Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,파이의 총 4분의 2 를 먹은 것입니다
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum, Eşdeğer kesirler modülündende bildiğimiz gibiDan heb ik 2/4 van de taart gegeten en we weten al van de module gelijkwaarde breuken
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,Eu comi dois quartos do bolo.
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,J'aurais mangé deux quarts de la tarte.
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,Me habré comido dos cuartos del pastel.
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,אכלתי שני רבעים של העוגה
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,ما يعني اني قد اكلت 2/4 من الفطيرة
Dörtte ikilik pasta yemiş olurum,そして私達は等値の分数のモジュールで,
Eee, pasta yemeye...Enfin, non, je ne voulais pas dire bonne chance, parce que c'est pas...
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Asta e adevărat într-o lume deprimantă unde plăcinta nu poate fi făcută mai mare.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Beh, questo è vero se si tratta di un mondo deprimente in cui questa torta non può essere più grande.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Điều này có lẽ sẽ đúng nếu đây là một thể giới mỏi mệt nơi mà một miếng bánh không thể làm cho to hơn.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Eh bien, c'est vrai dans un monde en récession dans lequel ce gâteau ne peut s'agrandir.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Eso es cierto si fuera un mundo deprimido en el que este gráfico de pastel no pudiese ser más grande.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Inu, to je pravda v depresivním světě, ve kterém koláč nemůže být udělán větší.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Isso pode ser verdade num mundo depressivo em que este gráfico não possa ser aumentado.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Nos ez igaz, ha ez egy pangó világ, amelyben ez a torta nem lehet nagyobb.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.To jest prawda, ale jedynie w przygnębiającym świecie, gdzie ciasta nie da się powiększyć.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.И это верно, если бы мы жили в унылом мире, где этот круг нельзя увеличить.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Това е вярно, ако света е в депресия и тортата не може да стане по-голяма.
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursam전체가 7 조각으로 된 파이의 3 조각이 있었는데 2 조각을 다른사람에게 줘버리면
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamAls ik 3 van de 7 stukken van een taart heb, en ik geef 2 ervan weg,
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamSe eu tiver três das sete partes em que foi dividido um bolo, e se dessas três eu tirar duas,
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamSi j'ai trois des sept morceaux d'une tarte, et si je dois donner deux des sept morceaux d'une tarte,
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamSi tengo tres de los siete trozos de un pastel, y regalo dos de los siete trozos del pastel,
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamΕάν φάω τρία από τα επτά κομμάτια μιας πίτας... και αν έδινα σε κάποιον 2 από τα 7 κομμάτια μιας πίτας...
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamאם יש לי שלוש שביעיות של עוגה ואני נותן שתי שביעיות מהן
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamفاذا كان لدي 3 قطع من اصل 7 في فطيرة واردت استخراج قطعتين من الـ7
Eğer pastanın yedi parçasından üçü bana ait ise ve bunların ikisini verecek olursamこの7つに分かれたパイの2つ分を取ってしまうと. 7つに分けたパイの1つのピースが残ります.
Ev yapımı lezzetli tatlılar satan şirin bir dükkandan şeker ve pasta aldılar.Depois compraram doces e bolos numa loja encantadora... ...doces caseiros e deliciosos.
Ev yapımı lezzetli tatlılar satan şirin bir dükkandan şeker ve pasta aldılar.Később, egy helyes kis édességboltban isteni házi készítésű édességeket ettek.
Ev yapımı lezzetli tatlılar satan şirin bir dükkandan şeker ve pasta aldılar.Later kochten ze zelfgemaakte heerlijke snoep en koekjes in een charmante snoepwinkel.
Ev yapımı lezzetli tatlılar satan şirin bir dükkandan şeker ve pasta aldılar.Más tarde, compraron dulces y pasteles en una encantadora tienda... ...los cuales eran caseros y deliciosos.
Ev yapımı lezzetli tatlılar satan şirin bir dükkandan şeker ve pasta aldılar.لاحقاً، اشتروا الحلوى و قوالب الحلوى في محل صغير جميل كانت مصنوعة منزلياً و شهية
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibim1/4 + 1/2 을 해봅시다
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibim1/4 plus 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimDiciamo che ho un quarto piu' un mezzo.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimDigamos que eu tenho um quarto mais um meio.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimDigamos que tengo un cuarto más un medio.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimDisons que j'ai un quart ajouté à une moitié.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimLad os sige, at vi har 1/4 plus 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimPowiedzmy, że mam 1/4 dodać 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimVezměme si například 1/4 plus 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimZoberme si napríklad 1/4 plus 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimΑς υποθέσουμε ότι έχω 1/4 + 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimДа речем, че имаме 1/4 + 1/2.
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimלדוגמה רבע ועוד חצי
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibimلنفترض أن لدينا 1/4+1/2
Farz edelim ki dörtte birlik pastaya ve ikide birlik pastaya sahibim元のパイの例に戻ってみましょう.
Gerçek anlamda pastanın % 18 i.Det her stykke er reelt 18 procent af lagkagen.
Gerçek anlamda pastanın % 18 i.Je to doslova 18 % našeho koláče.
Gerçek anlamda pastanın % 18 i.Pontosan 18%-a a tortának.
Gerçek anlamda pastanın % 18 i.Буквално, това са 18% от тортата. (От кръговата диаграма)
Girince, arkasýna saklanýp yüzüne bir vegan pastayý yapýţtýrýrlar.Davon schicken sie DVDs an Darth Vader und seinen Boss, den Großmoff Tarkin, denen sie ebenfalls
Girince, arkasýna saklanýp yüzüne bir vegan pastayý yapýţtýrýrlar.사랑과 친절을 듬뿍 담아 다스 베이더와 그의 상관인 모프 타킨에게 보냅니다.
Girince, arkasýna saklanýp yüzüne bir vegan pastayý yapýţtýrýrlar.Spediscono dei Dvd di ciò a Darth Vader ed al suo capo il Grand Moff Tarkin, al quale anche
Gitme ţimdi. Pasta geldi.Κοίτα, υπάρχουν πολλά ωραία μέρη, μόνο που δεν έχουμε τις κατάλληλες διασυνδέσεις.
Güzel bir çikolatalı pasta: ilk porsiyon lezizdir, ikincisi o kadar da değildir, sonra da tiksinti duyarız.Ibarat kue coklat yang indah; suguhan pertama terasa enak, kedua tidak terlalu, kemudian kita mulai mual.
Güzel bir çikolatalı pasta: ilk porsiyon lezizdir, ikincisi o kadar da değildir, sonra da tiksinti duyarız.보기에도 좋은 초콜릿 케잌을 예로 들자면: 처음 한 접시는 맛나지요. 그 다음 건 전 것만 못하구요, 나중엔 넌덜머리가 나죠.
Güzel bir çikolatalı pasta: ilk porsiyon lezizdir, ikincisi o kadar da değildir, sonra da tiksinti duyarız.Komea suklaakakku: ensimmäinen annos on herkullinen, toinen ei niinkään, sitten alkaa ällöttää.