Stover işindeki payını sattı.Stewart curând a cumpărat o parte din afaceri.
Ekonominin birincil işkolunun ekonomideki payı yüzde 2,9'dur.Producția de materii prime reprezintă 2,9%.
Bir gece, bilinçli olarak arabasıyla duvara çarpar ve kıl payı hayatta kalır.Pe jumătate intenționat, într-o noapte, a intrat cu mașina sa într-un zid.
Ayrıca %40,1 reyting payı aldı.A obținut doar 9,54% în primul tur.
Ancak Lesnar kıl payı kurtuldu.Tranșeele s-au golit puțin câte puțin.
Kıl payı kurtulduk.Am scăpat ca prin minune.
Kıl payı kurtulduk.Am scăpat cu greu.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Végakaratában Liviára hagyta vagyonának egyharmadát, a fennmaradó kétharmadot pedig Tiberius örökölte.
Bu araç sayesinde %0,3'ten az bir hata payıyla, 1-150 kadar az iyonun elektriksel yükü ölçülebildi.Az eszközzel 1-150 ion töltését tudták megmérni kevesebb mint 0,3%-os hibával.
Kongo %45 ile ve Tanzanya %41 ile, Gölden en büyük payı alan ülkelerdir.A KDK a tó 45%-át, Tanzánia 41%-át birtokolja.
2011 yılının başında, Brawn ve Nick Fry'ın yeni takımda 24.9% oranında payı bulunuyordu.Ő és Nick Fry 24,9% -os részesedést tartottak meg az új csapatban, amelyet 2011 elején a Mercedesnek adtak el.
Katkı payı olarak da % 5 ücret talep etmektedir.A munkáltató ugyancsak 5%-ot köteles befizetni.
Nisan 1990'daki seçimlerde kıl payı çoğunluğu Yeni Demokrasi Partisi elde etti.Az új választásokon abszolút többséget szerezve 1992. áprilistól kormányzó párt.
Almanya'nın payına Alman Doğu Afrikası, Alman Kuzey-Batı Afrikası, Togoland ve Kamerun düştü.Németországnak jutott Német Kelet-Afrika, Német Délnyugat-Afrika, Togo és Kamerun.
Bunda romanın tür olarak batıdan alınmasının büyük payı vardır.Többek között a nyugatra vonulás módja szerepel benne.
Hata payı sütunundaki T, sıcak bağlantının ısısını Celsius olarak ifade eder.Így a t betű a Celsius-fokban, a T betű a kelvinben megadott hőmérsékletre utal.
Payitahta dönelim.Plate után.
Çıkan sayıya payı ekle.Számtani közép/Számtani sorozatok.
Bu işlem sonucu Doğan Grubu'nun ortaklık payı %86,7'den %52,7'ye düştü.Az alapítvány részesedése a vállalatból napjainkban 86,7%.
İşçi Partisi kıl payı çoğunluğu sağlayarak 13 yıl sonra tekrar iktidara geldi.Ezzel 11 év után újra a Munkáspárt került hatalomra.
Buna meleklerin payı denir.Ez az angyaloknak van szentelve.
İhracat payı %70'dir.27% egy kötelező rész.
Tüm demet hatları mikrometre hata payı içinde olmalıdır.A mérések mindegyike hibahatáron belül van.
Bochum-Günnigfeld bölgesinde kadınların payı yüzde 51,9, yabancı oranı ise yüzde 7,9 olarak saptanmıştır.A savannah-iak 39,5 százaléka fehér, míg 57,0% fekete.
İsveç hükümetinin payı %37.3'tür.Ruotsin valtio on Telian suurin omistaja 37,3 % osuudellaan.
Luisa Roma uçağına kıl payı yetişir.Billie hiippaili Romanin suihkukoneeseen.
Bochum-Weitmar bölgesinde kadınların payı yüzde 52, yabancı oranı ise yüzde 4,5 olarak saptanmıştır.Jos spina bifida -lapsia on perheessä jo kaksi, nousee todennäköisyys 50 prosenttiin.
Intel'in pazar payı tehlikedeydi.Savon hallinnollinen keskus oli Olavinlinnassa.
İlde yapılan sanayi işlerinin payı % 51'dir.Uusia luottamushenkilöitä on 51 %.
2004 yılında %30,6 olan hidroelektriğin payı 2011'de %22,8'e düşmüştür.Sähkön tuonti oli vuonna 2006 12, 7 %.
Bu buharlaşan kısma "Meleklerin Payı" (angels share) denir.Haihtunutta osaa kutsutaan ”enkelten osuudeksi”.
Genel elektrik üretiminin payı yaklaşık %47'dir.Näistä sähkö- ja elektroniikkateollisuuden osuus on hieman yli 40 prosenttia.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Επιπλέον, η τελευταία θα καθόριζε επίσης το μερίδιο των κερδών, εάν υπήρχαν, που κάθε Δημοκρατία θα λάμβανε.
Bu durumdan İsviçre de payını alacaktı.Νίκησε η συμμετοχή της Ελβετίας.
Balıkçılığın payı ise günden güne azalmaktadır.Κατά τα άλλα, οι κανονισμοί σχετικά με τα όρια αλιευμάτων ανά ημέρα είναι χαλαροί.
ABD'nin payı %51'dir.Η συμμετοχή ήταν 51%.
Çıhay titiy payına.Ηλιοβασίλεμα στον Τίτας.
2013'te pazar payı ile üçüncü büyük televizyon üreticisi oldu.Από το 2015 παραμένει ο τρίτος μεγαλύτερος κατασκευαστής τηλεοράσεων ανά μερίδιο αγοράς.
Avrupa Birliği ve bu sözleşmenin konusu, 27 Üye Devletleri payı yetkinlik.Η απόφαση πρέπει να εγκριθεί από τα υπόλοιπα 27 κράτη-μέλη της ΕΕ.
Ancak Lesnar kıl payı kurtuldu.Δυστυχώς, όμως, σώθηκε μόνον αποσπασματικά.
Erişim tarihi: 9 Ekim 2015. ^ "Traktör sayısı ve illerin payı". tzob.org.tr.Hentet 9/9-2015 Adresser, telefonnumre og åbningstider. politi.dk.
Bu zulümde payı olan kim varsa hepsi tek tek hesabını verecek." diyerek bağırmaya başladı.Enhver, der har en rolle i denne undertrykkelse vil dø, én efter én."
Payitahta dönelim.Inngang mot betaling.
Aynı yılın Mayıs ayında Apple’ın pazar payı 1989’dan beri ilk kez rakibi Microsoft’u geçti.I mai samme år, oversteg Apple børsverdi Microsoft sin for første gang siden 1989.
İspanyol günlük gazetesi El Mundo’nun GAL örgütünün bağlarının açığa çıkartılmasında büyük payı olmuştur.Den spanske avisen El Mundo spilte en viktig rolle i avsløringen av gruppens aktiviteter og bakmenn.
O sene katılım payı 250 milyon dolardı.Starts andel av dette var 250 millioner.
Bu da yapılacak tahmin ile ilgili hata payı daha az bir sonuç elde edilmesini engeller.Dette for å unngå at et lite punktum blir oversett.
1995-1996 sezonunda ise sondan 3. olarak kıl payı ligde kaldı.I sesongen 1995/1996 kom han på tredjeplass sammenlagt i hoppuka.
Çıkan sayıya payı ekle.Sett p lik dette tallet.
Keurig'in hissedarı Mondelez International, bu payın% 13'ünden% 14'üne sahip oldu.På dette tidspunktet eide Agra bare 19 % av Forma.
(UTBE)/(STScI)'in payına düşen zor görevlerden birisi de teleskobun gözlemlerini takvimlendirmektir.En viktig del av teleskopinstallasjonen er teleskopets montering.
İhracat payı %70'dir.Dividenden ble ca. 28 %.
Hata payı Samanyolu içindeki toz bulutlarından kaynaklanıyor.Dette kommer av effekten salt har på tåke.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Dalam surat wasiatnya, ia mewariskan sepertiga hartanya kepada Livia, dan dua pertiga lainnya kepada Tiberius.
Bu durumdan İsviçre de payını alacaktı.Satu tahun berselang, Switzerland pun ikut menandatangi perjanjian ini.
Bitkisel üretimin payı ise %20’dir."Produksi Susu Lokal Hanya Terpenuhi 20 Persen".
Ekonominin birincil işkolunun ekonomideki payı yüzde 2,9'dur.Ekonomi primer menyumbang 2,9 persen.
2011 yılının başında, Brawn ve Nick Fry'ın yeni takımda 24.9% oranında payı bulunuyordu.Ross Brawn dengan Nick Fry masih memegang sisa saham 24,9%.
Bu kararda o ülkede popüler olmasının da payı vardı.Padahal, kontes ini sebetulnya populer di sana.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Hơn nữa, sau này cũng sẽ xác định phần lợi nhuận, nếu có, mỗi nước Cộng hòa sẽ nhận được.