paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions en open inhoud draaien allemaal om kennisdeling.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions et le contenu libre c'est le partage des connaissances.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions i otwarta zawartość jest całkowicie na temat dzielenia się wiedzą.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions și open content-ul se referă la împărtășirea de cunoștințe.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions y el contenido abierto se tratan de compartir conocimiento.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions и открытый контент держаться на том, что люди делятся знаниями.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions і відкритий контент мають на меті поширювати знання.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions ותוכן פתוח הם על שיתוף ידע.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.커넥션스와 오픈 컨텐츠는 그야말로 지식공유의 모든 것이죠.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Οι Connections και το ανοιχτό περιεχόμενο αφορούν το μοίρασμα της γνώσης.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.تواصل والمحتويات المفتوحة تدور حول تقاسم المعرفة.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.ここにいる皆さんは
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Car ma mère disait, "être une famille, c'est partager et s'occuper les uns des autres.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Denn Mama sagte: "Familie zu sein heißt sich sorgen und teilen und aufeinander zu achten.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Era la mamma che diceva," Essere una famiglia significa condividere e prendersi cura uno dell'altro.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,"가족이라 함은 서로 돌보고, 나누고, 지켜주는 것이란다.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Maminka totiž říkala: "Být rodina znamená starat se a zajímat jeden o druhého.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Mi madre decía, "Ser familia es querer, compartir y cuidarnos los unos a los otros.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Omdat mijn moeder zei: "Familie zijn betekent zorgdragen, delen met elkaar en naar elkaar omkijken.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir, Onlar bizim Ailemizdir" derdi.Gdyż mama mówiła, "W rodzinie trzeba dbać, dzielić się i opiekować się sobą nawzajem, oni są naszą rodzina."
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,Мама говорила: "Быть семьёй значит заботиться, делиться и защищать друг друга.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,משום שאמא אמרה, "להיות משפחה, זה לדאוג ולחלוק ולשמור אחד על השני.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,لان امي تقول" لنكون عائلة علينا ان نهتم و نتقاسم و ننتبه على بعضنا البعض.
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir,そして彼女たちは私たちの家族なのよ」
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.C. Ich hatte einen, und ich verrate es nicht.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.그리고 C. 검사를 한 적은 있는데 얘기하진 않겠다
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.Saya sudah pernah dan hasilnya rahasia.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.Tôi đã từng một lần và tôi sẽ không nói gì cả.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.Έχω κάνει αλλά δεν σας λέω.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.Правил съм си, но няма да ви дам резултатите.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.Я проходив його, але результат не скажу.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.Я проходил, и не скажу.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.או ג. עברתי בדיקה גנטית ואני לא מספר.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.و س. أجريت واحدا ولن أخبركم.
C. Yaptırdım fakat sizinle sonuçları paylaşmak istemiyorum.ありがたいことに私は「A」だったので
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Aveam nevoie de o metodă de a împărtăși experiența direct.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Ich brauchte eine Möglichkeit diese Erfahrung direkt zu teilen.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Ik moest een manier vinden om mijn ervaring rechtstreeks met anderen te delen.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Il me fallait une façon de partager l'expérience directement.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Jeg havde brug for en eller anden måde til at dele oplevelsen direkte.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.이 경험을 직접적으로 공유할 어떤 방법이 필요했습니다.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Mi serviva un modo per condividere l'esperienza in modo diretto.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Potřebovala jsem nějak sdílet tu zkušenost přímo.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Potrebovala som nájsť nejaký priamy spôsob zdielania tejto skúsenosti.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Potrzebowałam jakiegoś sposobu, by podzielić się tym doświadczeniem bezpośrednio.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Precisava de alguma forma de partilhar a experiência directamente.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Saya memerlukan suatu cara untuk langsung berbagi pengalaman itu.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Szükségem volt egy módszerre, amellyel közvetlenül oszthattam meg az élményt.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Tenía que poder compartir la experiencia en directo.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Tôi cần một vài cách để chia sẻ trải nghiệm này trực tiếp hơn.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Але мені потрібно було якось поділитися побаченим.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.Мне нужен был способ передать их напрямую.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.נזקקתי לדרך כלשהי שאוכל להעביר באמצעותה את חוויותיי ישירות.
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.خطر في بالي طريقة اخرى لكي اشارككم ما لدي مباشرة
Deneyimi doğrudan paylaşmak için bir yola ihtiyacım vardı.最初にその方法を思いついたのは
Deneyimi paylaşmak isterler.Chtějí sdílet své zkušenosti.
Deneyimi paylaşmak isterler.Họ muốn chia sẻ trải nghiệm ấy.
Deneyimi paylaşmak isterler.Ils veulent partager l'expérience.
Deneyimi paylaşmak isterler.같은 경험을 나누고 싶어하는 거죠. 그러면 제 일이 더 어려워지죠.
Deneyimi paylaşmak isterler.Ludzie chcą dzielić się doświadczeniem.
İlgili Sayfalar