Patlamalar tekrarlanabilir.Peršauta gali sprogti.
Ardından bir patlama olmaksızın ortadan kayboldu.Vėliau ji nenaudojama sugriuvo.
Tarihte, en az dokuz volkanik merkezde patlamalar görülmüştür.Žinybų duomenimis, per trumpą laiką vulkano krateryje užregistruoti 24 sprogimai.
Patlama sonrası soğuk yeraltı suyu tekrar rezervuara sızar ve döngü yeniden başlar.Įkaitintas požeminis vanduo pradeda skverbtis atgal į rezervuarą ir visas ciklas prasideda iš naujo.
Sonra Büyük Patlama oldu ve bu patlamadan Tanrı türedi.Po didžiojo sprogimo atsirado Dievas.
C4 (Composition C-4), yüksek kaliteli ve çok yüksek patlama hızına sahip askerî bir plastik patlayıcıdır.C-4 (iš composition C-4) – plačiausiai naudojama karinė plastiškoji sprogstamoji medžiaga.
Will uçağın patlamasıyla ölür.I Will Survive vaizdo klipas
Fakat 1994 tarihli Tavurur ve Vulcan volkanlarının patlamasıyla kül içine gömüldüğü için Kokopo'ya taşındı.1994 m. miestą nusiaubė išsiveržę Tavururo ir Vulkano ugnikalniai.
Diğer olay ise Afyon'daki patlamadır.Priklauso ir kitam projektui – Stereo Explosion.
1891'de adanın birkaç kilometre kuzeydoğusunda bir denizaltı patlaması gerçekleşti.1891 m. vyko išsiveržimas po vandeniu, ~5 km į šiaurės vakarus nuo salos.
Büyük Patlama'dan sonra 10–43 ile 10–36 saniye arasından gerçekleşmiştir.Neaišku, kas vyko laiko intervale nuo 0 iki 10-43s po Didžiojo sprogimo.
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.Nežinia, kam pirmajam šovė į galvą mintis įkurti šį muziejų.
Dolma lastik sert gidiş sağlar ama patlamazdı.Juose naudojamas parakas sprogsta deflagruodamas, bet ne detonuodamas.
Patlama yaklaşık bir saat kadar sürer.Laida trunka apie vieną valandą.
11 Haziran - Soma Termik Santralı'nda patlama oldu.Balandis Balandžio 11 d. – Įvyko teroristinis Minsko metro sprogdinimas.
Ayrıca patlama bölgesinde yerlerde de benzer nesneler bulunmuştur.Kai kuriose vietose buvo naudojami sprogdinimo darbai.
Big Bang veya Büyük Patlama, evrenin oluşumuna ilişkin ortaya atılmış bir kozmolojik teori.Didysis sprogimas (angl. Big Bang) – sąvoka, Didžiojo sprogimo teorijoje nusakanti Visatos atsiradimo momentą.
Kılıcın ucundan hilal şeklinde, yoğunlaştırılmış enerji patlamaları ateşlenir.Dugno skerspjūvis V pavidalo, išsklaidantis sprogimo energiją.
(Günümüzde verilen adla büyük patlama (İng. big bang)).Šis įvykis tapo žinomas kaip „Didysis sprogimas“ (angl. Big Bang).
Geriye kalan sekiz Nazgûl, Hüküm Dağı'nın patlamalarında oluşan alevlere boğuldu.Ülejäänud kaheksa Nazgulit hävisid leekides, kui Turmamägi kokku vajus.
1707 - Japonya'da Fuji Dağı'nın kayıtlara geçmiş son patlaması gerçekleşti.1707 – Fuji viimane registreeritud purse.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Enne teise pommi heitmist ei esitatud ultimaatumit.
874 yılından bu yana 20 patlama meydana gelmiştir.Alates 874. aastast on teada üle 20 purske.
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı, Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.1600 – teadaolevalt ägedaim vulkaanipurse Lõuna-Ameerikas, kui Peruus elustus kihtvulkaan Huaynaputina.
Bu devirde, Kambriyen patlaması olarak adlandırılan gözle görünür hızlı bir evrimleşme süreci yaşandı.Sel perioodil toimus evolutsioon eriti kiiresti ja seda perioodi nimetatakse kambriumi plahvatuseks.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Kindlus sai suurtükitule tagajärjel tugevasti kahjustada.
Volkanik patlamalar bu bölge içindeki kişiler için tehlikelidir.Seetõttu kujutavad vulkaanid endast inimestele siiski suurt ohtu.
Bu patlama sonucunda 6 kişi hayatını kaybetmiştir.Järgnenud plahvatuses hukkus vähemalt kuus inimest.
Bu patlamalar milyarlarca megaton gücünde olup, genelde saatte 1.000.000 km/saat hızla hareket ederler.Plahvatusjõud suudab levida läbi tugeva lõhkeaine suurtel kiirustel, tavaliselt tuhandeid meetreid sekundis.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.Plahvatuse põhjused on teadmata.
En son patlamaları 1994, 2006 ve 2010 yıllarında gerçekleşti.Seni viimased muudatused tehti 1994 ja 1998.
Nükleer patlamaların sonuçlarıTuumareaktsioonid Radioaktiivsus
Patlama tehlikeli yanıklara yol açabilir.Vastasel juhul võib song tekitada ohtlikke tüsistusi.
Kayıtlı tarihlerde volkanların patlaması uygarlıklara büyük tehlike arz etmiştir.Vulkaanipursked on pannud paljude inimeste elu otsesesse ohtu.
Patlamada beş kişi öldü.Plahvatuses hukkus vähemalt viis inimest.
Kazakistan'ın kömür madenlerinde önemli bir güvenlik endişesi patlama kontrolüdür.Põhiliseks ohuks Eestis turbasammaldele on turba kaevandamine.
Sen çakmak yak, ben de fırlatayım, çünkü eğer patlarsa, benim üstüme patlaması istemiyorum.' falan .Põletage see raamat ja ärge seda lugege, kui see peaks juhuslikult teie kätte sattuma."
Bu tezi daha sonraları Büyük Patlama kuramı olarak adlandırıldı.Seda plahvatust on plõksuna isegi kuulda.
Patlama sırasında kül, binlerce km havaya karışmıştır.Purske tulemusena paiskus vulkaaniline tuhk mitme tuhande kilomeetri kõrgusele.
1970 yılındaki devasa patlamasıyla tanınan başka bir yanardağ ise Deception Adası'ndadır.Tuntud on ka vulkaan Deceptioni saarel, mis sai kuulsaks võimsa purske tõttu 1970. aastal.
Büyük Patlama, 1994.Lõhmus, Jaak 1994.
Filmin sonundaki patlamada ölür.Saab plahvatuses surma.
Bu tip bir patlama volkanik bomba şeklindedir.See eristab teda ümarama kujuga vulkaanilisest pommist.
Fabrikada büyük bir patlama olur.Kirikus toimub plahvatus.
1000 yıl öncesi derken aslında bu patlamanın 1000 yıl önce ilk defa gözlemlendiğini belirtmeliydim.Avrei invece dovuto dire che è stata osservata per la prima volta l'esplosione è stata osservata 1000 anni fa.
1000 yıl öncesi derken aslında bu patlamanın 1000 yıl önce ilk defa gözlemlendiğini belirtmeliydim.Hätte ich wirklich sagen müssen, dass es, also die Explosion, erst vor ein tausend Jahren beobachtet wurde.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.A művészetek is felvirágoztak a 15M alatt.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.As artes encontram terreno fértil com o 15M.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Auch die Kunst ist mit der 15M-Bewegung erblüht.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Las artes también han florecido con el 15M.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Le 15M, c'est aussi une floraison artistique.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Med 15M blomstrar även konsten.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Και οι τέχνες άνθισαν με το κίνημα της 15M.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Изкуствата също разцъфнаха с 15М.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.Искусство также расцвело вместе с Движением 15M.
15M ile birlikte sanatta da bir patlama gözlendi.الفنون أيضاً ازدهرت مع الخامس عشر من مايو/أيار.
"1909'daki Sibirya patlamasından sonraki en büyük boyutlararası patlama" dediği yeri hatırlarsınız.보신 분들은 1909년에 시베리아 폭발로부터 벌어진 차원 간 대분열에 대해 들어보셨을 텐데요. 연도를 1909년이라고
"1909'daki Sibirya patlamasından sonraki en büyük boyutlararası patlama" dediği yeri hatırlarsınız.Hij sprak over de grootste cross-dimensionale breuk sinds de explosie van Siberië in 1909.
"1909'daki Sibirya patlamasından sonraki en büyük boyutlararası patlama" dediği yeri hatırlarsınız.حين تحدث عن أعظم صدع مترامي الأطراف منذ إنفجار سيبيريا في عام ١٩٠٩،
"1909'daki Sibirya patlamasından sonraki en büyük boyutlararası patlama" dediği yeri hatırlarsınız.當丹·艾克罗伊德講到1909年西伯利亞爆炸以來 最大嘅交叉維度裂縫