Dün geceki partide çok fazla içtim.I drank too much at the party last night.
Partide keyif aldığına sevindim.I'm glad you enjoyed the party.
Sence Tom partiden keyif aldı mı?Do you think Tom enjoyed the party?
En son ne zaman bir partiye gittiniz?When was the last time you went to a party?
Bu sene yine evinizde Sevgililer Günü partisi yapıyor musunuz?Are you having a Valentine's Day party at your house again this year?
Sami ve Leyla partiye katılıyorlardı.Sami and Layla were partying.
Sami'nin her gün partileri vardı.Sami had parties every day.
Sami her gün partiler veriyordu.Sami had parties every day.
Şimdi parti yapıyoruz.Now we party.
Sami yeni evinde bir parti verdi.Sami threw a party in his new house.
Sanırım Tom'a partiden söz etmeyi unuttum.I think I forgot to tell Tom about the party.
Tom partimize gelemedi.Tom wasn't able to come to our party.
Tom bizim partimize gelemedi.Tom wasn't able to come to our party.
Tom ve Mary bir parti veriyorlar.Tom and Mary are having a party.
Tom'u partinize davet etmeniz gerekir ama geleceğinden şüpheliyim.You should invite Tom to your party, but I doubt that he'll come.
Geçen gece partide eğlenmedim.I didn't enjoy myself last night at the party.
Tom kız kardeşini partiye götürecek.Tom will take his sister to the party.
Tom'a partiden söz ettim.I told Tom about the party.
Partilere gitmek hoşuma gidiyor.I like going to parties.
Tom'a partiye ne getireceğini çoktan söyledim.I've already told Tom what to bring to the party.
Tom ve Mary bir yıldız izleme partisine gitti.Tom and Mary went to a stargazing party.
Sen ve ben partiye birlikte gitmeliyiz.You and I should go to the party together.
Tom doğum günü partine davet edildi mi?Was Tom invited to your birthday party?
Tom, Mary'nin doğum günü partisine davet edildi mi?Was Tom invited to Mary's birthday party?
Sen ve Tom bu gece partiye gidiyor musunuz?Are you and Tom going to the party tonight?
Tom'u partiye gitmeye ikna ettim.I convinced Tom to go to the party.
Bu gece bir parti veriyorum ve hepiniz davetlisiniz.I'm having a party tonight, and you're all invited.
Büyük bir parti düzenledik.We organized a huge party.
Büyük bir parti organize ettik.We organized a huge party.
Mary'nin partisine gitmiyor musun?Aren't you going to Mary's party?
Tom için bir parti vermek istiyorum.I want to have a party for Tom.
Mary bana onun geleceğini söylediği için Tom benim partime geldiğinde şaşırmadım.I wasn't surprised when Tom showed up at my party because Mary told me he'd be coming.
Partine gelmemi gerçekten istiyor musun?Do you really want me to come to your party?
Tom'un neden Mary'yi partisine davet etmediğini biliyor musun?Do you know why Tom didn't invite Mary to his party?
Neden Tom'un partisinde olmadığımı bilmek ister misin?Do you want to know why I wasn't at Tom's party?
Tom'un neden Mary'nin partisinde olmadığını biliyor musun?Do you know why Tom wasn't at Mary's party?
Parti nerede yapılacak?Where's the party going to be held?
Tom partide iyi vakit geçiriyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be having a good time at the party.
Tom'u partime davet etmemem gerekirdi.I shouldn't have invited Tom to my party.
Arkadaşlarım ve ben sana bir veda partisi vermek istiyoruz.My friends and I want to throw you a goodbye party.
Tom ve Mary partinde eğlendiklerini söylediler.Tom and Mary said they had fun at your party.
Tom partisinde çektiği resimleri e-postayla Mary'ye yolladı.Tom emailed Mary the pictures he took at her party.
Tom bir parti planlıyordu.Tom was planning a party.
Tom, partime davet ettiğim tek Kanadalı.Tom is the only Canadian I invited to my party.
Parti yakında bitecek.The party will be over soon.
Tom partiden hoşlanmadı.Tom didn't enjoy the party.
Partime davet edilmiyorsun.You're not invited to my party.
Tom partiye geldiğinde şaşırmadım çünkü Mary bana onun geleceğini söyledi.I wasn't surprised when Tom showed up at the party because Mary told me he'd be coming.
Mary bana onun geleceğini söylediği için Tom partiye geldiğinde şaşırmadım.I wasn't surprised when Tom showed up at the party because Mary told me he'd be coming.
Tom partiye geç kalmıştı.Tom was late to the party.
Geçen gece seni partide görmedim.I didn't see you at the party the other night.
Tom'un partide olacağından eminim.I'm sure Tom will be at the party.
Tom ve Mary, John'a partisinde olmayacaklarını söylemeli.Tom and Mary should tell John that they won't be at his party.
Biz Tom'un partisinde eğlendik.We enjoyed ourselves at Tom's party.
Sen ve Tom partiye geliyor musunuz?Are you and Tom coming to the party?
Sen ve Tom bu gece partiye geliyor musunuz?Are you and Tom coming to the party tonight?
Tom, parti bitmeden otuz dakika önce ayrıldı.Tom left thirty minutes before the party ended.
Geçen hafta bir partiye gittin mi?Did you go to a party last week?
Bundan sonra başka bir partiye gidiyorum.I'm going to another party after this one.
Geçen doğum gününüzde doğum günü partiniz var mıydı?Did you have a birthday party on your last birthday?