paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırQue en las cerraduras broches de oro en la historia de oro, de modo que se comparte todo lo que posea,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırTo v zlatu ključavnice zaponkami v zlati zgodbe; Torej se strinjate, da je vse doth ga imajo,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırTo w złocie klamry zamki w złotym historia, tak będzie udostępniać wszystko, Czyż on posiada,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırΑυτό το χρυσό κλειδαριές πόρπες στην χρυσή ιστορία? Έτσι θα μοιράζεστε όλα όσα doth κατέχει,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırТова в златен обков брави в златист история; Така ще ви споделя всичко, че той ще притежава,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırזה במנעולים אבזמי זהב בסיפור הזהב, אז אתה תהיה חלק כל כך ויעש להחזיק,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırأنه في الأقفال المشابك الذهب في القصة الذهبية ، ويجب لذلك كنت تشارك جميع انه يمتلك أدارك ،
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktır自分では小さいことない、彼を持つことによって。
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Aber auch -- und das ist so wichtig -- ihre Verzweiflung mitzuteilen und sagen zu können:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Dar — foarte important — să-și transmită și deznădejdea, să spună:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,E também — e isto é muito importante — a comunicar o seu desespero, dizer:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,그리고, 역시 중요한 부분인, 그들의 절망을 이야기 할 수 있도록 말이죠.
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Ma anche, cosa importante, a comunicare la loro disperazione, a dire:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Maar ook -- en dit is zo belangrijk -- om hun wanhoop over te brengen:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Men också - och detta är så viktigt - för att dela med sig av sin hopplöshet, att kunna säga:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Mutta myös -- tämä on tärkeää -- kertomaan epätoivostaan, jotta he voivat sanoa:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Valamint az is fontos, hogy eljusson az emberekhez az elkeseredésük is.
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Але також - це теж важливо - ділитися своїм відчаєм.
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,А также - это тоже очень важно - рассказать о чувстве отчаяния, сказать:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,אבל גם -- וזה כל כך חשוב -- להעביר הלאה את הייאוש שלהם,
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,لكن أيضا -- وهذا ليس مهما جدا -- للإيصال يأسهم،
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,"うまくいかない どうしたらいい?"
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.오늘 저는 제가 가장 아끼는 15장의 사진을 여러분들과 공유하고자 합니다, 제가 찍은 사진이 아닙니다.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.15枚の写真を お見せしますが いずれも— 私が撮ったもの ではありません アート・ディレクターも スタイリストもいなければ
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Aber heute möchte ich mit Ihnen 15 meiner Lieblingsbilder teilen; und kein einziges davon habe ich gemacht.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Ale dnes se chci s vámi podělit o 15 fotografíí, kterých si nejvíce cením a nevyfotil jsem ani jednu z nich.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Chciałbym pokazać wam 15 zdjęć, które mają dla mnie olbrzymią wartość, a nie zrobiłem żadnego z nich.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Danes bi rad z vami delil svojih petnajst najdragocenejših slik, a nobene nisem posnel sam.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.le 15 fotografie che mi sono più care, anche se non ne ho scattata neanche una.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.les 15 photos qui me sont les plus précieuses, et je n'ai pris aucune d'elles.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Men i dag vil jeg gerne dele mine 15 mest skattede fotos med jer og jeg har ikke taget et eneste af dem.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.No dnes sa s vami chcem podeliť o mojich 15 najcennejších fotiek, a to som žiadnu z nich neodfotil ja sám.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Tänään haluan kuitenkin jakaa kanssanne 15 tärkeintä valokuvaani, joista en ole itse ottanut ainoatakaan.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Vandaag deel ik met jullie mijn 15 meest gekoesterde foto's. Geen enkele is van mijn hand.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Однако сегодня я хочу поделиться с вами пятнадцатью драгоценными снимками, сделанными не мной.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.אבל היום אני רוצה לחלוק איתכם את 15 התמונות הכי חשובות לי, ואני לא צילמתי אף אחת מהן.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.ولكن اليوم أريد أن اشارككم بأعز 15 صورة على قلبي ولكني لم ألتقط أياً من تلك الصور
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Aber das trägt dazu bei, warum Menschen ihre Doodles nicht zeigen wollen.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Ale i tohle přispívá k tomu, že lidé nechtějí své kresbičky ukazovat ostatním.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Ale prispieva to k tomu, že sa ľudia nechcú o svoje čmáranice podeliť.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Dar aceasta contribuie la faptul că oamenii nu doresc să împărtăşească mâzgălelile lor.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.De ez a dolog hozzájárul ahhoz, hogy az emberek ne akarják senkinek megmutatni rajzaikat.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.하지만 바로 이런 일 때문에 사람들이 자기 낙서를 감추고 싶어하는 거죠
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Maar dit draagt bij tot het feit dat mensen hun doedels niet willen delen.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Mais ceci contribue au fait que les gens ne veulent pas partager leurs gribouillages.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Ma questo contribuisce a non voler condividere i propri scarabocchi.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Mas isso contribui para que as pessoas não queiram partilhar os seus rabiscos.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Men det bidrar till att människor inte vill dela med sig av deras klotter.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Men det forstærker kun folks uvildighed mod at dele deres kruseduller.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Nhưng điều đó thực sự đã khiến mọi người không muốn chia sẻ những nét vẽ kỳ quặc của họ.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Pero esto, en efecto, contribuye a que la gente no quiera ni mostrar sus garabatos.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Tapi itu menambah orang-orang tidak ingin berbagi corat-coret mereka.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.W każdym razie to przyczynia się do tego, że ludzie nie chcą się dzielić swoimi szkicami.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Αλλά αυτό συμβάλλει στο να μην θέλουν οι άνθρωποι να μοιραστούν τα σκαριφήματα τους.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Але це має значення для людей, що не бажають ділитися своїми каракулями.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Все это способствует тому, что люди не хотят, чтобы кто-то видел что они рисуют.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Но това не допринася хората да не искат да споделят своите драскулки.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.אבל זה כן תורם לחוסר רצונם של אנשים לשתף את שירבוטיהם.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.على كلٍ .. هذا يدفع الى جعل الناس عاكفين على عدم نشر خربشاتهم
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.みんな落書きを見せたくないのです 本当のことを話しましょう 私が思うに
İlgili Sayfalar