Evde bir Noel partisi verecek misin?Will you have a Christmas party at your home?
Tom, Mary'nin bu gece partide olacağından emin.Tom is sure that Mary will be at the party tonight.
İnsanlar parti veriyor ve kutluyorlar.People are partying and celebrating.
Partiye kiminle gitmem gerekir?Who should I go with to the party?
Partiyi küçük tutmak istiyoruz.We want to keep the party small.
Eskiden burada partiler verirdik.We used to throw parties here.
Tom partiye geri döndü.Tom headed back to the party.
Tom bir parti vermeyi teklif etti.Tom proposed giving a party.
Parti harikaydı.The party was great.
Onu partide başka bir erkekle öpüşürken gördüm.I saw her kissing another guy at the party.
Tom'u partide başka bir kızla öpüşürken gördüm.I saw Tom kissing another girl at the party.
Mary bir botoks partisinde ilk Botox enjeksiyonunu yaptırdı.Mary got her first Botox injection at a Botox party.
Tom, Mary'yi partide başka bir adamla öpüşürken gördü.Tom saw Mary kissing another guy at the party.
Bu gece bir partimiz var.We have a party tonight.
Sizin siyasi partiniz tamamen bozulmuş.Your political party is completely corrupt.
Adınız listede görünmüyor. Partiye davetli değilsiniz.Your name doesn't appear on the list. You're not invited to the party.
Tom'un partiden hoşlanacağını biliyordum.I knew Tom would enjoy the party.
Tom partiye katılmak istiyor.Tom wants to attend the party.
Gelecek hafta partiyi unutma.Don't forget about the party next week.
Herkes Cadılar bayramı partisine katıldı.Everybody attended the Halloween party.
Bu gece hiçbirimiz senin partinde olmayacak.None of us will be at your party tonight.
Gerçekten Tom'un partisine gitmek istemiyorum.I don't really want to go to Tom's party.
Onun partisine gidemeyeceğimi Tom'a söyledim.I told Tom that I couldn't go to his party.
Partiye kaç kişinin geldiğini söyledin?How many people did you say came to the party?
Mary'nin haricinde hepimiz Tom'un partisine gittik.All of us went to Tom's party except for Mary.
Verdiğimiz partiden bütün arkadaşlarına bahset.Tell all your friends about the party we're having.
Bu, partiye gelen insanların bir listesi.This is a list of the people who came to the party.
Tom için bir doğum günü partisi vermeliyiz.We're going to have to have a birthday party for Tom.
Muhtemelen Tom'un Mary'nin partisinde olmadığı iyi bir şeydir.It's probably a good thing that Tom wasn't at Mary's party.
Tom evinde bir Super Bowl partisi veriyor.Tom is having a Super Bowl party at his house.
Tom bu gece partimize gelmeye çalışacağını söyledi.Tom said he would try to make it to our party tonight.
Tom Mary'nin onu partisinde istemeyeceğini bilmiş olmalı.Tom must've known Mary wouldn't want him at her party.
Partinin ne kadar süreceğini düşünüyordunuz?How long did you think the party was going to last?
Fadıl bir partideydi.Fadil was at a party.
Tom'un senin partinde olmamasına çok şaşırdım.I was very surprised that Tom wasn't at your party.
Tom, Mary'yi partiye davet etti.Tom invited Mary to the party.
Tom'un partisinde sadece bazı insanları tanıyordum.I only knew some of the people at Tom's party.
Partiyi burada yapmak isteyen Tom'du.It was Tom who wanted to have the party here.
Bu gece partide olabileceğimizi sanmıyorum.I don't think we're going to be able to be at your party tonight.
Ben Tom'un doğum günü partisinde bir konuşma yaptım.I gave a speech at Tom's birthday party.
Tom Jackson için bir hoş geldin partisi verdik.We had a welcome party for Tom Jackson.
Ben senin partine gelmeyebilirim.I may not come to your party.
Tom partiye biriyle geldi mi?Did Tom come to the party with anyone?
Tom kimseyi partiye getirdi mi?Did Tom bring anybody to the party?
Tom beni partisine davet etmedi.Tom didn't invite me to his party.
Bu parti ne kadara mal olacak?How much is this party going to cost?
Umarım partide tanıdığım insanlar olur.I do hope there'll be people I know at the party.
Tom nasıl parti verileceğini bilir.Tom knows how to party.
Parti yapmayı severim.I like to party.
Partiyi kaçırdım.I missed the party.
Gerçekten partiden erken ayrılmak istemiyordum, ama bir şey çıktı.I didn't really want to leave the party early, but something came up.
Ben parti hayvanıyım.I'm a party animal.
Parti gece yarısından hemen sonra başladı.The party began shortly after midnight.
Elbette partiye gidiyorum.Of course I'm going to the party.
Fadıl partide çok canlıydı.Fadil was very alive at the party.
Fadıl bir komşunun evindeki bir partiye katıldı.Fadil attended a party at a neighbor's house.
Fadıl'ın evinde bir paskalya partisi vardı.Fadil had an Easter party in his house.
Jim, Cumhuriyetçi Parti'nin bir kahramanıdır.Jim is a hero of the Republican Party.
Yeni siyasi partinin isminin "Politika Üzerinde Politika" olacağı kararı alındı.It was decided that the new political party's name would be "Policy over Politics".
Çocuk arkadaşının ona doğum günü partisi için ona verdiği hediyeyi kabul etti.The boy accepted the gift her friend gave her for the birthday party.