mikazuki.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Mundur, dia dikejar oleh keduanya.
Ayak üstü avcılık yaparlar ve avlarının peşinden giderler.Berburu secara berkelompok dan mengejar mangsa.
"İyi" ve "Kötü" birlikte onun peşine düşerler.Perbincangan "baik" dan "jahat" harus diimbangi dengan "benar" dan "salah"..
Peştunlar Afganistan'daki en büyük ve Pakistan'daki en büyük ikinci etnik gruptur.Menjadikannya kelompok etnik terbesar ketiga di Pakistan.
Bazen yağmurun peşinden sıcak bir havaya neden olur.Adakalanya hujan disertai dengan panas.
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.Ia pun segera masuk kelobang tersebut dan selanjutnya ia berada di pinggir sebuah tebing yang curam.
Göğüsleri erken büyüdüğü için tüm erkekleri peşine takar.Dia seringkali mengecoh para pria karena banyak laki-laki yang tertarik dengan payudaranya.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.Jangan susah mencari Allah.
İtiraflar peş peşe geldi.Pengumumannya masih nanti.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Mereka berdua menemukan Chucky sedang bersiap memindahkan jiwanya kedalam tubuh Andy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod