paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Iar acesta este ultimul mesaj pe care vreau să-l împărtășesc cu voi toți -- că vă puteți descurca online.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.In to je zadnja stvar, ki jo želim danes deliti z vsemi vami -- na spletu vam lahko uspe.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.이것이 여러분 모두와 나누고 싶은 마지막 메시지입니다. 여러분도 온라인에서 성공할 수 있습니다.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Och det är det sista budskapet jag vill dela med er alla -- att det kan gå bra för er online.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Og det er sådan set den endelige besked, som jeg vil dele med jer - at man kan gøre noget godt online.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Tym właśnie chcę się podzielić, że w Necie można odnieść sukces.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Und die letzte Botschaft, die ich Ihnen mitteilen möchte, lautet: Man kann online ganz schön erfolgreich sein.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Y este es el mensaje final que quiero compartir con todos ustedes... que te puede ir bien en linea.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Й це останнє, що я хочу донести всім вам - ви можете чудово поратись онлайн.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Напоследок скажу следующее: в Интернете можно достичь прекрасных вещей.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.Това е крайното послание, което искам да споделя с всички вас - че може да се справите добре онлайн.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.וזה המסר האחרון שאני רוצה לחלוק איתכם -- אתם יכולים להצליח ברשת.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.وتلك هى الرسالة النهائية التي أريد مشاركتكم بها -- بأنكم يمكن أن تبلوا بلاء حسناً على الإنترنت.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.ネットで成功することは可能ですが メッセージはいまやトップダウンばかりではありません
Bu dediğim çok önemli. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.Ce que je dis est très important, je veux partager cela.
Bu dediğim çok önemli. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.E foarte important ceea ce spun, vreau să impărtăşesc asta.
Bu dediğim çok önemli. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.Es muy importante lo que estoy diciendo.
Bu dediğim çok önemli. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.Je velmi důležité, co říkám, chci toto sdílet.
Bu dersleri değiştirerek, birlikte; paylaşmaya değer, ücretsiz ve takdire şâyan bir kütüphane oluşturuyoruz.Dzięki "przekręcaniu" lekcji wspólnie tworzymy niezwykłą, darmową bibliotekę lekcji wartych szerzenia.
Bu dersleri değiştirerek, birlikte; paylaşmaya değer, ücretsiz ve takdire şâyan bir kütüphane oluşturuyoruz.그리고 이러한 강좌를 편집함으로써 무료이면서도 놀라운, 우리가 공유하는 강의들의 도서관을 함께 만들어 갈 것입니다.
Bu dersleri değiştirerek, birlikte; paylaşmaya değer, ücretsiz ve takdire şâyan bir kütüphane oluşturuyoruz.Настраивая эти уроки, мы вместе создадим замечательное открытое собрание уроков, которыми стоит поделиться.
Bu dersleri değiştirerek, birlikte; paylaşmaya değer, ücretsiz ve takdire şâyan bir kütüphane oluşturuyoruz.ודרך מהפך של השיעורים האלה, יחד ניצור ספריה חינמית ומדהימה של שיעורים ששווה להפיץ.
Bu dersleri değiştirerek, birlikte; paylaşmaya değer, ücretsiz ve takdire şâyan bir kütüphane oluşturuyoruz.我々は広める価値のあるレッスンの 素晴らしい無料のライブラリーを 作ることができるのです
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.C'est un sentiment de privilège que l'univers naturel ne partage pas.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Đó là đặc quyền mà thiên nhiên không chia sẻ.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Es ist ein Privilegsdenken, das vom natürlichen Universum nicht geteilt wird.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Es un sentido de privilegio que el universo natural no comparte.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.É uma noção de privilégio de que o universo natural não partilha.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.E' un sensazione di privilegio che l'universo naturale non condivide.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Ezt a kiváltság-érzetet nem osztja a természetes univerzum.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Het is een idee van privilege dat het natuurlijke universum niet deelt.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Încă mai avem un sentiment de privilegiu pe care universul natural nu-l împărtășește.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Je to pocit privilegovanosti, o ktorý sa prirodzený vesmír nedelí.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.그것은 자연적인 우주가 공유하지 않는 특권이라는 인식입니다.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Περιέχουν έννοιες προνομίων που το φυσικό σύμπαν δεν συμμερίζεται.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Они воплощают в себе чувство привилегированности, которое чуждо природе.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Това е един усет за привилегия, който природната вселена не споделя.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.זוהי תחושת חסינות שהיקום אינו שותף לה.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.فذلك شعور بإمتيازات لا تسمح الطبيعة الكونية بالمشاركة فيها.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.ローレン アイズリーはこう言います
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.E é aí que as coisas ficam interessantes, quando começarmos a fazer crowd source dessa informação.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.E qui diventa interessante, quando si raccoglieranno tutte queste informazioni.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.És akkor lesznek igazán érdekesek, mikor mindezeket az információkat egybegyűjtjük.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Et c'est là que ça devient intéressant, quand on commence externaliser ces informations de façon ouverte.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Het wordt pas interessant als we al die informatie beginnen te crowd-sourcen.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Hier wird es interessant, wenn wir dann anfangen, diese Informationen zu crowdsourcen.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.In takrat postane zanimivo, ko bomo začeli s crowdsourcingom teh informacij.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.I robi cię ciekawie kiedy zaczynamy gromadzić te informacje.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.그 때가 바로 이 기술이 주목을 받고 이 정보를 크라우드소싱하기 시작하는 때입니다.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Și acum devine interesant, când începem să punem informația la comun.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Y se pone interesante cuando empezamos a producir colectivamente esa información.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Τότε θα γίνει ενδιαφέρον, όταν θ' αρχίσουμε να πληθοπορίζουμε αυτές τις πληροφορίες.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.И ето тогава става интересно, когато започнем да събираме от хората тази информация.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.И станет ещё интереснее, когда мы начнём распределять обработку этой информации.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.ושם זה נהיה מעניין, כאשר נתחיל לעשות מיקור המונים עם כל המידע הזה,
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.وما سيكون مثيرا للاهتمام، هو تجميع هذه المعلومات من الجماهير.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.私たちは個別化治療薬の時代に突入します
Bu duvara yazılandan bazılarını paylaşmak istiyorum.A já bych se s vámi ráda podělila o pár věcí, které lidé na tuto stěnu napsali.
Bu duvara yazılandan bazılarını paylaşmak istiyorum.Aș dori să împărtășesc câte ceva din ce au scris oamenii pe acest zid.
Bu duvara yazılandan bazılarını paylaşmak istiyorum.Chciałabym zacytować kilka myśli, które pojawiły się na tablicy.
İlgili Sayfalar