Ülker, parlaklığı sayesinde, şehirden bile gözlenebilir.På grund af sin højde kan bygningen ses fra hele byen.
Asetilen alevi parlak ve rüzgara oldukça dayanıklıdır.Slåen er lyskrævende og tåler vind.
Parlak bir yıldız ya da gezegen Ay'ın arkasından geçerse örtülür yani gözden kaybolur.Når en klar stjerne eller planet passerer bak månen, blir den okkultert eller skjult.
Merkür ve Mars ta bazen Sirius’tan daha parlak görünürler.Ved enkelte tilfeller er også Merkur og Mars lysere enn Sirius.
Gökyüzünden görünen en parlak kuasar, Virgo takım yıldızındaki 3C 273’tür.Den hittil mest lyssterke, kjente kvasaren er 3C 273 i stjernebildet Virgo.
Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur.Deretter behandles løkkeoptimalisering.
2009 sezonu Ferrari takımı ve dolayısıyla Raikkonen ve Massa için pek parlak başlamadı.2009-sesongen startet dårlig for Ferrari og Massa.
Hannibal'in bu girişiminin başarısı öylesine parlaktı ki Kartacalılar bu işlemi birkaç kez yinelediler.Suksessen med denne manøvreren var så overveldende at karthagenerne gjentok det flere ganger.
Nikah töreni pek parlak oldu.Bryllupsseremonien ble storslått.
Olağan koşullar altında Güneş, doğrudan bakılamayacak kadar parlaktır.Under normale omstendigheter gir solen så sterkt lys at det er vanskelig å se på den direkte.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Ved slutten av deres liv blir de helt enkelt mer lyssvake og går til slutt over til sorte dverger.
İnsanın bu gerçek doğası açık ve parlaktır, bilinçlidir, düşüncelerden ve hislerden uzaktır, durudur.Den sanne naturen til menneskesinnet er klart, lysfullt og bevisst, uberørt av tanker og emosjoner.
Geunchogo döneminde Baekje en parlak dönemini yaşamış olup en büyük yüzölçüme ve siyasi güce sahip oldu.Under Geunchogo var Baekje på høyden av sin makt og innflytelse.
Oysa yapay uyduların parlaklığı yıldız gibidir.Av utseende ligner de på vårfluer (Trichoptera).
Erkek sinek kuşları genelde parlak renklidir, dişi sinek kuşları ise çoğunlukla daha soluk renklere sahiptir.Acariformes er en gruppe (orden eller overorden) av edderkoppdyr som omfatter de fleste av middene.
Lakabı Şihâbeddin (dinin parlak yıldızı) ve İmâdeddin (dinin direği) ve Şeyh-i Büzürk’tür (ulu şeyh).Han besøkte da blant annet Kal'at Sjergât (Aššur), Warka (Uruk), Kujundsjik (Ninive) og Senkere (Larsa).
Bu sistemin en büyük görünür parlaklığı 2,20 kadirdir.Objektivets største blenderåpning er 2,8.
Beylik, onun idaresi altında en parlak günlerini yaşadı.EA hadde mange fine år under hans lederskap.
Üstnovalar o kadar parlaktır ki kısa süre içinde bulunduğu gökadanın tamamından daha parlaktır.Supernovaer er så kraftige at de for en kort periode kan lyse sterkere enn hele galaksen de befinner seg i.
Gövdesi parlak gümüştendir.Bakvingen er skinnende silkehvit.
Erkekleri, parlak turuncuyla süslüdür.Fyre riktig ved bruk av vedovn.
Büyük Köpek'in alfası Sirius, Dünya'dan görünen (Güneş'i saymazsak) en parlak yıldızdır.Sirius er den mest lyssterke stjernen i stjernebildet Store hund.
Merkür Dünya'dan bakıldığında parlak bir nesne olarak görülür.Merkur ses som lysest fra jorden når den er i full fase.
Bu bulutsu, parlak gezegenimsi bulutsular içinde Dünya'ya en yakın olanıdır.Dette er grunnen til den halvveis opplyste kloden på bildet.
Bacaklar prosomadan daha parlak, bazen yeşilimsidir.Huden er kraftig og fargen er brunlig og noen ganger litt grønn.
Nitekim Avustralya ve Birleşik Krallıkta'da listelerde pek parlak sonuçlar elde edemedi.Men sangen nådde ikke topplisten i Australia og Storbritannia.
Maddenin ışık hızına yakın bir hızda yayılan parlaklığını açıklayan bir işlemdir.Den er viktig for alt som beveger seg nær lysets hastighet.
Michelangelo, aşağıdan rahatlıkla görülebilecek parlak renkler kullandı.Michelangelo menggunakan warna-warna cerah, yang sangat mudah untuk dilihat dari lantai kapel.
Genel olarak daha sıcak olan yıldızlar daha parlaktır.Secara umum, bintang yang lebih panas akan lebih cemerlang.
Işık emisyonu ise, kütle, yoğunluk ve yüzey parlaklığı ile belirlenebilmektedir.”Gulma yang dimatikan juga dapat berfungsi sebagai mulsa. ^ "PEMUPUKAN, PENGAIRAN DAN PENYIANGAN MELATI".
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.Sedang bintang-bintang dengan luminositas paling rendah yang diketahui saat ini terdapat di gugus NGC 6397.
M12'de bulunan en parlak yıldız 12'lik parlaklığa sahiptir.Bintang paling terang di gugus M12 memiliki magnitudo 12.
P4'ün parlaklığı Nix'in %10'u olarak kayıtlara geçti.Tingkat kecerahan P4 hanya sekitar 10% dari Nix.
En büyük parlamanın X ışını parlaklığı 1028 erg/sn (1021 W.)'e ulaşabilir.Luminositas sinar X puncak pada semburan terbesar dapat mencapai 1028 erg/s (1021 W.)
SnCl2, altın varlığında parlak maviye döner (bkz .SnCl2 ternyata berwarna ungu terang terhadap emas (lihat Ungu Cascius).
En parlak dönemi ise 1998-2000 yılları arasında olmuştur.Kekerasan paling serius terjadi antara tahun 1998 hingga 2000.
Yüzde bulunan tüysüz deri parlak sarı renklidir.Bagian dalam telinga eksternal yang berbulu (pina) berwarna kuning kemerahan.
Çok parlak bir öğrenciydi.Dia adalah mahasiswa yang sangat cerdas.
Ay gibi parlak demektir.Seorang yang begitu bersinar seperti matahari.
Bu takımyıldızın en parlak yıldızı γ Velorum 1.75 kadir parlaklığında bir süperdevdir.Bintang paling terang dalam rasi ini, γ Velorum adalah sebuah bintang supergiant dengan magnitudo 1,75m.
Güneş enerjisi, kaynağı Güneş olan ısı ve parlak ışıktır.Energi surya adalah energi yang berupa sinar dan panas dari matahari.
Çoğu parlak yıldızın tersine, ζ Ophiuchi özel bir ada sahip değildir.Meskipun termasum bintang yang cemerlang, ζ Ophiuchi tidak memiliki nama tradisional.
1,86 kadir görünen büyüklüğü ile gökyüzünün en parlak yıldızlarından birisidir.Bintang ini memiliki magnitudo 1.86 dan termasuk salah satu bintang cerah di langit selatan.
Gökyüzünün parlaklığının birimi genel olarak astronomik büyüklükler bölü saniye’nin(açı ölüçüsü) karesidir.Tingkat keterangan langit biasanya disebut dalam satuan besar astronomis per detik busur persegi dari langit.
M58, Başak Kümesi'nin en parlak galaksilerinden birisidir.M58 adalah satu dari galaksi terang di Gugus Virgo.
Bu dönemde oldukça gelişen şehir en parlak dönemlerini yaşadı.Tampaknya inilah periode kemakmuran kota tersebut.
Chiang bir gün parlaklaşarak yok olur.Pada suatu hari engkong Ciang Pek meninggal dunia.
Gözlerin etrafında deri ve elmacık kemiğindeki (malar) çizgi, parlak kırmızı-renklidir.Rigi-atas mata dengan rekahan tengah (median fissure) dan rekahan luar; rigi-bawah mata jelas bergerigi.
Parlak rüya, insanın uyandıktan sonra hatırlayabildiği rüya.Mimpi sadar (Inggris: Lucid dream) adalah sebuah mimpi ketika seseorang sadar bahwa ia sedang bermimpi.
En parlak yıldızlar parlaklıkları 6 ile 6,5 arası mavi-beyaz yıldızlardır.Bintang-bintangnya memiliki diameter 1/6 dan 2/9 tinggi bendera.
Ancak parlaklığı azalır.Oen terus menurun.
Pi3 Orionis, Avcı'nın elinde tuttuğu kalkanın en parlak yıldızıdır.Pi3 Orionis adalah bintang yang paling terang di "kulit singa" atau "perisai" yang dipegang Orion.
Tırnaklar kıvrık ve parlak görünümdedir.Ekornya tebal dan terlihat indah.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Ia tidak lagi bicara, tangannya patah menelikung ke belakang.
Off the Wall, Jackson için parlak bir kariyerin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.Kemunculan album ini dianggap sebagai puncak karier Jackson.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Beberapa bola lampu juga menghasilkan cahaya putih kebiruan.
Merkür ve Mars ta bazen Sirius’tan daha parlak görünürler.Namun, kadang-kadang Mars tampak lebih cerah dari Yupiter.
Oyun parlak ve esprili karikatür tarzı animasyonlara ve çeşitli tuhaf silahlara sahiptir.Mereka memiliki topi dan tas ajaib yang bisa mengeluarkan berbagai macam benda aneh.
Bunun iyi bilinen bir örneği kadmiyum sarısı olarak bilinen parlak sarı boya malzemesinde kullanılan CdS'dir.Salah satu contoh yang terkenal adalah spesies kuning terang CdS atau "kadmium kuning".
Levni'nin Surname-i Vehbi kitabındaki minyatürleri kendisinin en parlak eserleri arasında görsterilmiştir.Inilah kebenaran yang sering ditegaskan dalam Kitab Yesaya dan menjadi suatu keunikan nubuatnya.