Ana içeriğe geç
Sözlük

pazara ile cümle

pazara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.And this woman is very happy now, bringing her products to the market.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.She wants her kid to be healthy, so she can go to the market and doesn't have to stay home.
Yeni bir pazara girmek istediğinde yapman gereken; bir bayilik vermek olacaktır.And what you do when you go to any new site is you kind of roll out a franchise.
Bu pazara girmeye neden değiyor?Why is this market worth getting at?
Bu, 2 taraflı bir pazara örnekti.Now this was an example of a 2-sited market.
Pazara mı gelmiştiniz ?You came to the market? No !
Pazara ilişkin talep eğrisini çizdik, şimdi bir de marjinal gelir eğrisini çizmemiz gerek.So it would hit the horizontal axis right over there, and it would something like this.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Very few things went to the market.
"Avrupa,Amerika Birleşik Devletleri ile kıyaslandığında küçük bir pazara sahip."It turns out we actually do have a webspam team based in
Birşey öğreniyorlar, onu ürüne uyguluyorlar, pazara geri sürüyorlar.They learn something, they put it back into the product, they put it back into the market.
Bunun için herhangi bir pazara odaklanabiliriz. Bu, şeker pazarı olabilir.Maybe it's the market for candy bars, so this is the market for candy bars.
Sırbistan-Karadağ'da ekonomik büyüme bölgesel pazara bağlıEconomic growth in Serbia-Montenegro hinges on regional market
Bu arada pazara girmiş olanlar da genişlemek için yoğun bir çaba içerisindeler.Meanwhile, those who are already in the market are working hard to expand.
Gerekli şartları karşılamayan şirketlere yalnızca iç pazara hizmet etme izni verilecek.The companies that do not meet the requirements will be permitted to serve the domestic market only.
Pazara ürün veren çiftçiler ise çoğunlukla kıyıya yakın bölgelerde bulunuyor.The farmers who produce for the market are mainly from areas close to the coast.
Ülke, pazara girmek isteyen yabancı yatırımcı ve otel zincirlerine açıldı.It has opened up to foreign investors and hotel chains that would like to get in on the action.
Alman Deutsche Telekom'un sahibi olduğu T-mobile ise 2002 yılında pazara girdi.T-mobile, owned by German Deutsche telecom emerged in 2002.
İkinci deneme: Sırp JAT pazara geri döndüTake two: Serbia's JAT back on the market
1994'ün başlarında Microsoft Excel 5 [1] pazara "PivotTable" adı verilen yeni bir işlev getirdi.Early in 1994 Microsoft Excel 5[4] brought a new functionality called a "PivotTable" to market.
Belli bir süre sonra Çin, pazara hakim oldu.China has since come to dominate the market.
McFlurry aromaları pazardan pazara değişir ve düzenli olarak yeni tatlar sunulur.McFlurry flavors vary from market to market, and new flavors are introduced regularly.
3 Ekim 1931'de pazara girdi.It entered the market on 3 October 1931.
Pazara kadar değil, mezara kadar.Nicht nur für einen bestimmten Zeitraum, sondern bis ans Ende aller Tage.
YBR125, ilk olarak 2000 yılı mart ayında Brezilya'da pazara çıkmıştır.Die YBR125 wurde ursprünglich in Südamerika im Jahr 2000 eingeführt.
2000 - EAS Akü satın alınarak pazara sunuldu.Es wurde 2000 bei einer Auktion vom Free Gaza Movement gekauft.
Noel, bu yıl pazara denk geliyor.Noël tombe un dimanche cette année.
1940 yılından şirket pazara yeni ürünler: mayonez, salata yağı çıkardı.Dès 1950, de nouveaux produits apparaissent sur le marché : grès - granito - linoléum.
Toplantıyı gelecek pazara ertelemeye karar verdik.Nosotros decidimos postergar la reunión para el próximo domingo.
Doğum günüm pazara denk geliyor.Mi cumpleaños cae en domingo.
O haftada bir kez pazara gitti.Ella iba al mercado una vez por semana.
Ben pazara gitmedim.Yo no fui al mercado.
Yetiştirilen ürünler hasad edildikten bir gün sonra pazara çıkarılmaktadır.Las salchichas crudas deben comerse a más tardar un día después de haberse producido.
Pazara giriş ve çıkışlar sınırlandırılmamıştır.No se contabilizan aquí las entradas y salidas de los líberos.
Bazı durumlarda firmalar pazara girmek istese bile birtakım engellerden dolayı girmekten vazgeçebilirler.Estos a su vez pueden llegar a salir del hoyo si no encuentran obstáculos.
MIPS pazara girene kadar bazı finansal zorluklarla karşılaştı.Sin embargo, MIPS tuvo dificultades financieras en su lanzamiento al mercado.
Birliğin bütünü dünya genelinde oldukça büyük bir ekonomik pazara hakimdir.Más que una biblioteca, es una organización política de gran alcance sobre el mundo.
Mirage motosikletleri pazara sunulur.Tutti i fax Mirax gettati nella spazzatura.
General Motors ise 1925'te Vauxhall Motors'u satın alarak pazara girdi.La Vauxhall, infatti, venne acquistata dalla General Motors nel 1925.
Yetiştirilen ürünler hasad edildikten bir gün sonra pazara çıkarılmaktadır.Il prodotto così ottenuto viene lasciato riposare per almeno una giornata prima del consumo.
2000'lı yıllarda çıkardığı son albümdü ve albümden sadece "Cumadan Pazara" adlı hit parça yayınlandı.Il suo ultimo album è stato rilasciato nel 2000 ed è intitolato "Simply ...
Bu yıl doğum günüm bir pazara rastlıyor.Мой день рождения выпадает на воскресенье в этом году.
Canlı bir pazara sahiptir.Возникает рынок жилья.
1940 yılından şirket pazara yeni ürünler: mayonez, salata yağı çıkardı.С 1928 по 1940 гг. на рынок выходят новые продукты: майонезы, масло для салатов.
Bu modelle Apple mobil pazara dahil olmuştur.Это отчасти схоже с моделью продаж Apple.
Yarım litresi 3,90 € fiyatından pazara sunulmuştur.Цена 3,90 евро, что немного выше, чем в Японии.
Bütün bölgeden insanlar pazara alış verişi gelmektedir.Все тут живут тем, что даст купец.
Canlı bir pazara sahiptir.سوق حي أور.
2007’de KUKA Robocoaster’a dayanarak pazara bir simülator sunmuştur..في عام 2007 أدخلت كوكا جهاز محاكاة، استنادا إلى Robocoaster.
Pazara her türlü ihtiyaç maddesi gelmektedir.كل نوع من الحركة يتطلب نوع معين من المشغلات.
Seri 7, kurumsal pazara yönelik bir makine olan Psion netBook'un bir çeşididir.O Série 7 é uma variante da Psion netBook, uma máquina destinada ao mercado corporativo.
MIPS pazara girene kadar bazı finansal zorluklarla karşılaştı.Albini realizou algumas lutas de boxe antes de ingressar no MMA.
Bir şeyler almak için pazara gitmek zorundayım.Tenho de ir ao mercado comprar algumas coisas.
Pazara alışveriş yapmaya gidiyorum.Ik ga naar de markt om boodschappen te doen.
O pazara gidiyor, ya sen?Hij gaat naar de markt, en jij?
Salı günleri pazara gideriz.Dinsdags gaan we naar de markt.
2006 yılında, Uzel traktör ve ekipman alanında 16 yeni modeli pazara sunar.Na terenie parku znajduje się 16 modeli lokomotyw oraz zespołów trakcyjnych.
2007’de KUKA Robocoaster’a dayanarak pazara bir simülator sunmuştur..W roku 2007 KUKA wprowadza symulator, oparty na Robocoaster.
1992 yılına kadar tek pazara geçilmesi hedefi belirlendi.För den svenska marknaden importerades den endast ett år 1992.
Canlı bir pazara sahiptir.Є сувенірний магазин.
Market 2018 tahminine göre yıllık 408 milyar dolarlık bir pazara ulaşacaktır.Згідно з прогнозами до 2016 року ринок хмарних послуг досягне позначки в $ 83 млрд.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod