Ana içeriğe geç
Sözlük

parlamento ile cümle

parlamento kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
On iki kez daha parlamentoya seçildi ve çeşitli hükümetlerde görev aldı.Más tarde, fue elegido varias veces para el parlamento y también fue miembro de varios gobiernos.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Un nuevo Parlamento tuvo que ser llamado en 1614 para aprobar la creación de nuevos impuestos.
Ancak Parlamento bu açıklamayı dikkate almadı.Sin embargo, no todos estuvieron de acuerdo con esta explicación.
İsveç Parlamentosu Milletvekili.Parlamento de Suecia.
2009 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde tekrar seçilemedi.Fue elegido de nuevo en las elecciones al Parlamento Europeo de 2009.
Seçim sonuçlarından yine parlamentoda çoğunluğu sağlayabilen bir parti çıkmadı.De nuevo no consigue la mayoría absoluta de la cámara.
Buna göre her parlamento her üç yılda bir en az bir kez toplanacaktır.Esta asamblea se celebrará al menos una vez cada tres años.
2006'dan bu yana İsveç parlamentosu Riksdag'da üyedir.Ha sido miembro del Riksdag desde 2006.
Katalan Parlamentosu'na aday olmuş ancak %12 oy ile 4. olup 135 milletvekilinden ancak 15'ini kazanabilmiştir.Grupo Parlamentario Podemos: formado por 6 diputados y con el 13,15% de los sufragios.
Büyük Britanya ve Azerbaycan ve Azerbaycan - Fransa parlamentolar arası çalışma gruplarının rehberidir.Es jefe de los grupos de trabajo interparlamentarios de Azerbaiyán – Gran Bretaña y Azerbaiyán – Francia.
Toplantılar başlamadan önce Avrupa Parlamentosu başkanı da bir açılış konuşması yapar.En su lugar, los nuevos parlamentos comienzan con el discurso de apertura del primer ministro.
Bu komitenin üyeleri Norveç parlamentosu tarafından seçilir.La ley fue aprobada por el parlamento noruego.
Avrupa Parlamentosu milletvekilliği, Avrupa Birliği'nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu üyeliğidir.Algunos pertenecían al grupo político del parlamento europeo denominado Unión por la Europa de las Naciones.
Parti, 2005 ve 2010 parlamento seçimleri için boykot etti.El partido no compitió en 2005 y 2007 en las elecciones parlamentarias.
Toplantı halinde olan Parlamento ise Devlet Başkanının kararını geçersiz sayar.De esta manera, el parlamento co-gobierna con el jefe de estado de manera indirecta.
Aynı zamanda parlamentoda İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda görev aldı.También participa en la Comisión de Legislación del Trabajo de la Cámara de Representantes.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.El Consejo ejerce junto con el Parlamento Europeo el poder legislativo de la Unión.
Ancak bu tutumu monarşiyle Parlamento arasında gerilime neden oluyordu.Todo ello evidenciaba el poder que el Parlamento había logrado frente al monarca.
1994'ten bu yana Sri Lanka parlamentosu üyesiydi.Lleva formando parte del Parlamento de Dinamarca desde el año 1994.
1863'te ise Finlandiya Parlamentosu'nda senatör olarak görev aldı.En 1864 volvió al parlamento como senador.
2003 yılındaki seçimlerde ise Viktor Tyulkin Komünist Parti blok listesinden parlamentoya girmiştir.En el segundo semestre de 2009, Katz se retira del bloque de diputados nacionales del ConFe.
Yasama dokunulmazlığı, parlamento kararıyla kaldırılabilir.El incumplimiento de las resoluciones judiciales será sancionado por la ley.
Bu adaylardan 11'i parlamentoya girebildi.Se presentaron a estas elecciones once candidaturas.
Mücadeleyi parlamento dışına taşıdı.Combatió con intermitencias contra el ejército.
Ama bu tasarıları Parlamento'dan kanun olarak geçirememişlerdi.Estos refugiados ya no estaban sujetos a impuestos por parte del Estado.
Ancak parlamento dahilinde otoritesi tartışılmaya başlanır.Su actividad parlamentaria dio comienzo en el Senado.
Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilmektedir.Presentado a la Asamblea Parlamentaria del Consejo de Europa.
Parlamento birliklerinde yedek birlik bulunmamaktadır.No van a debates en la Cámara de Representantes.
Komisyon, TBMM ve Avrupa Parlamentosu'nun eşit sayıdaki üyelerinden meydana gelmektedir.La Ley (EP), EP del grupo de igual nombre.
Zaten, Hitler şansölye atandıktan kısa bir süre sonra parlamentoyu etkisiz hale getirmişti.Debido a esto, el propio Hitler aminoraría posteriormente la importancia del nordicismo.
Rowley birkaç parlamento komitesinde görev yapıyor.Blanco ocupa diversos cargos en varias de las empresas de Correa.
1980 yılından beri Almanya'da Alman Parlamentosu (Bundestag) ve Alt Meclis üyesi oldu.Fue miembro de la cámara baja del Parlamento alemán (Bundestag) desde 1980 hasta 2008.
Naziler ve komünistler Parlamentoya giremedi.Los gobiernos nacionales y los parlamentos no podían seguir el ritmo.
2004 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilerek 5 yıl Anayasal İşler Komisyonu'nda görev yapmıştır.En marzo de 2004 la Facultad cumplió 50 años de servicio a la comunidad.
Parlamentoda Hromada parlamento hizipçiliğinin lideri oldu.Mayoría de partidos de izquierda en el Parlamento.
Seçimlerde bir parlamento koltuğu kazandı, ancak o yıl sağlık nedenleriyle istifa etti.Vinse un seggio parlamentare alle elezioni, ma vi rinunciò nell'anno stesso per motivi di salute.
İzlanda parlamentosu, Althing'de iki kez kanun konuşmacısı olmuştur.Fu per due volte lögsögumaðr nel parlamento islandese, l'Althing.
Mayıs 2012'den beri Parlamento, Kutaisi'deki yeni Parlamento Binası'nda toplanıyor.Dal maggio 2012 il parlamento ha sede a Kutaisi.
Parti 2001 parlamento seçimine katıldıElezione del Presidente della Camera del 2001
Kulüp, Ermenistan Parlamentosu üyesi Hakob Hakobyan'ın çabalarıyla 2009 yılında kuruldu.Il club fu rifondato nel 2009 grazie a Hakob Hakobyan, parlamentare armeno..
10 Aralıkta anlaşma Ukrayna ve Beyaz Rusya parlamentoları tarafından onaylandı.Il 10 dicembre fu ratificato da Bielorussia e Ucraina.
Yeni Anayasa, Sovyet Kongresi yerine Yüksek Sovyet adında kalıcı bir parlamento yarattı.Al posto del Congresso dei soviet, la nuova Costituzione creò un parlamento permanente, il Soviet supremo.
Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu.Elezioni parlamentari in Kazakistan.
Parlamentonun mevcut binası Alþingishúsið, 1881'de inşa edildi.L'attuale palazzo del Parlamento, l'Alþingishúsið, è stato costruito nel 1881.
1 Temmuz 2014'ten beri Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak görev almaktadır.Dal 1º luglio 2014 è Eurodeputato.
2009'dan 2015 yılına kadar Moldova Parlamentosu üyesiydi.È stato membro del Parlamento della Moldavia dal 2009 al 2015.
Elli yılı aşkın bir süre sonra Türkiye parlamentosuna giren ilk Ermeni milletvekillerinden biri olmuştur.In den Gärten Pharaos fu uno dei primi LP a presentare un solo brano per facciata.
1996 Avrupa Parlamentosu seçimleri (Avusturya), 13 Ekim 1996 tarihinde Avusturya'da yapılan seçimlerdir.Le elezioni europee del 1996 in Austria si sono tenute il 13 ottobre.
1994'te GCHQ faaliyetleri Parlamentonun İstihbarat ve Güvenlik Komitesi tarafından incelemeye tabi olmuştur.Dal 1994, l'attività del MI5 è soggetta al controllo dell'Intelligence and Security Committee del Parlamento.
Bu yeni sistem parlamento ilk toplantısını 12 Mayıs 1999 tarihinde yapmıştır.La prima riunione del nuovo parlamento ebbe luogo il 12 maggio 1999.
14 Kasım 1997'den beri Rabat'ı Fas parlamentosunda temsil etmektedir.Ha rappresentato Salé nel parlamento del Marocco dal 14 novembre 1997.
O'Neill 2002 yılında Papua Yeni Gine Ulusal Parlamentosu'na seçildi ve aynı yıl bir bakan oldu.O'Neill fu eletto per la prima volta in Parlamento nel 2002 e diventò ministro lo stesso anno.
Eyâletlerin parlamentoları her dört, beş veya altı yılı seçilir.La Conferenza si riunisce a Parigi ogni 4, 5 o 6 anni.
1949 - İsrail parlamentosu (Knesset), ilk toplantısını yaptı.14 febbraio: il parlamento israeliano - la Knesset - si riunisce per la prima volta.
Scharf böylece yeniden parlamentoya girdi.Wilkes si candidò di nuovo al parlamento.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Tuttavia, rimase ancora un membro del parlamento.
Parlamento ve Konsey birlik içindeki yasama işlemlerini müşterek bir biçimde yürütürler.In queste aree, il Consiglio o il Parlamento legiferano da soli.
Bu düşünce aslında parlamentonun egemenliği ilkesinin bir sonucu olarak da görülebilir.L'esistenza del parlamento può essere considerata diretta conseguenza del principio di sovranità popolare.
2009 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde tekrar seçilemedi.Nel 2009 non si è ricandidata alle elezioni per il Parlamento Europeo.
Parlamento seçimleri beş yılda bir Kasım ayının ilk Pazar günü yapılır.Le elezioni parlamentari si svolgono ogni cinque anni, la prima domenica del mese di novembre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod