Ana içeriğe geç
Sözlük

pazar ile cümle

pazar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar pazardan sebze satın aldılar.They bought vegetables at the market.
Biz pazartesi gününden beri arkadaşız.We're friends since Monday.
Benim yeni işim pazartesi başlıyor.My new job starts Monday.
Korkarım pazartesi günü gelemem.I'm afraid I can't come on Monday.
Pazartesi günü burada olacağımı düşünüyorum.I think I'm going to be here on Monday.
Ben hiç bir pazar günü çalışmanı istedim mi?Have I ever asked you to work on a Sunday?
Pazar çok istikrarsız.The market is very volatile.
Pazartesi günü Boston'da görüşürüz.I'll see you on Monday in Boston.
Önümüzdeki pazar günü evime geliyor musun?Are you coming to my house next Sunday?
Pazartesi yoğun bir gündü.Monday was a busy day.
Tom hala önümüzdeki pazartesi günü Boston'da olacak mı?Will Tom still be in Boston next Monday?
Pazar sabahına kadar evinde kalacağım.I'm going to stay at your house until Sunday morning.
Lütfen önümüzdeki pazar günü izin alın.Please take next Sunday off.
Hepimiz önümüzdeki pazartesi günü burada tekrar buluşmayı kabul ettik.We all agreed to meet here again next Monday.
Ben pazarlık etmekte iyi değilim.I'm not good at negotiating.
Son başvuru tarihi Pazartesi öğlen.The registration deadline is noon Monday.
Pazartesinin protestoları çoğunlukla barışçıldı.Monday's protests were mostly peaceful.
Ben yaklaşık bir hafta boyunca uzaktan pazarlamacıydım.I was a telemarketer for about a week.
Tom her pazartesi günü tenis oynuyordu.Tom played tennis each Monday.
Her şey pazartesi günü belli olacak.Everything will be decided on Monday.
Her şey pazartesi günü kararlaştırılacak.Everything will be decided on Monday.
Her şey pazartesi günü belirlenecek.Everything will be decided on Monday.
Bugün pazartesi değil.Today isn't Monday.
Ben asla bir pazar günü Tom'un çalışmasını istemedim.I've never asked Tom to work on a Sunday.
Pazartesi öğleden sonra hareket eden bir uçuşa ihtiyacım var.I need a flight that leaves on Monday afternoon.
Postane pazar günü açık mı?Is the post office open on Sunday?
Tom öğrencilerine pazartesi günü bir test olacağını söyledi.Tom told his students that there would be a quiz on Monday.
Tom'u pazartesi gördüm.I saw Tom on Monday.
Hayalet ikinci kez pazar gecesi göründü.The second appearance of the ghost was on Sunday night.
Tom bunu pazartesiye kadar yaptırabilmeli.Tom should be able to get it done by Monday.
Tom pazartesi günü öldürüldü.Tom was killed on Monday.
Tom pazartesi günü Boston'da öldü.Tom died Monday in Boston.
Komite pazartesi sabahı buluştu.The committee met Monday morning.
Ben balık pazarına gidiyorum. Öğle yemeği için ne istersin? Uskumru veya sardalya?I'm on my way to the fish market. What would you like for lunch? Mackerel or sardine?
Tom pazartesi gecesi kasabadaydı.Tom was in town Monday night.
Tom pazartesi günleri okula erken gider.Tom goes to school early on Mondays.
Tom pazar günleri çalışmak zorunda değil.Tom doesn't have to work on Sundays.
Tom pazartesiye kadar geri gelmeyecek.Tom isn't coming back till Monday.
Tom pazartesi sabahı öldü.Tom died Monday morning.
Tom pazartesi günü geri gelmiyor.Tom isn't coming back on Monday.
Bir koyun olmamak için, ama bir koyun almak için pazara gidin.You go to the bazaar not to become a sheep, but to buy sheep.
Tom her pazartesi akşamı arkadaşlarıyla poker oynar.Tom plays poker with his friends every Monday evening.
Parti pazartesi.The party's Monday.
Parti, pazar günü.The party's Sunday.
Parti pazar günü.The party's on Sunday.
Parti pazartesi günü.The party's on Monday.
Gösteri pazartesi günü.The show is on Monday.
Gösteri pazar günü.The show is on Sunday.
Gösteri pazartesi.The show's Monday.
Olay pazartesi günü.The event is on Monday.
Olay pazar günü.The event is on Sunday.
Pazartesi orada olmak zorundayız.We have to be there Monday.
Pazar gününde değilim.I'm not in on Sunday.
Tom bir pazarlama danışmanıdır.Tom is a marketing consultant.
Dün cumaydı; yarından sonra pazartesidir.Yesterday was Friday; the day after tomorrow is Monday.
Pazartesi öğlen 2 buçuğa kadar vaktimiz var.We have until 2:30 p.m. Monday.
Biz her pazar kiliseye gittik.We went to church every Sunday.
Bu pazarlık için iyi bir yer gibi görünmüyor.It doesn't look like a good place for bargains.
Biz pazartesi günü onu yapmak zorundayız.We've got to do that on Monday.
Tom her pazartesi golf oynar.Tom plays golf every Monday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
pazar ile cümle - Sayfa 21 - pazar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App