Başkan adayları gerek Milli Partiler gerekse de bağımsız olarak adaylığa başvurabilirler.Egyéni képviselőjelölt lehet független vagy párt jelöltje.
Bununla birlikte diğer tüm partiler sistem dışında bırakıldı.A többi pártot felszámolták.
Çoğu eyalette federal düzeydeki partilerin karşılığı olan eyalet düzeyinde partiler vardır.A tartományok nagyjából lakosságuk arányában kapnak képviseletet a Szövetségi Tanácsban.
Aralarında etnik ya da dini ayrışımlar yoktu; Kurumsal olarak kazanılmış haklara sahip siyasi partiler yoktu.Alig volt olyan nemzeti ügy vagy társadalmi mozgalom, amelynek pártját ne fogta volna.
İsveç girişiminden ilham alınarak 40'ın üzerinde ülkede korsan partiler ortaya çıkmıştır.A svédek sikere után a világ számos pontján megalakultak a Kalózpártok.
Ama siyasi partiler bir isim üzerinde anlaşması mümkün olmadı.A széthúzó pártok nem tudtak konszenzusra jutni egy kérdésben sem.
Pehlivanköy'ün belediye başkanlığı seçimlerini genellikle merkez sağ partiler kazanmaktadır.Petry megválasztását általában a párt jobbra tolódásaként értelmezték.
Siyasal partilere izin verilmedi.Poliittiset puolueet ovat sallittuja.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.Rautakaarti kiellettiin ja sen johtajat vangittiin tai karkotettiin maasta.
Asla siyasetle ilgilenmedim, hiçbir siyasi partilerde yer almamaktayım.Arvonen ei ollut kiinnostunut politiikasta, eikä kuulunut milloinkaan edes ammattiliittoon.
1961'de Birlik Partileri genel seçimler sonucunda kesin çoğunluğu kaybetti.Vasta vuoden 1956 vaaleissa kommunistit menettivät yksinkertaisen enemmistönsä.
Hristiyan Araplar, Arap partilerinde aktif rol almaktadır.Kytheralaiset osallistuvat aktiivisesti uskonnollisiin juhliin.
Ocak 1953 tarihinde ise kendi siyasi yapıları haricindeki bütün siyasi partileri yasaklamıştır.Vuonna 1976 hän kielsi kaikki muut poliittiset puolueet paitsi omansa.
Siyasi partilerin, derneklerin ve sendikaların etkinlikleri durduruldu.Puolueiden, ammattiliittojen ja oppositiolehtien toiminta laillistettiin.
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Lopulta valtion ja kirkon riita saatiin sovittua.
Konserlerden sonraki partilere katılmıyorum.Repeat.:n jälkeisissä konserteissa.
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.Yhteistyötä tehdään laajasti eri tahojen kanssa.
Liberal enternasyonal, liberal siyasi partilerin bir araya geldikleri uluslararası bir forumdur.Liberal International on liberaalipuolueiden kansainvälinen kattojärjestö.
Siyasî partilerden bağımsızdır.Osakunnat ovat poliittisesti sitoutumattomia.
1975 seçimlerinden sonra siyasi partiler koalisyon hükümeti şartlarını kabul edemedi.Vuoden 1975 eduskuntavaalien jälkeen poliittiset puolueet eivät saaneet muodostettua hallitusta.
Yönetimdeki tüm üyeler sosyalist partilere üyedir.Kaikki järjestön jäsenet kuuluivat myös sosiaalidemokraattiseen puolueeseen.
Shen: Partilerinden birine benziyor.Siimes eroaa puolueensa johdosta.
Bu grupların siyasi partilerin kökenini oluşturdukları söylenebilir.Hän on lehden mukaan onnistunut luomaan puolueiden välisiä liittoja.
1990-2006 yılları arasında değişik partilerde Genel Sekreteri olarak 4 kez görev yaptı.Την περίοδο 1990-2006, υπηρέτησε συνολικά 4 φορές στο αξίωμα του Γενικού Γραμματέα σε διαφορετικά κόμματα.
Avustralya İşçi Partisi (İngilizce: Australian Labor Party; ALP), Avustralya'daki siyasal partilerden biridir.Το Αυστραλιανό Εργατικό Κόμμα (ALP· μερικές φορές απλά Εργατικοί) είναι ένα Αυστραλιανό πολιτικό κόμμα.
14 Kasım'da koalisyon anlaşması partiler tarafından kabul edildi.Η συμφωνία συνασπισμού εγκρίθηκε κι από τα δύο κόμματα σε κομματικά συνέδρια στις 14 Νοεμβρίου .
Bununla birlikte diğer tüm partiler sistem dışında bırakıldı.Πάντως η άλλες ομάδες έχουν αποκλειστεί.
İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi.Είναι η πρώτη φορά που τα κεντροαριστερά κόμματα πέτυχαν τόσο μεγάλη εκλογική νίκη.
Diğer siyasi partiler ise, Komünist Parti ile birleşmeye zorlanarak, siyasi yaşamdan silinip gittiler.Σιγά σιγά, όμως, όλες οι άλλες κομμουνιστικές οργανώσεις αναγκάστηκαν να βγουν από την πολιτική ζωή.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Τα πολιτικά κόμματα παρέμειναν απαγορευμένα στη χώρα.
Ardından da partilerdeki eski sevgilileri hakkında ağlaşan kızların etrafında dans eden kız işte bu dedim.Κι έπειτα αρχίζει να χορεύει στους τάφους των πρώην συντρόφων του.
Böylece toplamda bütün diğer partilerden daha fazla yönetime katılmıştır.Εκείνη την περίοδο είχε αφιερωθεί περισσότερο στη σύνθεση από οτιδήποτε άλλο.
Cemiyetin dönemin siyasi partileri ile bir ilişkisi yoktur.Δεν αναμείχθηκε με την πολιτική της εποχής του.
Partiler düzenlerler.Οι Δεξιώσεις.
Siyasal partilere izin verilmedi.Δεν επιτρέπεται η λειτουργία πολιτικών κομμάτων.
Muhtar seçiminde siyasi partiler aday gösteremezler.Δεν επιτρέπεται να κατέρχονται στις εκλογές πολιτικά κόμματα.
1947'de, Kominform'u düzenledi, Avrupa'nın komünist partilerini koordine etmeyi tasarladı.I 1947 opbyggede han Kominform, som skulle have til opgave at koordinere de kommunistiske partier i Europa.
Bu arkadaş grubunun maceraları var, partileri atar, arkadaş edinir ve kendilerini ifade eder.I denne verden har gruppen af venner eventyr, kaste partier, få venner og være sig selv.
Ayrıca Anayasa Partisi ve Liberal Parti de eyaletteki diğer siyasi partilerdir.Partierne Constitution Party og Libertarian Party er dog også organiseret i delstaten.
Partiler düzenlerler.Festivalens arrangør.
Liberal enternasyonal, liberal siyasi partilerin bir araya geldikleri uluslararası bir forumdur.Liberal International er den internationale sammenslutning af liberale og socialliberale partier.
Bu liste Japonya'daki siyasi partiler listesi'dir.Det er en liste over politiske partier i Tyskland.
İnsan Hakları Koruma Partisi Bağımsız Samoa Devleti'ndeki siyasi partilerden biridir.Human Rights Protection Party er et politisk parti i Samoa.
Bu partiler marksist, sosyalist, komünist veya sosyal demokrat olabilir.Partiet er et socialistisk, marxistisk, og kommunistisk parti.
Birçok ülkede liberteryen siyasi partiler mevcuttur.Der findes kristeligt demokratiske partier i mange lande.
DM üyelerinin birçoğu, yeni siyasi partilerin kuruluşuna katıldılar ve önemli görevler üstlendiler.De fleste af de lejre, der blev oprettet for at huse de mange nye fanger, fik særskilte økonomiske opgaver.
Türkiye'de Siyasal Partiler.Politiske partier i Island.
Siyasî partilerden bağımsızdır.Foreningen er partipolitisk uafhængig.
Uzun Parlamento 1641’de kendi içinde rakip partilere bölündü.4046. "Han kæmpede for sunde råvarer".
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Dér opstod en strid mellem Sambandspartiet og Selvstyrepartiet.
Siyasal partilere izin verilmedi.Politiske partier kunne forbydes.
Fakat hükümeti parlamentodaki diğer küçük partilerin desteğine bağlıydı.Maliki havde støtte fra de andre grupper i nationalforsamlingen.
Beş siyasi partilerin bu hükümete dahil edildi.Regeringskoalitionen består af fem partier.
Bazı siyasi partilerde delegelik yaptı.Nogle medlemmer havde aktiviteter i politiske partier.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.Hvad der udmærker dem, er for det første store formelle fortrin.
Birleşik Sol (İspanyolca: Izquierda Unida, IU), İspanya'da bir sol siyasi partiler ittifakıdır.Izquierda Unida (IU – Det forenede venstre) er et spansk politisk parti.
Seçildikleri yıllara göre belediye başkanları ve partileri şöyledir: Beldede 6 mahalle bulunmaktadır.Kredsen rummede flg. kommuner og valgsteder: Del af Københavns Kommune 6.
1947'de, Kominform'u düzenledi, Avrupa'nın komünist partilerini koordine etmeyi tasarladı.I 1947 bygde han opp Kominform, som skulle ha til oppgave å koordinere de kommunistiske partier i Europa.
Bütün partiler ve hatta SPD bile savaş harcamalarını onayladı.Til slutt stemte alle partiene, unntatt SPD, for loven.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.De andre politiske partiene ble etterhvert forbudt.