Roma'da günmüzdeki siyasal partilere benzer oluşumlar yoktu.Nos tempos dos romanos era igualado a Marte.
Siyasal partilere izin verilmedi.Symbolen van politieke partijen werden niet toegestaan.
Türkiye'de milletvekili seçimlerin siyasi partilere %10 barajı uygulanır.Een nog hogere kiesdrempel van 10% geldt in Turkije.
Ayrıca gala gibi resmî partilere de giyilir.Ook de kleding zelf wordt gala genoemd.
Siyasi partilere hazine yardımı yapılması kararı alındı.De Wet subsidiëring politieke partijen is ingetrokken.
Solda kanattaki partilere birleşin çağrısı ön plana çıktı.Przygotowania do operacji lewego skrzydła frontu weszły w decydującą fazę.
Batı Avrupa'daki komünist partilere ise hiçbir şekilde bilgi verilmez.O krańcach zaś Europy na zachód nie umiem nic pewnego powiedzieć.
Seçim sonuçları en azından önemli kentlerde, Cumhuriyetçi partilere büyük bir kayma olduğunu gösterdi.W wyborach nowych merów okręgów paryskich zdecydowane zwycięstwo odnieśli umiarkowani republikanie.
Siyasal partilere izin verilmedi.Partipolitiska arrangemang tillåts inte.
Siyasal partilere izin verilmedi.Політичні партії заборонені.
Milletvekilleri genelde belirli siyasi partilere bağlıdır.Як правило, політики належать до політичних партій.
Tom partilere giderdi.Раніше Том ходив на вечірки.
Siyasal partilere izin verilmedi.Byly povoleny politické strany.
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.Během přestavby došlo k zesílení opevnění a bylo zbořeno předzámčí.
Siyasal partilere izin verilmedi.Partidele politice au fost interzise.
Siyasal partilere izin verilmedi.Poliittiset puolueet ovat sallittuja.
Konserlerden sonraki partilere katılmıyorum.Repeat.:n jälkeisissä konserteissa.
Yönetimdeki tüm üyeler sosyalist partilere üyedir.Kaikki järjestön jäsenet kuuluivat myös sosiaalidemokraattiseen puolueeseen.
Siyasal partilere izin verilmedi.Δεν επιτρέπεται η λειτουργία πολιτικών κομμάτων.
Uzun Parlamento 1641’de kendi içinde rakip partilere bölündü.4046. "Han kæmpede for sunde råvarer".
Siyasal partilere izin verilmedi.Politiske partier kunne forbydes.
Siyasi partilere hazine yardımı yapılması kararı alındı.Igjen måtte en tildeling av lisensandeler behandles politisk.
Ayrıca gala gibi resmî partilere de giyilir.Formelle klær slik som galla.
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Sjølstyremyndighetene og myndighetene i Gaza må snarest frigi alle politiske fanger.
Batı Avrupa'daki komünist partilere ise hiçbir şekilde bilgi verilmez.西欧の政治指導者は掲載されていない。
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.間榎津真(まえの つま) 秀人の前妻で乙人の実母。
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.昴與愛蜜莉雅於是重返王都,並與之前分別的舊識們重逢。
Roma'da günmüzdeki siyasal partilere benzer oluşumlar yoktu.當年羅馬沒有類似近代政黨的東西。
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.사오정(沙悟淨)도 예전에는 천계의 영소전(靈霄殿)에 살았던 권렴대장(捲簾大將)이었다.
Roma'da günmüzdeki siyasal partilere benzer oluşumlar yoktu.בתקופה זו לא היו מאבקים פוליטיים חריפים בין הקבוצות החברתיות ברומא.
Siyasal partilere izin verilmedi.Политическите партии са забранени.
Siyasal partilere izin verilmedi.Političke stranke su zabranjene.
Batı Avrupa'daki komünist partilere ise hiçbir şekilde bilgi verilmez.Žiadne zo západoeurópskych družstiev sa nepredstavilo.
Yapılan seçimlerde ülke nüfusunun %12'si bu arzuyu taşıyan partilere oy vermiştir.Preto nie je podivuhodné, že okolo 93 % hlasujúcich občanov zahlasovalo tak, ako režim chcel.
Yapılan seçimlerde ülke nüfusunun %12'si bu arzuyu taşıyan partilere oy vermiştir.S tem patentom je volilno pravico imelo le 12 % vsega prebivalstva.
Türkiye'de milletvekili seçimlerin siyasi partilere %10 barajı uygulanır.Bulgaarias kehtib valimisliitudele ja erakondadele 4% üleriigiline valimiskünnis.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.Când merg la petreceri, oamenilor nu le ia mult timp să afle că sunt om de ştiinţă şi studiez sexul.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.Když jdu na večírek, většinou lidem netrvá dlouho přijít na to, že jsem vědkyně, co se zabývá sexem.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.Kiedy chodzę na imprezy, zwykle bardzo szybko ludzie dowiadują się, że jestem naukowcem i zajmuję się seksem.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.제가 파티에 가면 사람들은 제가 섹스를 연구하는 과학자라는
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.Quando sono a una festa, la gente in breve tempo scopre che sono una ricercatrice, e mi occupo di sesso.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.Quando vou a festas não demora muito para as pessoas descobrirem que sou uma cientista e estudo o sexo.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.Όταν πάω σε πάρτι, ο κόσμος μαθαίνει πολύ γρήγορα πως είμαι επιστήμονας και μελετώ το σεξ.
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.כשאני הולכת למסיבות, זה בדרך כלל לא לוקח לאנשים הרבה זמן לגלות
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.عندما أذهب الى الحفلات عادة لا يستغرق الكثير من الوقت ليكتشف الناس
Partilere gittiğimde insanların bir bilim insanı olduğumu ve seks üzerine çalıştığımı anlamaları çok sürmüyor.セックスを研究する 科学者であることが すぐにばれてしまいます
Şimdi istediğiniz gibi partilere gidebilirsiniz.이제 여러분이 파티에 가서 그리고 맬서스 한계와 같은
Şimdi istediğiniz gibi partilere gidebilirsiniz.و الان يمكنكم الذهاب الاحزاب