Partinin ne zaman başlayacağını Tom'a söyledin mi?Have you told Tom when the party starts?
Lütfen Tom'a partisine gelemeyeceğimi söyle.Please tell Tom I can't come to his party.
Senin partini Tom'a söyleyen kişi bendim.I'm the one who told Tom about your party.
Tom'a partiden söz edecek misin?Are you going to tell Tom about the party?
Tom Mary'ye John'un partide olacağını söyledi.Tom told Mary that John would be at the party.
Söyle bana, partinde kaç kişi vardı?So tell me, how many people were at your party?
Belki Tom'a partiden bahsetmemeliydim.Maybe I shouldn't have told Tom about the party.
Tom sınıftaki herkese partisine gelmesini söyledi.Tom told everybody in his class to come to his party.
Tom'a doğum günü partisinde olamayacağım için üzgün olduğumu söyle.Tell Tom I'm sorry I wasn't able to be at his birthday party.
Tom onun partisine gitmeyeceğimi ona söylediğini bana söyledi.Tom told me that you told him that I wouldn't go to his party.
Tom sadece bize Mary'nin doğum günü partisine gelemeyeceğini söyledi.Tom just told us he wouldn't be able to come to Mary's birthday party.
Partiye katıldın.You have joined the party.
Tom'un aptal partisine gitmek istemiyorum.I don't want to go to Tom's stupid party.
Tom ve onun aptal arkadaşlarıyla birlikte aptalca bir partiye gitmek zorundayım.I have to go to a stupid party with Tom and his stupid friends.
Üst kattaki bir çeşit parti beni son bir geceye kadar uyanık tuttu.Some kind of party upstairs kept me up until one last night.
Partini mahvettiğim için üzgünüm.I'm sorry I ruined your party.
Doğum günü partini mahvettiğim için üzgünüm.I'm sorry for ruining your birthday party.
Ne yazık ki Tom ortaya çıkacak ve partimi mahvedecek.I'm afraid Tom will show up and ruin my party.
Doğum günüm için bir parti veriyorum. Gelmek ister misin?I'm having a party for my birthday. Do you want to come?
Kral herkesi bir partiye davet etti.The king invited everyone to a party.
Partide yüzden fazla kişi vardı.There were more than a hundred people at the party.
Partide yüzden fazla insan vardı.There were more than 100 people at the party.
"Tom'un partisine gidiyor musun?" "Henüz bilmiyorum.""You going to Tom's party?" "I don't know yet."
Tom'un partisi nasıldı?How was Tom's party?
Akşam partisinde güzel bir esmerle tanıştı.He met a pretty brunette at the evening party.
Bence Sosyalist Parti kazanır.The Socialist party will win, I think.
Ben partide eski müzik öğretmenimi tanıdım.I recognized my former music professor at the party.
Tom Mary'yi kendisiyle partiye gitmeye ikna etti.Tom convinced Mary to go to the party with him.
Dünkü partiye niçin gelmedin?Why didn't you come to yesterday's party?
Orada bir parti veriyorsun gibi görünüyor.It sounds like you're having a party in there.
Partide başka kim vardı?Who else was at the party?
Başka kim partideydi?Who else was at the party?
Partiye başka kimi davet etmek istiyorsun?Who else do you want to invite to the party?
O beni evindeki bir partiye davet etti.Tom invited me to a party at his home.
Tom beni evindeki bir partiye davet etti.Tom invited me to a party at his house.
Tom, Mary'yi evindeki bir partiye davet etti.Tom invited Mary to a party at his house.
Siyasi parti ilk anketlerde yüzde beş sınırını geçti.The political party crossed the margin of five percent in the first polls.
Tom'un partisine gideceğiz.We're going to Tom's party.
Tom'un partisine gidiyoruz.We're going to Tom's party.
Tom'un partiye gitmesine izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom go to the party.
Tom'un partisine gitmeyeceğiz.We won't be going to Tom's party.
Biz partiye gelemeyiz.We can't come to the party.
Geçen hafta sonu Tom'un evinde büyük bir parti vardı.There was a big party at Tom's place last weekend.
Bu şimdiye kadar bulunduğum en büyük parti.This is the biggest party I've ever been to.
Büyük bir doğum günü partisi istemiyorum.I don't want a big birthday party.
Partinde olacağım ama Tom hakkında emin değilim.I'll be at your party, but I'm not sure about Tom.
Partine gelebilip gelemeyeceğimden emin değilim.I'm not sure if I'm going to be able to come to your party.
Tom'un partiyi beğeneceğinden eminim.I'm sure Tom will enjoy the party.
Tom'la bir akşam yemeği partisinde tanıştım.I met Tom at a dinner party.
Neden partiden erken ayrıldın?Why did you leave the party early?
Ben partinin her dakikasından keyif aldım.I enjoyed every minute of the party.
Mademki Tom burada, partiye başlayabiliriz.Now that Tom is here, we can start the party.
Tom'un partinde olmayı planladığından oldukça eminim.I'm quite sure that Tom is planning on being at your party.
Ben sürpriz partileri seviyorum.I love surprise parties.
Biz birbirimizle bir partide tanıştık.We met each other at a party.
Tom için bir doğum günü partisi verelim.Let's have a birthday party for Tom.
Bu partiyi başlatalım.Let's get this party started.
Parti bitti mi?Is the party over?
Bizimle birlikte partiye gel.Come party with us.
Partime gelmeleri için arkadaşlarıma yalvarmak zorunda kaldım.I had to beg my friends to come to my party.