Ana içeriğe geç
Sözlük

pastane ile cümle

pastane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Pastane kasabın yanındadır.The baker's is next door to the butcher's.
Bu pastanede fiyatlar çok yüksek.The prices in this pastry shop are very high.
Tom bir pastane işletir.Tom runs a cake shop.
Pastaneye gidiyorum. Benimle gelmek istiyor musun?I'm going to the pastry shop. Do you want to come with me?
Ben pastaneye gidiyorum. Benimle gelmek ister misin?I'm going to the pastry shop. Do you want to come with me?
Tom pastaneye pasta almaya gitti.Tom went to the bakery to buy a cake.
Tom yaş pasta almak için pastaneye gitti.Tom went to the bakery to buy a cake.
Pastane açıktır.The pastry shop is open.
Tom bir pastanede çalışıyor.Tom works in a bakery.
Hollanda'da genellikle banketbakkerij kelimesi dükkan ve pastane için kullanılır.In Dutch often the word banketbakkerij is used for the shop and banketgebak for the product.
Bu kekler, özellikle İtalyan pastanelerinde Avrupa'da yaygındır. ^ "Sponge cake".These cakes are common in Europe, especially in Italian patisseries.
Daha sonra bir pastane işletmeye başlayan Ha Cho-co (Park Eun-bin) isimli bir kızla tanışır.He later meets a girl named Ha Cho-co (Park Eun-bin) who is preparing to start a business.
Sonra pasta almak için başka bir pastaneye girer.Next comes the cutting of the cake.
Pastanesi günümüzde aynı isimle Paris'te St Honoré caddesinde servis vermeye devam etmektedir.Another park of the same name exists today in St. Boniface.
1838'de Pastane Savaşı sırasında Fransız işgaline karşı savaştı.He fought in 1838 against the French invasion during the Pastry War.
Meksiko'nun tarihi merkezindeki Ideal pastanesinden çikolatalı trüflü pastaChocolate truffle cake from the Ideal bakery in the historic center of Mexico City
En büyük cazibe merkezleri restoranlar, pastaneler ve pizzacılardır.Its biggest attractions are the restaurants, bakeries, and pizzerias.
Onur ufak bir pastaneyi işletmektedir.Durch die Anordnung wird ein kleiner Ehrenhof gebildet.
Sonra pasta almak için başka bir pastaneye girer.Reprends donc une part de tarte !
Pastaneciliğe tutku ile bağlıdır.Pacifique jusqu'à la timidité.
Bu bisküviler Türkiye'de birçok pastanede satılmaktadır.Ces biscuits sont généralement présents dans les pâtisseries turques.
Roma'ya gelir ve önce bir pastanede çalışmaya başlar, aynı zamanda da aktörlüğe giden yolları aşındırır.Subito dopo si trasferisce a Roma,dove inizia un percorso lavorativo dividendosi tra teatro e cinema.
O pastanede çalışıyor.Он работает в булочной.
En yakın pastane ne taraftadır?Где находится булочная-кондитерская?
Civarda pastane veya tatlıcı var mıdır?Где находится булочная-кондитерская?
Pastane kapalı.Кондитерская закрыта.
Bir süre Beyoğlu'ndaki Butak Pastanesi'ni işletti.Мы с ночи занимали очередь в булочную на Арбате.
Aile pastanesinin muhasebecisi.Хранитель семейного архива.
Pastane sahibidir ve blogger'dır.Marco Blok is eigenaar en chef-kok.
Sonra pasta almak için başka bir pastaneye girer.Następnie gotuje się do uzyskania brzeczki.
Ted, bir evlilik töreninde tanıştığı pastane işleten Victoria (Ashley Williams) ile çıkmaya başlar.Тед починає зустрічатися з пекарем Вікторією (Ешлі Вільямс), яку він зустрічає на весіллі друга.
Ted, bir evlilik töreninde tanıştığı pastane işleten Victoria (Ashley Williams) ile çıkmaya başlar.Později začne chodit s cukrářkou Victorií (Ashley Williams), kterou pozná na svatbě.
Onur ufak bir pastaneyi işletmektedir.Daniel provozuje malou restauraci.
Şovun popülaritesi sayesinde yedi tane daha pastane açmıştır.A műsor népszerűségének köszönhetően már tíz másik cukrászdát is nyitott.
Onur ufak bir pastaneyi işletmektedir.Majoituspalveluja tarjoaa pieni hotelli.
Sonra pasta almak için başka bir pastaneye girer.Seuraavaksi Lukios myydään eräälle leipurille.
Ted, bir evlilik töreninde tanıştığı pastane işleten Victoria (Ashley Williams) ile çıkmaya başlar.Ted begynder at date en muffinbager, Victoria, som han møder til et bryllup.
Onur ufak bir pastaneyi işletmektedir.Fritidsparken består af et lille forlystelsesområde.
Pastaneciliğe tutku ile bağlıdır.Overbygning med tålmodighed.
Bir süre Beyoğlu'ndaki Butak Pastanesi'ni işletti.Hắn dành phần lớn thời gian ở quán rượu lậu của Harpo.
Şovun popülaritesi sayesinde yedi tane daha pastane açmıştır.また秀甫は秀栄に七段を贈った。
Aile pastanesinin muhasebecisi.家庭の会計担当。
Onur ufak bir pastaneyi işletmektedir.Оброкът е отбелязан с малък параклис.
Pastanelere benzerler.Kao kod bisera!
Sonra pasta almak için başka bir pastaneye girer.Po dojedení však má ešte miesto na narodeninovú tortu.
Aile pastanesinin muhasebecisi.Šeimos centro lektorė.
Pastanelere benzerler.Nad sarnanevad plastidega.
Bu kekler, özellikle İtalyan pastanelerinde Avrupa'da yaygındır. ^ "Sponge cake".Euroopa nuudlitest on tuntud mitmesugused Itaalia pastanuudlid, eelkõige spagetid.
College Pastanesi şöyle dedi: "Biliyor musunuz, bu işi bırakıyoruz." Vous savez quoi, nous laissons tomber l'affaire.
College Pastanesi şöyle dedi:설탕판에 그림을 새기는
College Pastanesi şöyle dedi:"Sabem que mais, vamos sair deste negócio.
College Pastanesi şöyle dedi:שהמאפייה אמרה עד כאן,
College Pastanesi şöyle dedi:جعل المخبزة الجامعية تقول،
College Pastanesi şöyle dedi:「このサービスは終了します
Hayır hayır hayır. Bu başka birisinin kekiydi, sanki pastaneden alınmış gibi.Ne, ne, ne, byl to koláč někoho jiného, stejně jako byste ho koupili v obchodě.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod