Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.Se la bomba esplode dopo la barriera 0... ...č fiinita.
Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.Si la bombe explose après ce point, la partie est finie.
Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.Αν η βόμβα εκραγεί μετά το Φράγμα Μηδέν... ...χαθήκαμε.
Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.Но ако бомбата експлодира след Нулевата бариера... ...край на играта.
Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.Но ако бомбата експлодира след Нулевата бариера... ... край на играта.
Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.,היא נעשתה סקרנית כלפי גופה .והיא חוקרת את המיניות שלה .זה טבעי אתה בסך-הכל מבוגר מגרייס .ב-5 דקות
Eğer bomba, kritik bölgeyi geçince patlarsa... ...oyun biter.لو انفجرت القنبلة بعد الحاجز الصفرى اللعبة انتهت
Elips bir tarafından patlar ve açılırsaLa parabole arrive quand l'ellipse arrete de s'ecraser.
Elips bir tarafından patlar ve açılırsa Parabol e dönüştüğünü görebiliriz.A parábola é o que acontece quando um lado da elipse rebenta e abre e nós ficamos com esta parábola.
Elips bir tarafından patlar ve açılırsa Parabol e dönüştüğünü görebiliriz.Een parabool is wat er gebeurt wanneer een kant van een ellips openspringt open en je krijgt deze parabool.
Elips bir tarafından patlar ve açılırsa Parabol e dönüştüğünü görebiliriz.La parabola è ciò che otteniamo quando si apre un lato di un'ellisse
Elips bir tarafından patlar ve açılırsa Parabol e dönüştüğünü görebiliriz.Parabola powstaje gdy jeden bok elipsy pęka otwiera się i dostajecie parabolę.
Elips bir tarafından patlar ve açılırsa Parabol e dönüştüğünü görebiliriz.Parabolen är vad som händer när en sida av ellipsen spricker upp och du får den här parabolen.
Elips bir tarafından patlar ve açılırsaالقطع المكافئ هو ما يحدث عندما جانب واحد من القطع الناقص
Elips bir tarafından patlar ve açılırsa楕円を開くと、この放物線をえます。
Hem, başka türlü evde sıkıntıdan patlarım.Dan... Oh aku akan bosan sampai mati di rumah.
Hem, başka türlü evde sıkıntıdan patlarım.Oh, ich wäre zu Hause zu tode gelangweilt.
Hem, başka türlü evde sıkıntıdan patlarım.Иначе щях да съм отегчена до смърт вкъщи.
Hep. Ve hoşuma gidiyor. Hem, başka türlü evde sıkıntıdan patlarım.Sempre. e eu gosto... você sabe... e... oh me entediaria em casa.
Hep. Ve hoşuma gidiyor. Hem, başka türlü evde sıkıntıdan patlarım.Siempre. y me gusta... tu sabes... y... oh me aburriría de muerte en casa.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarÁtveszik az irányítást a sejtek felett, átalakítják őket vírusgyárakká, aztán egytől egyig szétpukkadnak,
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarDNA는 세포들을 지배하고, 그들을 바이러스 공장으로 만들죠. 그리고는 그들 모두가 터져버립니다.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarEle toma conta destas células, transforma-as em fábricas de fazer vírus, e todas explodem.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarHet neemt de controle over in de cellen, verandert hen in virusfabrieken, en ze barsten allemaal open.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarPreiau contrulul asupra celulelor, le transformă în fabrici de visururi și toate vor exploda.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarPřevezme kontrolu na těmito buňkami, přemění je na továrny vyrábějící viry a všechny prasknou.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarPrzejmują kontrolę nad komórkami, zmieniają je w fabryki wirusów, i wszystkie bakterie zostają rozerwane.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarДНК-то на вируса поема контрола над клетката, прави я фабрика за вируси и цялото семейстов бактерии се пръсва.
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarהוא משתלט על התאים האלה, הופך אותם למפעלי ייצור נגיפים, וכולם מתפוצצים,
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlarو تقوم بالسيطرة على هذه الخلايا ، و تقوم بتحويلها إلى مصانع لتصنيع الفيروسات، و تنفجر كلها ،
Hücrelerin kontrolünü ele geçirir, onları virüs üreten fabrikalar haline çevirir ve hepsi patlar皆 炸裂し 繁栄していたバクテリア族は
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Iuțeala ardeiului piperat din ele explodează în gură şi în minte.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Csípős paprikájuk szinte robban a szánkban és elménkben. A metaforák precízek is.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Die scharfen Chilischoten in ihnen explodieren im Mund und im Gehirn.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Haar hete paprika's ontploffen in je mond en je geest.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Il peperoncino in esse ci esplode in bocca e nella mente.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.예를 들어, 매운 칠리 고추를 먹거나 상상하면 우리 입과 생각에서 폭발하는 듯합니다.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Los chiles picantes en ellas, explotan en la boca y en la mente.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Những viên hạt tiêu cay xè bung ra trong miệng và trong tâm trí.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Οι καυτερές πιπεριές μέσα τους ανατινάζονται στο στόμα και στο μυαλό.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Острый перец "взрывается" как во рту, так и в сознании.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.הפלפל החריף בהם מתפוצץ בפה ובמוח.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.الفلفل الحار داخلهم ينفجر في الفم والدماغ!
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.隠喩は正確でもあります
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.E avete una paura folle, impazzite.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.Estás asustado -- perdiendo el control.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.Eşti speriat de moarte - te panichezi.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.이것은 통증을 조절하기 위한 것이지요. 당신은 아마도 엄청 아프고 괴로울것입니다.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.Man hat eine Scheißangst - man dreht durch.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.Vous avez la trouille - vous flippez.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.Ужасно си изплашен... направо се побъркваш.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.זו פרוצדורה לניהול כאב. אתה מפוחד למוות -- אתה מתחרפן.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.كان لإدارة الألم. أنت هنا في حالة فزع رهيبة-- أنت مرعوب.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.このような状況なので 看護師が皆 最初にしたのは
Ortaokulda ilk dersinize girdiğinizde, bomba patlardı.Apoi intri la şcoală, în clasa întâi de gimnaziu, şi bomba explodează.
Ortaokulda ilk dersinize girdiğinizde, bomba patlardı.Ensuite vous entrez dans votre première classe d'école primaire, et la bombe explose.
Ortaokulda ilk dersinize girdiğinizde, bomba patlardı.E poi arrivi alle scuole medie e scoppia la bomba.
Ortaokulda ilk dersinize girdiğinizde, bomba patlardı.그런 다음에 중학교 첫 수업에 들어가면 깜짝 놀라게 되죠.
Ortaokulda ilk dersinize girdiğinizde, bomba patlardı.Potem zaczyna się gimnazjum i bomba wybucha.
Ortaokulda ilk dersinize girdiğinizde, bomba patlardı.Y luego te diriges a tu primera clase de secundaria, y la bomba explota.