Cuma günü bir dans partisi düzenlenecek.A dance will be held on Friday.
Hepimiz şirket Noel partisinde çok yemek yedik özellikle dana rosto.We all pigged out at the company Christmas party, especially on the roast beef.
Biz onu akşam yemeği partisine davet ettik.We invited him to the dinner party.
Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.A welcome party took place in the restaurant.
Mademki hepimiz buradayız veda partisine başlayabiliriz.Now that we are all here, we can start the farewell party.
Max Julie'ye veda partisine niçin gidemediğini açıkladı.Max explained to Julie why he could not go to her farewell party.
Pat Jim'in doğum günü partisine gidiyor.Pat's going to Jim's birthday party.
Tom'a bir doğum günü partisi veriyoruz.We are giving Tom a birthday party.
Tom'a sürpriz bir karşılama partisi yapalım.Let's give Tom a surprise welcome party.
Bir veda partisi, Bay Smith'in şerefine düzenlendi.A farewell party was held in honor of Mr Smith.
Bu Pazar bir sukiyaki partisi veriyoruz.We're having a sukiyaki party this Sunday.
Neredeyse sınıfta herkes öğretmenler için bir teşekkür partisi verme lehinde oy kullandı.Almost everyone in the class voted in favor of having a thank-you party for the teachers.
Geçen Cumartesi Ming'in partisine gittin mi?Did you go to Ming's party last Saturday?
Bu akşam onun için bir veda partisi düzenliyoruz.We are giving a farewell party for him tonight.
Bu gece Claudia'nın partisine davetliyim.I'm invited to Claudia's party tonight.
Çocuklar Noel partisinde hediye değiştirdiler.The children exchanged presents at the Christmas party.
Biz bir sukiyaki partisinde eğlendik.We enjoyed ourselves at a sukiyaki party.
Biz Dr Kawamura onuruna bir veda partisi düzenledik.We held a farewell party in honor of Dr. Kawamura.
Onun için veda partisi düzenleyeceğiz.We are going to hold a farewell party for him.
Biz onun onuruna bir veda partisi verdik.We gave a farewell party in honor of her.
Sachiko'nun partisine davet edildim.I was invited to Sachiko's party.
Onun kokteyl partisine gidiyorum.I'm going to her cocktail party.
Onun doğum günü partisine davet edildim.I was invited to her birthday party.
Yarın bahçe partisi vereceğiz.We are to have a garden party tomorrow.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Yeni yıl partisinde çok eğlendik.We had a very good time at a New Year's party.
Hükümetin politikası muhalefet partisi tarafından eleştirildi.The policy of the government was criticized by the opposition party.
Ofis bir veda partisi veriyor.The office is having a farewell party.
Doğum günü partisinde beklenenden daha çok insan vardı.There were more people present at the birthday party than was expected.
Tomoko arkadaşlarının partisine gelmesini istedi.Tomoko asked her friends to come to her party.
Kötü hava koşulları nedeniyle, bahçe partisi iptal edildi.Owing to the bad weather, the garden party was called off.
Bir zamanlar bir akşam yemeği partisinde onunla aynı masaya oturdum.I once sat at the same table with him at a dinner party.
O, akşam yemeği partisi ile ilgili bir dakikalık açıklama verdi.He gave a minute description of the dinner party.
Beni doğum günü partisine davet etmesi çok kibarcaydı.He was very kind to invite me to his birthday party.
Akşam yemeği partisinde ona karısı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his wife at the dinner party.
Onun için bir hoş geldin partisi düzenledik.We had a welcome party for her.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
Beni doğum günü partisine davet etti.She invited me to her birthday party.
Doğum günü partisini sabırsızlıkla bekliyor.She is looking forward to her birthday party.
Bizi doğum günü partisine davet etti.She invited us to her birthday party.
Yarından sonra bir çay partisi verelim.Let's have a tea party the day after tomorrow.
Yarın arkadaşım için doğum günü partisi vereceğim.I'm going to give a birthday party for my friend tomorrow.
Yarın Nancy için bir veda partisi vereceğiz.We'll have a farewell party for Nancy tomorrow.
Muhalefet partisi gelir vergisini düşürmek için bir yasa tasarısı sundu.The opposition party put forward a bill to reduce income tax.
Muhalefet partisi hâlâ ısrarla skandal üzerinde duruyor.The opposition party is still harping on the scandal.
İktidar partisi vergi yasa tasarısını kabul ettirdi.The ruling party pushed its tax bill through.
İktidar partisi bozulmuş fakat muhalefet biraz daha iyi.The party in power is corrupt, but the opposition is little better.
İktidar partisi muhalefete karşı bir karalama kampanyası yürütüyor.The ruling party is running a smear campaign against the opposition.
Lumbagom nedeniyle, Koizumi'nin partisine katılamayacağım.Due to my lumbago, I won't be able to attend Koizumi's party.
Trang'in partisi bir cenaze sonrasında olduğu kadar eğlenceliydi.Trang's party was as much fun as a funeral wake.
Trang'in partisi ölüyü beklerken verilen bir ziyafet gibiydi.Trang's party was like a wake.
Sünnet partisi ne zaman düzenlenecek.When will the circumcision party be held?
Onun doğum günü partisi yarın akşam düzenlenilecek.Her birthday party will be held tomorrow evening.
Onun doğum günü partisi yarın akşam olacak.Her birthday party will be tomorrow evening.
Her şey için görgü kuralı vardır, hatta bir seks partisinin bile.There's proper etiquette for everything, even an orgy.
Onların partisi seçimlerde en fazla oyu aldı.Their party won the most votes in the election.
Bir doğum günü partisiyle kuzenimi şaşırttık.We surprised my cousin with a birthday party.
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Partisinin adaylığını kazanmadı.He did not win his party's nomination.
Bazı Amerikalılar Komünist Partisi'ne katıldı.Some Americans joined the Communist Party.