Ana içeriğe geç
Sözlük

parti ile cümle

parti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin partisine davet edilmediği için üzgündü.Tom is upset because he wasn't invited to Mary's party.
Mary'nin, partisine davet ettiği tek çocuk Tom'dur.Tom is the only boy that Mary has invited to her party.
Tom Mary'nin onun partisine geldiğine şaşırmadı.Tom wasn't surprised when Mary showed up at his party.
Mary'nin neden partisinde olmadığını Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows why Mary wasn't at his party.
Tom ve Mary ikisi de partinin sonuna kadar kaldılar.Tom and Mary both stayed until the end of the party.
Tom ve Mary'nin John'un partisinde birlikte dans ettiğini gördüm.I saw Tom and Mary dancing together at John's party.
Mary'nin partisine davet edilen tek erkek Tom değildi.Tom wasn't the only boy invited to Mary's party.
Tom, Mary'nin partisine davet edilmeyi beklemiyordu.Tom didn't expect to be invited to Mary's party.
Mary'nin partisine davet edilen tek erkek Tom değil.Tom isn't the only boy invited to Mary's party.
Tom'un Mary'yi neden partisinde istemediğini merak ediyorum.I wonder why Tom didn't want Mary at his party.
Sanırım Tom, Mary ile partiye gitmedi.I think Tom didn't go to the party with Mary.
Dün bir partimiz vardı.We had a party yesterday.
Tom bir parti istemedi.Tom didn't want a party.
Ne Tom nede Mary partideydi.Neither Tom nor Mary was at the party.
Parti çok iyiydi.The party was so good.
Tom bir Cadılar Bayramı partisine gitti.Tom went to a Halloween party.
Tom, Mary'nin partiden hoşlanıyor gibi göründüğünü söyledi.Tom said that Mary looked like she was enjoying the party.
Tom bu akşam neredeyse kesinlikle partide olacak.Tom is almost certainly going to be at the party tonight.
Tom partiye bir şişe şampanya getirdi.Tom brought a bottle of champagne to the party.
Tom parti için bir şişe şampanya satın aldı.Tom bought a bottle of champagne for the party.
Tom'un partisinin ne kadar eğlenceli olacağını düşünüyorsun?How much fun do you think Tom's party will be?
Tom'un pazartesi akşamı evinde bir parti vardı.Tom had a party at his place Monday evening.
Tom ve Mary ilk olarak Boston'daki bir partide tanıştılar.Tom and Mary first met at a party in Boston.
Mary parti için kendine bir elbise aldı.Mary bought herself a dress for the party.
Tom partisine geleceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary he'd come to her party.
Tom partisine çok fazla insanı davet etti.Tom invited too many people to his party.
Tom partisine bir sürü insanı davet etti.Tom invited a lot of people to his party.
Tom bu akşam partide olacak.Tom is going to be at the party tonight.
Tom bana partime geleceğine söz verdi.Tom promised me he'd come to my party.
Tom bu akşamki partide olacak.Tom is going to be at tonight's party.
Tom parti için bir pasta pişirdi.Tom baked a cake for the party.
Tom Mary'nin partisine geldi.Tom showed up at Mary's party.
Tom bir parti planlıyor.Tom is planning a party.
Tom'un bu akşam Mary'nin partisinde olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom will be at Mary's party tonight.
Hem Tom hem de Mary partinde eğlendiklerini söylediler.Both Tom and Mary said that they had fun at your party.
Tom'u Mary'nin doğum günü partisi için bir kek yapmaya ikna edemedim.I wasn't able to talk Tom into baking a cake for Mary's birthday party.
Tom, Pazartesi akşamı Mary için bir doğum günü partisi verecek.Tom is going to have a birthday party for Mary Monday evening.
Partiyi erken terk etmek isteyen tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who wanted to leave the party early.
Tom yarın Mary'nin doğum günü partisine gidiyor, değil mi?Tom is going to Mary's birthday party tomorrow, isn't he?
Tom Mary için bir doğum günü partisi verecek.Tom is going to have a birthday party for Mary.
Üzgünüm ama önümüzdeki haftasonu partine gelemem.I'm sorry, but I can't come to your party next weekend.
Davet edilmediğimiz için partiye gitmedik.We didn't go to the party because we weren't invited.
Tom, partide Mary'yi gördüğünü hatırlamadığını söyledi.Tom said he didn't remember seeing Mary at the party.
Tom, süpermarkette parti için yiyecek satın alıyor.Tom is at the supermarket buying food for the party.
Partide uyuya kalan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one at the party who fell asleep.
Tom'u partide gördüm, ama onunla konuşmadım.I saw Tom at the party, but I didn't speak to him.
Tom bizi partisine davet etti, ama gitmiyoruz.Tom invited us to his party, but we're not going.
Partide fazla eğlenmedim ama Tom eğlendi.I didn't have much fun at the party, but Tom did.
Bence partimize çok fazla insanı davet ettik.I think we invited too many people to our party.
Tom beni partisine davet etti, ama gitmiyorum.Tom invited me to his party, but I'm not going.
Tom Mary için bir veda partisi verecek.Tom is going to have a goodbye party for Mary.
Tom partide Mary'yi gördüğünü hatırlamıyor.Tom doesn't remember seeing Mary at the party.
Geçen hafta bir parti verdim, ama Tom gelmedi.I had a party last week, but Tom didn't come.
Tom, Mary'nin partiye gitmesine izin vermeyecektir.Tom isn't going to let Mary go to the party.
Bu geceki parti için biraz yiyecek almam gerekiyor.I need to buy some food for tonight's party.
Ben partiye davet edilmedim, ama Tom edildi.I wasn't invited to the party, but Tom was.
Tom yarın bir kokteyl partisine gidiyor.Tom is going to a cocktail party tomorrow.
Tom Mary'nin partiye gelmesini istemedi.Tom didn't want Mary to come to the party.
Tom Mary'yi partisine davet edecek.Tom is going to invite Mary to his party.
Tom parti için korsan kostümü giydi.Tom wore a pirate costume to the party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod