Ana içeriğe geç
Sözlük

peş ile cümle

peş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Guduin, 2.000 kişiyle birlikte onların peşine düştü.Goduino fue despachado con 2.000 hombres a seguirles la pista.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.No persigas el probar buena comida.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.En la casa, Jack una vez más ve al hombre de traje y le persigue.
Gerçek Robert'i öldürmek için peşine düşmüştür.Un día Robert se escapó para ver a Truth.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".«'Noche real', una simpática comedia sin más».
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.Además cuenta con arroyos de afluente temporal; así como algunos manantiales.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.Debe acompañarle una persona que le serene y tranquilice.
Michael onların peşini bırakmaz.Michael no aceptó.
Bunun üzerine Grek ve İyon kuvvetlerinin peşine takılmış ve Efes dışında onlara yetişmişlerdir.Pero Riva Agüero y sus partidarios, tras ser apresados, fueron embarcados y enviados al destierro.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.Los sarracenos dejaron de perseguirlo.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Todavía hay quienes buscan el tesoro.
Bunun üzerine ekip, Sef'in peşine düşmüştür.Continuación de Gundam SEED Astray.
Noah, evine doğru koşmuş, Tyreese'de onun peşinden gitmiştir.Noah se levanta y corre hacia la casa de su familia, con Tyreese persiguiéndolo.
Çünkü bahis oynayıp daha çok para kazanmanın peşindedir.Salgo a jugar solo cuando necesito algo de dinero.
Angel ve ekibi onu kurtarmak için peşinden giderler.María y sus tropas tratan de rescatarlo.
Polisin peşine düştüğü Batman farikadan çıkar.Batman inmediatamente escapa de la policía cojeando de una pierna producto de la caída.
Jack çılgın gibi ormanda tökezleyerek babasının peşinden gider.Jack delirantemente tropieza por la selva buscando a su padre.
Sovyet ajanları da Kristal Kafatası'nın peşinde sıcak takiptedir.Una de las agentes soviéticas que quiere obligarlo a buscar la calavera de cristal.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.Es un títere manejado por elevación.
Yasemin bu işin peşini bırakmaz.Yevon no pudo hacer nada para detener esto.
Amcası peşinden gider.Su familia va tras él.
Yani bir milyon tane erkeğin peşinden koşmasını kim istemez ki?¿Cómo no querrías ir tras alguién?
Onların peşinden gitmeyin.No me busques.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Angélica es perseguida por salvajes.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.Estas son la natación, la carrera a pie y el ciclismo.
Bu, Fransa’nın 1911’deki Moroccan Crisis (Agadir Crisis) in hemen peşine denk düşen bir tarihtir.Desempeña un importante papel en la crisis de Agadir en 1911.
Bay Kingston'ın bilmediği şey ise Frankie'nin peşinde olan tek kişi o değildir.Sin embargo, Mega Man no es el único que planea buscar a King.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.Nada puede hacer frente al Dios.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.A continuación, deja de ir tras él.
1896 yılında ise altın arayıcılarının peşine takılmıştır.Sin embargo, desde 1849 fueron exterminados por los blancos buscadores de oro en su territorio.
Bu nedenle Rayne'in peşindedir.Como consecuencia, Tara quedó libre de Rayne.
İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.En otros casos fundaron ciudades de nueva creación, cuales son Tudela, Calatayud, Daroca o Barbastro.
Kraliçe onu yakalaması için peşinden Avcı'yı gönderir.La reina mandó que lo mataran.
Ruhunu bir insan bedenine aktarmak için yine Andy'nin peşindedir.Transfiere el alma del usuario al cuerpo de otra persona.
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Como escritor , Siempre he gravitado hacia ese sentimiento."
Katou'nun ölüm haberi kısa sürede yayılır ve ilk şüpheli olarak Setsuna'nın peşine düşülür.Al poco tiempo se hace pública la muerte de Sakai y London queda como principal sospechoso.
Arjantin'i terkedip Meksika'ya gitti ancak burada da sorunlar peşini bırakmadı.Después de abandonar Europa volvió a la Argentina pero no le fue muy bien.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Peştunlar oluşturur.Dentro de la clase que nos ocupa, estos constituyen la gran mayoría.
Halbuki sadrazam olarak kendisi aleyhine olduğunu düşündüklerinden şahsi intikamlar alma peşine düştü.Toma venganza si siente que se han burlado de él.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.En ocasiones empiezan a cometer acciones criminales en la ciudad.
İlk oyunculuk eğitiminden sonra bu işe "bağlanır" ve oyunculuk kariyerinin peşinden gider.Caminar alrededor de la cuadra y luego jugar cumple con sus necesidades de ejercicio.
Peşmerge kelimesi "ölümle karşı karşıya olanlar" anlamını taşır.Otro posible significado hace referencia al "Camino de los muertos".
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Después, los niños se ponen tan molestos con Sid que terminan atándolo.
Peşaver Üniversitesi'nde Kimya ve Botanik okudu.Estudia química y botánica en la Universidad de Buda.
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.Consta de 130 episodios de 13 minutos cada uno.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.No busques el placer por su propio bien.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.Él puede enojarse fácilmente, lo que le hace decir "ALVINNN!!!".
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Tuvieron un buen matrimonio y él a menudo buscaba su consejo.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.James Marsden como Teddy Flood, un anfitrión.
Ted, Claudia ve Stuart'ın düğününde tanıştığı ve mükemmel zaman geçirdiği Victoria'yı arama peşindedir.Ted se preocupa sobre encontrar una cita para la boda de sus amigos, Claudia y Stuart.
1847 yılında Julia Szendrey ile evlendi ve Peşte'ye taşındı.En 1846 conoció a Júlia Szendrey y al cabo de un año se casaron.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Obligar a otros a ser prosélitos.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Exploradores en busca del sueño americano .
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Ambas muchachas salieron a buscarlo.
"Köklerin peşinde iki hayat".«Hay vida después de Los Piojos».
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.Desesperado por encontrar a alguien, Bob busca por todos lados.
Daryl, Dwight'ın peşine düşer.Jackie Boy entonces será castigado con Dwight.
"Ankaragücü bomba peşinde".«Reportaje | Una bomba para Perón».
Peşinden zorunlu bir dünya turu geldi.En su camino se produjo un ataque caminante.
"Hükümet Bakur'un peşini bırakmıyor".«"Los vascos no hemos rechazado la ayuda del Gobierno"».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod