Ana içeriğe geç
Sözlük

parlak ile cümle

parlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.You are always wearing a loud necktie.
Parlak bir geleceğin var.You have a bright future.
Gökyüzünün parlaklığı fırtınanın geçtiğini gösterdi.The brightness of the sky showed that the storm had passed.
Pazar sabahı hava parlak ve açıktı.It was a bright and clear Sunday morning.
Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.The logs flamed brightly.
Mars yaşayabileceğimiz geleceği parlak bir yer.Mars is a promising place where we may be able to live.
Ateş parlak bir şekilde yanıyordu.The fire was burning brightly.
Ateş parlak bir şekilde yandı.The fire burned up brightly.
Mike, sınıftaki en parlak öğrenci.Mike is the brightest student in class.
Parlak fikirler hiç aklıma gelmiyor.Bright ideas never occur to me.
Bir tıp doktoru olarak Tom'un parlak bir kariyeri var.Tom has a bright career as a medical doctor.
O parlak bir fikir.That's a brilliant idea.
O, parlak bir fikirdir.That's a bright idea.
Çocuğun parlak bir geleceği var.The boy is full of promise.
Çocuğun geleceği parlak.The boy is full of promise.
Çocuk parlak bir geleceğe sahip.The boy is full of promise.
Çocuk parlak bir gelecek vâât ediyor.The boy is full of promise.
O, parlak renkli kuşlar, çiçekler ve yapraklar gördü.He saw brightly-colored birds, flowers and leaves.
Aklıma parlak bir fikir geldi.A bright idea occurred to me.
Bu çok parlak.This is too bright.
Bu lambanın çok parlak bir ışığı var.This lamp sends out a powerful beam.
Emily okulda en parlak kızdır.Emily is the brightest girl in school.
Edison, parlak bir öğrenci değildi.Edison was not a bright student.
O küçük yıldız en parlaktır.That small star is brightest.
Kan parlak kırmızıydı.The blood was bright red.
Ay parlak parlıyor.The moon is shining brightly.
Meydan parlak ışıklarla aydınlatıldı.The square was illuminated by bright lights.
Bu gece ay parlak bir şekilde parlıyor.The moon is shining brightly tonight.
Dün aklıma parlak bir fikir geldi.Yesterday I hit on a good idea.
Ona parlak bir oğlan buldum.I found him a bright boy.
Kedimizin kürkü parlaklığını kaybetti.Our cat's fur has lost its luster.
İlkbaharda her şey parlak görünür.In spring everything looks bright.
Zeminin iyi bir parlaklığı vardı.The floor had a good shine.
İnsan parlak güneş ışığını sever.Man likes bright sunshine.
Yıldızlar parlak.The stars are bright.
Güneş en parlak yıldızdır.The sun is the brightest star.
Güneş aydan daha parlaktır.The sun is brighter than the moon.
Mutlu, çok parlak ve erken görünüyorsun.You look happy, so bright and early.
Sabah güneşi o kadar parlak ki ben onu göremiyorum.The morning sun is so bright that I cannot see it.
Onu sevimli, parlak, küçük bir çocuk olarak hatırlıyorum.I remember him as a cute, bright little boy.
Parlak bir gelecek onun önünde uzanıyor.A brilliant future lay before him.
O, parlak bir geleceğe sahiptir.He has a bright future.
Çok parlak bir kravat taktı.He wore a very loud necktie.
Öylesine parlak bir çocuktu ki diğerleri ona hayrandı.He was such a bright boy others admired him.
O geleceği parlak bir genç.He is a promising youth.
O parlak bir geleceğe sahiptir.She has a brilliant future.
O çok parlakShe is very bright.
Evlerini parlak sarıya boyadılar.They painted their house bright yellow.
Kumaş parlak kırmızıya boyandı.The cloth was dyed bright red.
Ay, dün gece parlaktı.The moon was bright last night.
Senin için parlak bir gelecek görüyorum.I see a bright future for you.
Parlak kırmızı bir uğur böceği, parmağımın ucuna indi.A bright red ladybug landed on my fingertip.
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
Ay parlak parlıyordu.The moon was shining bright.
Okuma için parlak bir ışığınız var mı?Do you have a bright light for reading?
Onlar parlak renkler giymeyi severler.They like to wear bright colors.
Tom parlak bir öğrencidir.Tom is a bright student.
Mary arabasını parlak maviye boyamak istiyor.Mary wants to paint her car bright blue.
Sabah güneşi o kadar parlak ki ben ona bakamam.The morning sunshine is so bright that I can't look at it.
Soğuk ve kuru, parlak güneş, ne güzel kış havası!Cold and dry, splendid sunshine, what beautiful winter weather!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod