paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.lo que esta haciendo es compartir datos.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Mais ce que cela fait c'est de partager des données.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Ma quel che fa è condividere dati.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Sen tehtävä on tiedon jakaminen.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Vad det gör är att dela data.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Αλλά αυτό που κάνει είναι η κοινή χρήση δεδομένων.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Но суть дела в обмене данными.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.Но това, което прави е да споделя данни.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.אך מה שזה עושה זה שזה משתף נתונים.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.لكن ما يفعله هو تقاسم البيانات.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.自らのデータを自由に共有できるようにすることが、ウェブページやコンピュータを共有するより
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Aber wir erstellen scheinbar auch gerne Dinge und teilen sie gerne mit anderen.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje sa, že tiež radi vytvárame, a radi zdieľame.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje se, že také rádi tvoříme a rádi sdílíme.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Dar s-a dovedit că ne place și să creăm, și ne place să împărtășim.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.De kiderült, hogy alkotni is szeretünk, és szeretünk megosztani.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.하지만 드러난 바는, 우리가 마찬가지로 창조하기, 그리고 나누기도 좋아한다는 것입니다.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Maar blijkbaar creëren we ook graag en delen we graag.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mais il s'avère que nous aimons aussi créer, et nous aimons partager.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mas acontece que também gostamos de criar, e gostamos de partilhar.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ma sembra che ci piaccia anche creare, e condividere.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Nhưng chúng ta hóa ra cũng thích chế tạo và chia sẻ.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Pero resulta que también nos gusta crear, y nos gusta compartir.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Αλλά φαίνεται πως μας αρέσει επίσης να δημιουργούμε, και μας αρέσει να μοιραζόμαστε.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Але також виявляється, що нам подобається створювати та ділитися цим з іншими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но оказалось, нам еще нравится и творить, и делиться тем, что мы сделали, с другими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но се оказва, че също обичамв да създаваме и обичаме да споделяме.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.אבל מתברר שאנחנו גם אוהבים ליצור, ואנחנו אוהבים לחלוק.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.ولكن يبدو أننا أيضًا نحب أن نصنع، ونحب أن نشارك.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.好きなことがはっきりしました 古くからある人間のモチベーションと
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Ale musisz podzielić się wizją ze światem.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Aber Sie müssen das mit der Welt teilen.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?하지만 여러분은 그 미래를 전 세계와 공유해야 합니다. 이해하셨나요?
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Ma dovrete condividerla con il resto del mondo.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Mas têm que partilhá-lo com o mundo.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Но только при условии, что вы расскажете о будущем всему миру.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Но ще трябва да го споделите със света.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?אבל עליכם לגלות זאת לעולם, נכון?
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?لكن عليك مشاركة ما شاهدت مع العالم أجمع.حسن؟
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?好奇心を抑えきれず あなたは賭けに乗ってしまいます
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Dar trebuie s-o împărtășiți cu lumea.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.De a világnak is a tudomására kell hoznod.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Mais vous devrez le partager avec le reste du monde.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Nhưng bạn phải chia sẻ điều đó với thế giới.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Pero lo debes compartir con el mundo.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Αλλά, πρέπει να το μοιραστείτε με τον κόσμο.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor.Але Вам потрібно розповісти побачене всьому світу.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler. Bu aslında Avrupa'da bulundu.Não inventaram a partilha de carros que, de facto, foi inventada na Europa.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Ils n'ont pas inventé le partage de voiture.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.그들이 자동차 공유를 개발하지는 않았습니다.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Loro non hanno inventato il car sharing.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Nem ők találták föl az autómegosztást.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.No son los inventores del servicio.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Nu ei au inventat folosirea în comun.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Sdílení aut nevymysleli.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Sie haben Car-Sharing nicht erfunden.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Ten biznes to nie ich pomysł.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Ze hebben autodelen niet uitgevonden.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Они не изобрели идею совместного пользования машинами.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Те не са измислили концепцията за споделяне на автомобили.
İlgili Sayfalar