Sırp ve Yugoslav komünist partilerinde uzun bir kariyere sahipti.He had a long career in the Serbian and Yugoslav communist parties.
Bunların yanı sıra koalisyonda küçük partiler ve hareketler de yer alıyor.[1][2][3]Besides them, the coalition also includes minor parties and movements.[38][39][40]
Siyasi PartilerPolitical Parties
16-18 Mart 2018'de DISI ve diğer Yunan merkez sol partileri Değişim Hareketi'nde birleşti.[1][2]On 16–18 March 2018, DISI and other Greek centre-left parties merged into Movement for Change.[7][8]
Bölgelere göre kazanan partilerin yüzdeleri.Percentages of parties winning by region.
Partileri Cortés tarafından batı Meksika bölgesini keşfetmeleri için gönderilmiştir.Their party had been sent by Cortés to explore the region of western Mexico.
Yeni yasa, partilerin birleşik listelerde yer almasını da önleyecek.[1]The new law will also prevent parties from running on unified lists.[10]
Kalan koltuklar "halkçı örgütler" ve diğer küçük partiler arasında bölündü.The remaining seats were divided among "popular organizations" and other minor parties.
Lübnan'da İslami Grup Sünni, Hizbullah Şii İslamcı siyasi partilerdir.Islamic Group (Lebanon) is a Sunni Islamist political party in Lebanon.
İslamcı siyasi partilerin çoğu muhaliftir.In terms of performance, most of the Islamist political parties are oppositions.
Düşes olarakta bilinen Florence Harding, verdiği zarif partilerle Beyaz Saray'a iyi uyum sağladı.Known as The Duchess, she adapted well to the White House, where she gave notably elegant parties.
SKP ve Baas Partisi, işçiler arasında kitlesel protestolar düzenleyebilen tek partilerdi.[7]The SCP and the Ba'ath Party were the only parties able to organise mass protests among workers.[7]
Devrimci siyasi partilerin sayısı dramatik bir şekilde arttı.The number of revolutionary political parties rose dramatically.
Sol kanat siyasi partiler, kadın haklarını ve transeksüel haklarını destekleme eğilimindedir.Left wing political parties tend to support women's rights and transgender rights.
2000'lerden ya da bazı ülkelerde 1990'lardan bu yana, sol siyasi partiler iktidara yükselmiştir.Since the 2000s, or 1990s in some countries, left-wing political parties have risen to power.
El-Fetih'e bağlı partiler ve onlara bağlı STK'lar daha sıkı kontrollere tabi tutuldu.Parties affiliated with Fatah, as well as affiliated NGOs, have been subjected to stricter controls.
Partilere davet edilmiyorum.Ich werde nicht zu Feiern eingeladen.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Alle anderen politischen Parteien wurden verboten.
Hristiyan Araplar, Arap partilerinde aktif rol almaktadır.Christliche Araber spielten in den arabischen politischen Parteien Israels eine wichtige Rolle.
1973 yılında itibaren yasak olan siyasi partilerin durumu 2006 yılından bu yana belirsiz bir durumdadır.Ab 1973 waren politische Parteien verboten, seit 2005 ist ihr Status unklar.
Colmar, 1947 yılından bu yana sürekli muhafazakar partiler tarafından idare edilmiştir.Colmar wird seit 1947 ununterbrochen von Bürgermeistern aus dem konservativen Lager regiert.
Eylül 1951 seçimlerinden ise partisi EPEK, merkez partilerin en güçlüsü olarak çıktı.Aus den Wahlen zur Nationalversammlung vom August 1951 ging seine EPEK als stärkste Partei der Mitte hervor.
Yönetimdeki tüm üyeler sosyalist partilere üyedir.Dieser Regierung werden alle sozialistischen Parteien angehören.
Avrupa siyasi partileri Avrupa Parlamentosu seçimleri boyunca kampanya düzenleme münhasır hakkına sahiplerdir.Jeder Unionsbürger hat das Wahlrecht bei den Wahlen zum Europäischen Parlament.
Siyasal partilere izin verilmedi.Politische Parteien waren nicht zugelassen.
Partiler düzenlerler.Parties feiern.
Bu amaçla İtalya'da çeşitli partiler kuruldu.Dazu kommen zahlreiche Konferenzen in Italien.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.Gleichzeitig wurden ihre Gottesdienste verboten.
Siyasi partilerin yeniden kurulmasına izin verilmiştir.Nun sind wieder Oppositionsparteien zulässig.
NSDAP'nin rakip partileri düşüş yaşadı.Der Anteil an NSDAP-Mitgliedern in der Bevölkerung stieg rasant.
Siyasî partilerden bağımsızdır.Er ist parteipolitisch unabhängig.
Türkiye'de milletvekili seçimlerin siyasi partilere %10 barajı uygulanır.Das türkische Wahlsystem sieht für Parteien eine landesweite Sperrklausel von zehn Prozent vor.
Bir kez seçildikten sonra, bu adaylar tekrar eski partilerine üye olabilecekti.Allerdings können sie, wenn sie gewählt worden sind, wieder in ihre Parteien eintreten.
Bu, küçük partilerin lehine bir gelişmeydi.Dies war günstig für kleine Parteien.
Fakat bunlar asla gerçek anlamda muhalefet partileri değildir.Nicht immer handelte es sich dabei um Kreuzer im eigentlichen Sinn.
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.In der Verbandsliga konnten sich die Emsdettener schnell etablieren.
Sol partilerin yürüttüğü bir kampanya sonrasında kültür merkezine dönüştürüldü.Durch Flurbereinigungen wurde ein Teil der Landschaft später zu Kulturland umgewandelt.
Harekât karşıtı açıklamalar diğer partilerce de yinelendi.Auch antisemitische Einstellungen waren unter den Mitgliedern verbreitet.
Ben partileri seviyorum.Me encantan las fiestas.
Ermenistan'daki siyasi partiler listesi, Ermenistan'daki siyasi partilerin listesidir.Die folgende Liste stellt die politischen Parteien in Albanien dar.
Başka partiler yasaklanmıştır.Weitere Auftritte wurden verboten.
Fianna Fáil (Kaderin Askerleri), İrlanda'nın en büyük siyasi partilerinden birisidir.Er trat der Fianna Fáil, der größten Partei Irlands, bei.
Bunun üzerine sol partilerin birleşmesi gündeme geldi.Daraufhin kam das Thema der Fusionierung der Linksparteien wieder auf.
Partiler gruplar oluşturarak iş birliği yapabilirler.Der Gemeinsame Ausschuss kann Arbeitsgruppen einsetzen.
Özellikle Siyasi Partiler kitabı önemli sayılmaktadır.Von entscheidender Bedeutung waren daher die Wahlvorschlagslisten der politischen Vereine.
NSDAP dışındaki diğer milliyetçi partilerin kapatılmasıyla, bu partilerin üyelerinin çoğu NSDAP'ye katıldılar.Da die anderen Parteien verboten wurden, erhielt die NSDAP letztendlich die Mehrheit.
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Damit einher gingen Streitigkeiten in der Parteiführung und Parteiaustritte.
10.Konferansa katılan partiler şu şekildedir:Am Festival nahmen folgende zehn Künstler teil:
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Bei keiner der Wahlen erreichte er jedoch die Mehrheit der Stimmen.
Ayrıca bu sırada ilk güçlü işçi sendikaları ve partileri kurulmaya başladı.Außerdem gründeten sich erste größere Fabriken und suchten Arbeiter.
Bunun üzerine söz konusu partiler, ülke çapında bir referandum yapılması için girişim başlattılar.Daraufhin beantragten die Initiatoren die Einleitung eines Volksentscheids.
Seçim sonrasında istifa sorusuna şu şekilde yanıt verdi: “CHP'yi diğer partilere benzetmeyin.Der Tweet, der die Kontroverse auslöste lautete: “Stop comparing drake to me too....
1980 Darbesi sonrasında tüm siyasi partilerle birlikte kapatıldı.1980 wurde die MHP, wie alle anderen Parteien, nach dem damaligen Militärputsch verboten.
Canbolat Mayıs 1951’de Beyrut’ta ilk sosyalist Arap partileri kongresini toplar.Joumblatt réunit en mai 1951 à Beyrouth la première convention des partis arabes socialistes.
1947'de, Kominform'u düzenledi, Avrupa'nın komünist partilerini koordine etmeyi tasarladı.En 1947, il organise le Kominform, dont le but était la coordination des partis communistes en Europe.
GUE/NGL, ulusal partilerin milletvekillerinden oluşan konfederal bir gruptur.Le groupe GUE/NGL est un groupe confédéral : il est composé de délégations nationales et de partis membres.
Parlamento fesh edilmedi, partiler kapatılmadı, Anayasa askıya alınmadı.L'Assemblée est dissoute, les partis suspendus, la Constitution abrogée.
1944 yılıyla birlikte Suriye ve Lübnan politik partileri ayrılırlar.À partir de 1944, les partis politiques syriens et libanais se sont séparés.
Siyasi partilere ise 14 meclis üyeliği hakkı verildi.14 partis politiques sont légalisés.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Tous les partis politiques sont interdits.