Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.În urma scrutinului, niciun partid nu a reușit sa obțină o majoritate.
Bu partilerden özellikle ikisi çatışmalarda başı çekmekteydi: Nazi Partisi ve Komünist Parti.Ca urmare, ei au fost în dezacord pe toate temele: a Internaționalei și a Comunei din Paris.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Az ezt követő választásokon azonban egyik párt sem tudott többséget szerezni.
Siyasî partilerden bağımsızdır.Osakunnat ovat poliittisesti sitoutumattomia.
Avustralya İşçi Partisi (İngilizce: Australian Labor Party; ALP), Avustralya'daki siyasal partilerden biridir.Το Αυστραλιανό Εργατικό Κόμμα (ALP· μερικές φορές απλά Εργατικοί) είναι ένα Αυστραλιανό πολιτικό κόμμα.
Böylece toplamda bütün diğer partilerden daha fazla yönetime katılmıştır.Εκείνη την περίοδο είχε αφιερωθεί περισσότερο στη σύνθεση από οτιδήποτε άλλο.
İnsan Hakları Koruma Partisi Bağımsız Samoa Devleti'ndeki siyasi partilerden biridir.Human Rights Protection Party er et politisk parti i Samoa.
Siyasî partilerden bağımsızdır.Foreningen er partipolitisk uafhængig.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.Hvad der udmærker dem, er for det første store formelle fortrin.
O, partilerden nefret eder.Dia benci pesta.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Ingen av forslagene hadde dermed flertall.
Liberal Halk Partisi, (İsveçce: Folkpartiet liberalerna) İsveç'te bulunan siyasî partilerden biridir.Liberalerna (L) er Sveriges liberale parti.
Monarşinin yerini kendisini Geçici Hükûmet ilan eden siyasi partilerden oluşan titrek bir koalisyon aldı.Kekuasaan monarki digantikan oleh koalisi partai politik yang menamakan dirinya Pemerintah Provisional.
Liberal Halk Partisi, (İsveçce: Folkpartiet liberalerna) İsveç'te bulunan siyasî partilerden biridir.Partak Rakyat Liberal (Bahasa Swedia: Folkpartiet liberalema, FP) adalah sebuah partai politik di Swedia.
Kongre delegesi, Cumhuriyet'in partilerden ziyade yerel Guberniya Sovyeti tarafından seçilecekti (4).Đại biểu Quốc hội sẽ được bầu bởi Guberniya địa phươngLiên Xô, chứ không phải là đảng Cộng hòa (4).
Sosyalist ve muhafazakârlar arasındaki kamp sadece siyasi partilerden oluşmuyordu.社会主義と保守主義双方の陣営は、ただ単に政党を成立させただけではなかった。
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.どの党も過半数を確保できず。
Avustralya İşçi Partisi (İngilizce: Australian Labor Party; ALP), Avustralya'daki siyasal partilerden biridir.オーストラリア労働党(オーストラリアろうどうとう、英語:Australian Labor Party、略号:ALP)は、オーストラリアの議会政党である。
Reform Partisi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi partilerden biridir.アメリカ改革党(アメリカかいかくとう、American Reform Party)とは、アメリカ合衆国の少数政党。
Çeşitli medya gruplarından gazeteciler ve siyasi partilerden siyasetçiler de destek ziyaretinde bulundu.多数の政治評論家・ジャーナリスト・政治家等が寄稿している。
Aşırı milliyetçi partilerden oluşmuştur.전국적인 국제 팬들을 위한 것이다.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.באותן בחירות, אף אחת מהמפלגות הגדולות לא זכתה ברוב מכריע.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Нито един от двамата кандидати обаче не успява да получи мнозинство от подадените гласове.
Fransa'daki merkez sağ siyasi partilerden biriydi.Francija je bila politični center.
Böylece toplamda bütün diğer partilerden daha fazla yönetime katılmıştır.Pri tej obliki agencija poskrbi za vso ostalo administracijo.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Da quando nel Regno Unito è vietato fumare negli spazi pubblici non mi sono più goduto un cocktail party.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.영국에서 공공 장소에서의 흡연이 금지된 이후 저는 다시는 술자리를 즐길 수 없게 되었습니다.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Od doby, kdy v Británii zakázali kouření na veřejných místech, jsem si už neužil žádný večírek.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Odkąd w UK zabroniono palenia w miejscach publicznych przestałem cieszyć się z zakrapianych imprez.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Odkar so v Veliki Britaniji prepovedali kajenje na javnih mestih, nisem nikoli več užival na zabavah.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Odkedy v Anglicku zakázali fajčenie na verejných miestach, nevedel som si užiť žiadny spoločenský večierok.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Ossia, da quando in Gran Bretagna è stato proibito il fumo nei luoghi pubblici, non mi godo più le feste.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.שהוא, מאז שאסרו בבריטניה על עישון במקומות ציבוריים לא נהניתי יותר מאז ממסיבת קוקטייל
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.هو أنه منذ منع التدخين في الأماكن العامة في المملكة المتحدة لم أتمكن من الاستمتاع بحفل شراب بعد ذلك أبداً.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.私はそれ以来二度と飲み会を楽しめませんでした (笑)