Sünnet partisi ne zaman düzenlenecek.When will the circumcision party be held?
Ben partileri seviyorum.I love parties.
Partinizde kaç kişi var?How many are in your party?
Partiye gidersem, birkaç şişe şarap alacağım.If I go to the party, I'll take some bottles of wine.
Cathy'nin partide ne giydiğini hatırlıyor musunuz?Do you remember what Cathy was wearing at the party?
Partide onun ne yaptığını bilmiyoruz.We don't know what he did at the party.
Onun bir bebek bakıcısı yok, bu yüzden partiye gidemiyor.She doesn't have a babysitter, so she can't go to the party.
Onun doğum günü partisi yarın akşam düzenlenilecek.Her birthday party will be held tomorrow evening.
Onun doğum günü partisi yarın akşam olacak.Her birthday party will be tomorrow evening.
Ben partiye katılmak istiyorum.I'd like to attend the party.
Partiye sadece altı kişi geldi.Only six people came to the party.
Parti büyük bir başarıydı.The party was a great success.
Kate arkadaşlarını görmek için partiye gitti.Kate went to the party to see her friends.
Onun doğum günü partim için getirdiği şeye bak.Look at what she brought for my birthday party!
Lütfen partime gelir misin?Will you please come to my party?
Lütfen doğum günü partime katıl.Please attend my birthday party.
Tanrı şahidimdir ki Tom, planladığın sürpriz partiden ona bahsetmedim.As God as my witness Tom, I didn't tell her about the surprise party you're planning.
Beni doğum günü partine davet ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for inviting me to your birthday party.
Kart hilelerini nasıl yapacağını öğrenirsen her zaman partiyi canlandıran sen olacaksın.If you learn how to do card tricks you'll always be the life of the party.
Her şey için görgü kuralı vardır, hatta bir seks partisinin bile.There's proper etiquette for everything, even an orgy.
İşten sonra bir parti var.There's a party after work.
Onun doğum gününde her zaman parti yaparız.We always have a party on his birthday.
Yirmi kişi partiye katıldı.Twenty people attended the party.
Onların partisi seçimlerde en fazla oyu aldı.Their party won the most votes in the election.
Partinin sonunda, sadece iki misafir kaldı.At the end of the party, only two guests remained.
Tom parti hakkında konuşarak sürprizi bozdu.Tom ruined the surprise by talking about the party.
Bir doğum günü partisiyle kuzenimi şaşırttık.We surprised my cousin with a birthday party.
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Parti nerede?Where's the party?
O, partilerde garip ve çekingendi.She was awkward and reserved at parties.
Parti büyük bir odada gerçekleşti.The party took place in a big room.
Partiye Jim de geliyor.Jim's coming to the party, too.
O yüksek toplum partilerinin tümünde bir demirbaştır.She's a fixture at all the high-society parties.
O, dün akşamki partide ortaya çıkmadı.He didn't show up at the party yesterday evening.
O, parti birliği hakkında konuştu.He spoke of party unity.
O, Cumhuriyetçi Parti'nin bir üyesiydi.He was a member of the Republican Party.
Cumhuriyetçi Parti'de faaliyet gösterdi.He became active in the Republican Party.
Partisinin adaylığını kazanmadı.He did not win his party's nomination.
O, Cumhuriyetçi Parti'yi büyük bir başarı ile yönetti.He had led the Republican Party with great success.
Bazı Amerikalılar Komünist Partisi'ne katıldı.Some Americans joined the Communist Party.
Birkaç parti lideri özel olarak görüştü.Several party leaders met in private.
Cumhuriyetçi Parti liderleri Devlet Başkanı Hayes'i eleştirdiler.Republican Party leaders criticized President Hayes.
Cumhuriyetçi Parti liderleri Başkan Hayes'i eleştirdi.Republican Party leaders criticized President Hayes.
Konu partiyi böldü.The issue split the party.
Parti gerçekten sıkıcıydı.The party was really boring.
Max Julia'ya onun veda partisine neden gelemediğini açıkladı.Max explained to Julia why he could not come to her farewell party.
Max neden veda partisine gelemediğini Julia'ya açıkladı.Max explained to Julia why he could not come to his farewell party.
Yarın partiye gelecekmisin?Will you come to the party tomorrow?
Sosyalist Parti oyların sadece% 18'ini aldı.The Socialist Party only got 18% of the votes.
Partide onun giymesi için bir gömlek satın aldı.She bought a shirt for him to wear to the party.
O, partiye niçin geç kaldığını ona açıkladı.She explained to him why she was late for his party.
O, partide beni ona tanıttı.She introduced me to him at the party.
O, onu partisine davet etti.She invited him to her party.
Onun partisi için ona bir pasta yaptı.She made him a cake for his party.
Onunla birlikte partiye katılması gerekiyordu.She was supposed to attend the party with him.
Onun elbisesi partide herkesin dikkatini çekti.Her dress attracted everyone's attention at the party.
Sanırım bir parti düzenlememin zamanıdır.I think it's time for me to organize a party.
Sanırım küçük bir parti yapmamın zamanıdır.I think it's time for me to throw a little party.
Bay Jones için bir veda partisi yapıldı.A farewell party was held for Mr. Jones.
Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.A goodbye party was held for Mr. Jones.