Tom ayak parmaklarına dokunmak için çabaladı.Tom struggled to touch his toes.
Tom ayak parmaklarına dokunamaz.Tom can't touch his toes.
Bu eldivenler parmaklarımı sıcak tutuyor.These mittens keep my fingers warm.
Tom parmaklarından birini kesmiş.Tom has cut off one of his fingers.
Tom'un ayak parmaklarına basmak istemiyorum.I don't want to step on Tom's toes.
Ayak parmaklarında kal.Stay on your toes.
Onun parmaklarını öptü.He kissed her fingers.
Bebeğin parmaklarına dikkat et.Watch the baby's fingers.
Tom'un yaralı ayak parmakları kesildi.Tom's injured toes were amputated.
Eldiven takmama rağmen parmaklarım üşüyordu.Even though I was wearing gloves, my fingers were cold.
Parmaklarım şu anda iyi.My fingers are fine now.
O parmaklarını yaktı.He burned his fingers.
Tom bir bardak kırdı ve parmaklarından birini kesti.Tom broke a glass and cut one of his fingers.
Bana ayak parmaklarını göster.Show me your toes.
Bana parmaklarını göster.Show me your fingers.
Ayak parmaklarımdan üçü kesildi.Three of my toes were amputated.
Parmaklarıma dokunamıyorum.I can't touch my toes.
Köpek "Onun ayak parmakları güzel kokuyor" diye düşündü."His toes smell good," thought the dog.
Ayak parmaklarınız donmuş.Your toes are frostbitten.
Sami, Leyla'nın parmaklarına baktı.Sami looked at Layla's fingers.
Parmaklarına dikkat et.Watch your fingers.
Tom parmaklarındaki çikolatayı yaladı.Tom licked the chocolate from his fingers.
Mary parmaklarındaki çikolatayı yaladı.Mary licked the chocolate from her fingers.
Bir daha bana bulaşma, yoksa dişlerini yerden kırık parmaklarınla toplarsın.Don't mess with me again, or you'll pick up your teeth with broken fingers.
Montaj hattında çalışırken parmakları ezildi.His fingers got smashed while working on the assembly line.
Parmaklarını şıklatabiliyor musun?Can you snap your fingers?
Parmaklarımı sıkın lütfen.Please squeeze my fingers.
Ayak parmaklarınızı oynatın.Wiggle your toes.
Parmaklarınızı ayırın.Spread your fingers.
O, çekiçle bazı parmaklarını kırdı.He broke some of his fingers with a hammer.
Bazı sanatçılar parmaklarıyla bile çalışabiliyor.Some artists even paint with their fingers.
3 parmakları bulunur.Three Finger.
Parmaklarını tablet formuna getirebilir.It can be taken orally in tablet form.
Çoğu zencefilli adam, sağlam ayakları ve parmakları olmayan kabaca insansı bir şekle sahiptir.Most gingerbread men share a roughly humanoid shape, with stubby feet and no fingers.
Notalar, parmaklarla kiriş üzerinde değiştirilir.The string is touched with the fingers to change its note.
İyi ayrılmış parmaklara ve siyah tırnaklara sahiptir.He has well-proportioned fingers and toes.
Parmaklar da artık aynı boyda değildir.They are no longer depicted as high heels.
Kadınlar soyulmuş, dövülmüş, ısırılmış, parmaklarla tacize uğramış ve tecavüze maruz kalmıştı.Women reported being groped, stripped, beaten, bitten, penetrated with fingers, and raped.
Parmaklar dallara tutunacak şekilde gelişmiştir.The fingers are cupped to form a ladle.
Ayak parmakları birbirlerine bağlı değildir.The opposite bracts are not connate to each other.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.Chickens normally have 4 toes on each foot.
Ön parmakların dipleri kısa bir zarla birbirine bağlıdır.The relative angle between the finger bones is gradual.
Ön parmakları perdelidir.The fingers have rounded tips.
Parmaklar katı yiyecekleri yemek için kullanılırdı ve kaşıklarsa çorbalar için kullanılırdı.Dining is communal, and diners would use their fingers to eat.
Bu daha çok ayak parmaklarında görülür.These appear in the footnotes.
Parmakları ince ve uzundur.The fingers are long and slender.
Diğer parmaklar ise deri ile birbirlerine bağlıdır.The other three fingers are stretched apart.
Parmakları metaldir.Has metal hands.
Toynaklaşmış olan 2. ve 3. parmaklar diğerlerinden daha büyük olur ve bütün ağırlığı taşırlar.Both were heavier than the types 3 and 4 when fully equipped.
Deniz kaplumbağalarında ise parmaklar bitişiktir.On the seaward front narrow drum towers with conical roofs.
Salt parmaklar da kullanılabilir.Phosphate glasses can be also employed.
Ayaklarında dört parmakları birbirine perde ile bağlıdır.Their feet have webbing between all four toes, as in their relatives.
Arka ayaklarının ikinci parmaklarında, orak benzeri pençeleri olan, iki ayaklı bir etoburdu.The former two have the full hand with fingers extended similar to the Red Hand.
Parmakların ve çimdiklerinle güçlü olduğunu mu sanıyorsun?You think you're powerful with your finger neck pinches?
Ama şu an parmaklarımı sayamıyorsunuz değil mi?But you can't count my fingers right now can you?
O yüzden parmaklarımı göstereyim. Bir, iki, üç, dört, beş.That's one, two three, four, five.
Doğa artık asil kan cins içerdiği gibi görünüyordu, ama durdu onu son ayak parmakları.It looked as if Nature no longer contained the breed of nobler bloods, but stood on her last toes.
İlçedeki restoran sayısı bir elin parmakları ile sayılabilir.You can count the number of restaurants in the county on one hand --
Görebildiğiniz gibi, bu dijital gövde üzerinde çalışmak için parmaklarımı kulanıyorum.As you can see, I use my finger to interact with my digital body.
Parmaklarımı ayırıp elimin arka tarafına geçiyordu.It was prying my fingers apart and moving to the back of my hand.