Kusura bakma patron!.אה, שף! אני מתנצל
Kusura bakma patron!اه شيف انا اسف
Kusura bakma patron!掃除しろ
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.하지만 학교를 설립하려고 하는 18살 내기에게 대단한 후원자 없이는 쉬운 일이 아니죠. 큰 지지자도 없었구요.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.De elindítani egy iskolát 18 évesen nem könnyű, hacsak nincs egy nagy szponzorod vagy támogatód.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.Но не е лесно 18-годишен да основеш собствена школа, освен ако нямаш голям покровител или голям поддръжник.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.Однако нелегко 18-летнему юноше открыть школу, если у него нет влиятельного покровителя или спонсора.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.אבל, בחור בן 18 שמנסה לפתוח בית ספר יתקשה מאוד אלא עם כן יש לו נותן חסות גדול או תומך גדול.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.ولكن، ليس سهلا على فتى في الثامنة عشرة أن يبدأ مدرسة ما لم يكن لديه راعٍ هام أو داعم أساسي.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.スポンサーがいないと 難しいですよね ある日 インド版タイム誌を パラパラめくっていて
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Der Junge sollte 'ne feste Stelle kriegen. Red mal mit demlngenieur.
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Habla con el ingeniero.
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Lund borde bli fast i jobbet. Killen kan ju jobba.
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Lund dovrebbe essere fisso nella nostra squadra. Parla con l'ingegnere.
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Lund je dobrý pracant. Požádej šéfa, aby zůstal v naší partě.
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Ο Λουντ πρέπει να γίνει μόνιμος στην ομάδα μας. Να μιλήσεις στον μηχανικό.
- Marko. - Patron... Ben de biraz ısınıyordum.Mam nadzieję, że coś z tego będzie.
Max, gücü biraz azalt. - Tamam, patron.-Maxi, potřebuju větší výkon.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Bonjour patron, je suis en déplacement en train de nous rapporter de l'argent à tout les deux.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Chào sếp, tôi đang bận giúp hai ta ra tiền.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Cześć, szefie, ciężko pracuję na nasze pensje.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Hey Chef, ich bin gerade unterwegs und verdiene uns etwas Geld.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Hoi baas, ik ben geld voor ons aan het verdienen.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Hola jefe, ando afuera ganando dinero para ambos.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum. Mesajını bırak.""안녕하세요, 사장님? 지금은 노동 시간이 아닙니다, 메시지를 남겨주세요"
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum. Mesajını bırak.""היי בוס, יצאתי לעשות קצת כסף לשנינו. השאר הודעה."
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum. Mesajını bırak.""اهلا مديري, انا في الخارج احصل على بعض المال لكلانا. اترك رسالة."
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum. Mesajını bırak."もし妻がかけてきたら「もしもし 伝言をどうぞ」
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum.Salut sefu', sunt pe teren facand bani pentru amandoi.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Salve capo, sono in giro a farci fare dei soldi.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Здрасти шефе, навън съм и правя пари.
"Merhaba patron, dışardayım, ikimiz için de para kazanıyorum."Привет, шеф! Я вышел подзаработать деньжат для нас обоих.
Molaların süresini patrona sormakta fayda vardır.Conviene cerciorarse de la longitud de los descansos preguntando al superior.
Molaların süresini patrona sormakta fayda vardır.Fråga din chef hur långa pauser du har.
Molaların süresini patrona sormakta fayda vardır.Taukojen pituus kannattaa tarkistaa esimieheltä.
Molaların süresini patrona sormakta fayda vardır.Veuillez vérifier la longueur des pauses auprès de votre supérieur.
Molaların süresini patrona sormakta fayda vardır.Длительность перерывов необходимо уточнять у начальника.
Molaların süresini patrona sormakta fayda vardır.من الممكن التدقيق في مدى طول الاستراحات من مسؤول العمل.
Nasıl gidiyor, Marko? - Pekiyi sayılmaz, patron. - Ne oldu?lubił mnie straszyć.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Du kommer dˆ hursomhelst, Jag antar att det inte skadar att ber‰tta vem vÂr riktiga chef ‰r.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Du wirst ohnehin sterben, ich schätze es macht nichts wenn ich dir verrate, wer der Boss ist.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.I tak zginiesz, chyba mogę ci powiedzieć kto jest naszym prawdziwym szefem.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Je gaat toch sterven, dus ik denk dat ik je wel kan vertellen wie onze echte baas is.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.넌 어차피 죽을테니, 누가 진짜 보스인지 말해줘도 별 일은 없겠군.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Stejně zemřeš, tak nevidím důvod, proč ti to neříct.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Tulet kumminkin kuolemaan, eikai siit‰ mit‰‰n haittaa ole jos kerron sinulle kuka meid‰n oikea pomomme on.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Tu va mourir de toute façon, je suppose qu'il n'y a aucun problème que je te dise qui est le vrai chef ici.
Nas˝l olsa ˆleceksin, san˝r˝m sana gerÁek patronu sˆylemenin bir zarar˝ olmaz.Ты умрешь в любом случае, думаю, не будет ничего плохого, если я расскажу тебе кто на самом деле наш босс.
Nathan ve patronu bunu gördüler.네이슨과 그의 상사는 이걸 보고
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan dan bosnya melihat hal ini.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan ed il suo capo videro tutto ciò.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan en zijn baas zagen dit.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan e o seu chefe acharam isso intolerável.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan és főnöke látták ezt.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan et son chef s'en sont aperçu.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan şi şeful lui vedeau asta.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan so šéfom to videli.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan và sếp của anh ta thấy chuyện đó.
Nathan ve patronu bunu gördüler.Nathan y su jefe vieron esto
Nathan ve patronu bunu gördüler. Ve buna tahammül edemediler.Nathan a jeho šéf to viděli a nemohli to tolerovat.