pas ile cümle

pas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hiç pasta istemedim.I didn't want any cake.
Hiç pasta istemiyorum.I don't want any cake.
Pastayı kim getirdi?Who brought the cake?
Bu bizim pasaportumuz.This is our passport.
Tom, Mary'ye bir doğum günü pastası yaptı.Tom baked Mary a birthday cake.
Umarım Tom bana da bir dilim pasta bırakır.I hope that Tom leaves a piece of cake for me.
Sen de biraz pasta ister misin?Do you want some cake, too?
Pasta lezzetli görünüyor.The cake looks delicious.
Tom pasif eşcinsel değildi.Tom wasn't the catcher.
Lütfen biraz pasta ye.Please have some cake.
Tom pasif eşcinsel değil.Tom isn't the catcher.
Pastanın güzel tadı var.The cake tastes good.
Pasta güzel kokuyor.The cake smells good.
Tom pastanın yarısını yedi.Tom ate half the cake.
Tom pasif eşcinseldir.Tom is the catcher.
Pasta yiyelim.Let's eat cake.
Sami bir pasta pişirdi.Sami baked a cake.
Sami bir pasta yaptı.Sami baked a cake.
Tom, Mary'nin bütün pastayı kendi başına yediğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had eaten the whole cake by herself.
Tom pasaportunu almak için evine geri dönmesi gerekiyordu.Tom needed to go back to his house to get his passport.
Tom senin için pişirdiği pastayı yemediğini biliyor.Tom knows you didn't eat the cake he baked for you.
Tom, Mary'nin pastanı yediğini gerçekten gördü mü?Did Tom actually see Mary eat your piece of pie?
Tom, pasaportunu almak için eve geri dönmeli.Tom needs to go back home to get his passport.
Tom parti için bir pasta pişirdi.Tom baked a cake for the party.
Ne kadar pasta yedin?How much cake did you eat?
Tom ne kadar pasta yedi?How much cake did Tom eat?
Pasaportunu görebilir miyim?Could I see your passport?
Ne kadar pasta kaldı?How much cake is left?
Pastadaki bütün mumları üfleyemeyeceğim.I won't be able to blow out all the candles on the cake.
Pastadaki bütün mumları üfleyemedim.I wasn't able to blow out all the candles on the cake.
Ödünç alabileceğim bir paspasın ve bir kovan var mı?Do you have a mop and a bucket that I could borrow?
Tom Mary'nin doğum günü pastasındaki mumları yaktı.Tom lit the candles on Mary's birthday cake.
Tom pasaportunu arıyor.Tom is looking for his passport.
Biraz pasta yiyeceğim.I'm going to eat some cake.
Tom pasta pişiriyor.Tom is baking a cake.
Vera Paskalya'yı kutluyor mu?Is Vera celebrating Easter?
Anahtarı paspasın altında ve yakındaki saksının içinde aradım.I looked for the key under the welcome mat and in the nearby flower pot.
Tom bir pasta getirdi.Tom brought a cake.
Tom, Mary'nin yaptığı pastayı tattı ve tadını beğenmediğini söyledi.Tom tasted the cake Mary made and said he didn't like the way it tasted.
Diplomatik pasaportum var.I have a diplomatic passport.
Benim bir diplomatik pasaportum var.I have a diplomatic passport.
Son pasta parçasını aldım.I got the last piece of pie.
Son pasta dilimini aldım.I got the last piece of pie.
Tom, Mary'nin pasaportunu çaldı.Tom stole Mary's passport.
Bir Kanada pasaportum var.I have a Canadian passport.
Tom'un yaptığı pastanın tadı iyi değildi.The cake that Tom made didn't taste good.
Tatlı için, Marie çikolatalı pasta ve bir meyve salatasını yapmıştı.For dessert, Marie had made her chocolate cake and a fruit salad.
Annem bana bir doğum günü pastası yapıyor.Mom is making me a birthday cake.
İki tür sonar vardır - aktif ve pasif.There are two types of sonar—active and passive.
Sami gemiyle Güney Pasifik'i geziyordu.Sami was sailing the South Pacific.
Pastane açıktır.The pastry shop is open.
O odada eski bir paslı anahtar buldum.I found an old rusty key in that room.
Tom çiğköfte ile paspas arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between steak tartar and a door mat.
Pasaportumu evde bıraktım.I left my passport at home.
Bir parça daha pasta isteyen var mı?Would anybody like another piece of cake?
Biri bir parça daha pasta istiyor mu?Would anybody like another piece of cake?
Sami'nin bir pasta bloğu vardı.Sami had a pastry blog.
Paskalya en önemli Hıristiyan bayramıdır.Easter is the most important Christian holiday.
Senin pasta dilimini yedim.I ate your piece of cake.
Pazar günü Tom bir doğum günü pastası yedi.Sunday, Tom ate a birthday cake.

İlgili Sayfalar