Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner.Under tiden har Lily kommit tillbaka från San Francisco.
İtiraflar peş peşe geldi.Interjektioner är utropsord.
Ay Yüzlü de Ellen'in peşinden üst kata gelir.Det blev en karriärmässig höjdpunkt för Ellen Erup.
Ayak üstü avcılık yaparlar ve avlarının peşinden giderler.Stövare används vid rävjakt och vid jakt på hare.
Harry Snape'in peşine düşer ve Snape ona Melez Prens'in kendisi olduğunu söyler.Det är oklart varför Snape valde att kalla sig för Halvblodsprinsen.
Büyük sayılar yasası bir zarın peş peşe atılması ile örneklenebilir.De falska sedlarna kunde upptäckas genom ett visst stavfel.
Yeni Papa olan X. Gregorius büyük hayaller ve idealler peşinde idi.Påve Gregorius den store visade mycket intresse för Benedikt och hans verk.
Üç sezonun peşpeşe Hacettepe'de kiralık ftubolcu statüsünde oynadı.Där spelade hon en hiphopslacker-version av sig själv under tre säsonger.
Arabayı çaldıktan sonra Brent'in peşine polisler yakalamak için takılır.Vid en biljakt blir Burt mördad.
Onların peşinden gitmeyin.Не наслідуйте мене в цьому.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.Незабаром у місті починаються вбивства.
"Bad Guy"da, Stan'in kardeşi Matthew artık büyümüştür ve ağabeyinin intikamının peşindedir.На «Bad Guy» уже дорослий брат Стена жадає помсти.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.Німці це відразу зрозуміли і почали за ним полювання.
Beş gün sonra ise hava destekli Peşmerge güçleri Yezidi halkına ulaşmayı başarmıştır.У них п'ятеро дітей: доньки Кай Медісон (нар.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Не тримати поряд з харчовими продуктами.
Bunun üzerine Tuco, intikam için Sarışın'ın peşine düşer.Тепер Туко змушений врятувати життя Блондина.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.Коли бачить Сеймура, то тоді зазвичай викрикує: «Скі-і-і-і-нееер!!!!!», постійно його критикує.
Ardından peş peşe klipler çekti.Після цього він кидає пити.
Sürekli yemek peşindedir.Постійно пересувається у пошуках їжі.
Peşinde artık hem polis hem de Alman casusları vardır.Тепер за ним полює не лише поліція, а й німецькі шпигуни.
Amcası peşinden gider.Брат слід за ним.
Gianni ise kaçmaktadır,Lolanın ölümünün ardından Frankte onun peşinden gitmektedir.Джіанні потім тікає, залишаючи Френка на піклування Лоли.
Kalmuk atlıları peşine düşerler.Пізніше тут пасли коней.
Ek olarak, çoğu silahta atış modu değiştirebilmekte (peş peşe ve tekli atış).Додатково, в більшій частині зброї можливо зміна режиму вогню (наприклад, стрілянина поодинокими та чергами).
Oradan Hamza'nın peşine düşer ve onu da öldürür.За ним слідує Мачек і вбиває його.
Günümüzde Peştuca Afganistan’da eğitim dilidir.В даний час профілем школи є українська мова .
Bu sefer 130 tane çocuk onun peşinden gelir.Нині його відвідують 30 дітей.
Mordor yoluna doğru giden Frodo'nun peşine Sam takılır.У сутінках Фродо дістається Моргульського Шляху.
Peş peşe filmleri art arda vizyona girmeye devam eder.Фактично, ваш фільм буде продовжуватися всередині глядача.
Film Peşaver mültecilerinin resimleriyle sona erer.Фільм завершується демонстрацією фотографій дітей.
Genç kız ve silahşor çetenin peşine düşerler.Після цього кров і насильство переслідують молоду пару.
Doğru zaman ve yerde Tanrısizin peşinize düşecektir.Чи буде правда на землі і коли вона прийде.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.Тобто людина, що гонить, переслідує.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Ми реально піднялися ще на одну музичну вершину!".
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Тому обох розшукують як злочинців.
Ancak, felsefi gönderemeler peşinde olmadı.Проте нам їх в архівах розшукати не пощастило.
Cinayetler peş peşe başlar.Починається розслідування вбивства.
Peşaver'de 1 milyon Pakistan'lıya karşılık 1 milyon Afgan göçmen yaşıyor.За оцінками, більше 1 млн гуджаратців живе в Пакистані.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Нехай весь світ буде позаду тебе, забудь його.
Peştu alfabesi 44 harften oluşmaktadır.Сам монолог складається з 54 стансів.
Böylece yeniden birlikte vezirin peşine düşerler.Знову будемо гнати за ними.
Satıcı aldığı peşinatı ve imzalattığı senetleri iade etmek zorundadır.Зобов'язання підписується поручителями та особою, яка його відібрала.
Hep Önem'in peşinde gider.Постійно бігає за вами.
Peşinden millete güçlü bir beyanat.Сполука проявляє сильні окисні властивості.
Hen Wen kaçtığında, Taran onun peşinden gitti ve kendini, evinin çok uzağında buldu.Коли Фарон погодився, Фіакр вибрав собі місце, а потім пішов, тягнучи за собою свою палицю.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.На шляху до цього Кейт переслідують кошмари.
Peşine düşen yırtıcı hayvanlar da bu çalılıklara girmeyi göze alamazlar.Тому прості смертні не сміли наближатися до цих місць.
Evde ve okulda hep bela peşinde.Вони звикли дуріти і вдома, і в школі.
Bir balta kaparak kız kardeşleri öldürmek için peşlerine düşer.Наймає кілершу, яка повинна вбити сестер.
Müfettiş işin peşini bırakmaz.Охоронець його не зупиняє.
Muoth sevgilisini dövmekte, buna rağmen sevgilisi onun peşinden ayrılmamaktadır.Мало цього, його кохана несподівано залишає його.
İrlanda ve İskoçya'nın Büyük Locası 1725 ve 1736 yıllarında peş peşe kuruldu.В 1725 році Засновується Велика Ложа Ірландії і в 1736 році Велика Ложа Шотландії.
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Вони проводять ніч кохання і відчувають себе щасливими.
Lavan ve oğulları peşlerine düştü.Під час нього загинув Юй Сінь та його сини.
Tom Mary'nin peşini bırakmadı.Том йшов позаду Мері.
Alay düzen peşrevi, At Peşrevi, Hünkar Peşrevi, Elçi Peşrevi bunlardandı.V nich se nacházejí Velká mešita (Mekka) a Prorokova mešita (Medína).
"İyi" ve "Kötü" birlikte onun peşine düşerler.Dělí se na „dobré“ a „zlé“.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.Kombinuje se tu plavání, jízda na kole a běh.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Jeho pokračovatelem byl Fra Angelico.
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.Jsou pokryty plechem a až další části šindelem.