paylaşır ile cümle

paylaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Ние помагаме на бездомните жители на Ню Йорк да споделят историите си в Туитър.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.نقوم بمساعدة المشردين المقيمين في نيويورك ننشر قصصهم في تويتر
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.彼らのストーリーをツイッターでシェアしています ダニーはニューヨークのホームレスです
Bu ikisi bu noktayı paylaşırlar yani burda kesişirler.De har det her punkt tilfælles, så de krydser hinanden her.
Bu ikisi bu noktayı paylaşırlar yani burda kesişirler.Obě rovnice mají společný bod, protínají se tady.
Bu ikisi bu noktayı paylaşırlar yani burda kesişirler.두 식이 모두 같은 (x, y)를 만족하니 여기서 교점을 가지네요
Bu ikisi bu noktayı paylaşırlar yani burda kesişirler.Те и двете споделят тази точка, така че те се пресичат там.
Bu ikisi bu noktayı paylaşırlar yani burda kesişirler.فكلاهما له نفس النقطة، لذا سيتقاطعان هنا
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.De obicei impartim asta intre oameni. Inseamna ca suntem prieteni.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Kami biasanya berbagi dengan orang. Itu artinya kau seorang teman.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.이거 원래 여럿이 마시는 거예요. 마셔야지 친구해요.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Người dân ở nước mình thường chia sẻ thứ này với nhau. Mình xem cậu như bạn của mình đấy
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Noi solitamente lo condividiamo tra persone. Vuol dire che siamo amici.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Normalerweise teilen wir es unter Leuten. Es bedeutet, dass wir Freunde sind.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Nous le partageons habituellement entre personne. Cela signifie que nous sommes amis.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Tym się zazwyczaj dzieli z innymi osobami. To oznacza, że jesteśmy przyjaciółmi.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Vi brukar dela det mellan personer. DEt betyder att man är vänner.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Wij delen dit tussen mensen. Het betekent dat je vrienden bent.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Συνήθως το μοιραζόμαστε μεταξύ ατόμων. Σημαίνει πως είμαστε φίλοι.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.Обычно так пьют чай группами, это означает, что мы друзья.
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.نحن نتشارك هذا بين بعض عادةً, هذا يعني أننا أصدقاء
Bunu genelde aramızda paylaşırız, ve bu bizim dost olduğumuzun bir göstergesidir.おーっ、一つでみんな飲むんだって?
Bunu kanıtlayalım. İkiside buradaki açıyı paylaşır.Zdá se být podobný většímu trojúhelníku CBA, ale pojďme si to dokázat.
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Ahogy itt fent látható, nekik felfelé hajló hangjuk van, ilyen "vup, vup, vup."
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Ako môžete vidieť hore, zdieľajú stúpavú časť, ako "úúp úúp úúp".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Come vedete, qui in alto, questi hanno in comune un suono ascendente, come un 'woop, woop, woop.'
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Como pueden ver aquí arriba comparten un barrido ascendente como "guup, guup, guup".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Como vemos aqui em cima, eles partilham um som parecido com um "uup, uup, uup."
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.După cum puteți vedea aici sus, ei împart un croșeu in sus, ca "vuuup, vuuup, vuuup".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Et comme vous le voyez tout en haut, ils partagent un cri aigu, comme "woop, woop, woop."
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.상단에 나타난 바와 같이 이렇게 활성화 된게 보이시죠, "웁, 웁, 웁."
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Na górze, część zawołania się pokrywa: "woop, woop, woop."
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Như các bạn thấy ở trên, chúng có chung tiếng kêu, như tiếng "woop"
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Wie hier oben zu sehen ist, haben diese einen aufsteigenden Bogen gemeinsam, wie "wuup, wuup, wuup".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Zoals je hier bovenaan kan zien, delen ze een oplopende toon: "woep, woep, woep".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Как видите, здесь, наверху, у них общий подъём, такой "вуп-вуп-вуп".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.Както виждате тук горе, те споделят една извивка нагоре, "ууп, ууп, ууп".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.וכמו שאתם יכולים לראות למעלה כאן, הם חולקים מגמת עלייה כמו "וופ,וופ,וופ".
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.يمكننا ان نرى هنا في الاعلى التماثل فها هي تتموج متماثلة مثل " وووب , وووب , وووب "
Burada tepede, bir tepe noktası paylaşırlar, "woop, woop, woop." gibi.「ウープ ウープ ウープ」という 上向きの鳴き声を共有しています
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.A tak sme si navzájom vymieňali tradície.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.De ese modo intercambiamos nuestras tradiciones.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.E dessa maneira trocávamos tradições um com o outro.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.E in quel modo ci scambiavamo le nostre tradizioni.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.Et de cette façon nous avons échangé nos traditions.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.În felul acesta făceam schimb de cunoştinţe unul cu celălalt.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.그리고 그런 방식으로 저희는 서로 문화를 주고받았습니다.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.På den måde byttede vi lærdom med hinanden.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.Und so tauschten wir unser Wissen aus.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.W ten sposób wymienialiśmy się wiedzą.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.Zo wisselden we traditionele vaardigheden uit.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.Και με αυτόν τον τρόπο ανταλλάσσαμε γνώση ο ένας στον άλλο.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.И по този начин обменяхме знания.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.Таким образом, мы платили друг другу знаниями.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.וכך היינו מחליפים בינינו את הידע שלנו.
Bu şekilde birbirimizle bilgilerimizi paylaşırdık.これから出てくる詩は
Büyüdüğünde de, benimle aşk hayatını paylaşırdı.A keby bola staršia, cestovali by sme.
Büyüdüğünde de, benimle aşk hayatını paylaşırdı.Dan jika dia sudah dewasa, kami akan berjalan-jalan barengan.
Büyüdüğünde de, benimle aşk hayatını paylaşırdı.En wanneer ze ouder is, samen reizen.
Büyüdüğünde de, benimle aşk hayatını paylaşırdı.E quando sarebbe cresciuta, viaggiare insieme.

İlgili Sayfalar