park ile cümle
park kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Park Hae Young şu an dışarıda.- Park Hae Young is outside. - Lee Dan.
Diplomat Park, Lee Dan'ın yerini nasıl buldu?How did Deputy Director Park know where Lee Dan was?
- Park Hae Young...- Park Hae Young...
- Hey, Park Hae Young!- Hey, Park Hae Young!
Ben Park Hae Young.This is Park Hae Young.
James Park mı?James Park?
Soyadı Park.He is a Park.
Müdür Park'la gittiler.She has gone with Director Park.
Bunu da mı Park Hae Young yaptı?Is this Park Hae Young's doing again?
Park Hae Young, Yoon Joo'yu çok iyi tanıdığını sanmıyorum.Park Hae Young, I don't think you know Yu Ju that well.
Bana göre... ...Yoon Joo senin yüzünden yine küçük düşecek, Park Hae Young.The way I see it, Yun Ju will be pitied again because of you, Park Hae Young.
Park Hae Young'un babasının... ...babamın ölümünden sorumlu olduğunu söylemiştin.You said that Park Hae Young's father is responsible for my dad's death.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Serve food at a soup kitchen. Clean up a neighborhood park. Be a mentor.
Rezero sergilerde ya da parklarda kullanılabilir.Rezero could be used in exhibitions or parks.
Satır Park taksi aşağı çekmek istiyorum! "Jeeves babadan gülümsedi.I want to take a taxi down to Park Row!" Jeeves smiled paternally.
"Reggie," dedi, "Ben parkurun değilim."Reggie," he said, "I'm on the trail.
Hindistanda bir Başbakana ilk kez bir park cezası kesilmişti.This was the first time a prime minister of India was given a parking ticket.
O, Park Chae Rin.That's Park Chae Rin.
Eğer Satürnde veya Jüpiterde safari parklarına giderseniz, hayal kırıklığına uğrayacaksınız.If you go to the safari parks on Saturn or Jupiter, you will be disappointed.
Günaydın, Diplomat Park.Good morning, Deputy Director.
Ben Park Hae Yeong.Hello, this is Park Hae Young.
Park Hae Yeong evlenmeyi düşündüğümüzü ilan ediyor.Park Hae Young is going to announce that he and I are getting married!
Park Hae Yeong beni böyle nedensiz yere elleriyle beslemez.Otherwise, why would you be fussing over me and feeding me?
Ben Ticaret ve Dışişleri Bakanlığı'ndan Diplomat Park Hae Young.I'm Deputy Director Park Hae Young from the Foreign Ministry.
Şu andan itibaren... ...bu villada Park Hae Young'la birlikteyken... ...her şeyi unutacaksın.From this moment on, while you are in this villa with Park Hae Young, you will forget everything.
Ben Başkan Park Dong Jae'nin oğlu, Park Tae Jun.I'm Chairman Park Dong Jae's son, Park Tae Jun.
Tüm Kore'de Başkan Park'a sözü geçebilecek tek kişi sensin.The only person in all of Korea who can move Chairman Park is you.
Bu yüzden Park Hae Young'un da başı dertte.Park Hae Young is very troubled over this, too.
Başkan Park Dong Jae'nin çöküşünü görmek istiyorum.Chairman Park Dong Jae collapses.
Babamı... ...Park Hae Young'un babası mı öldürdü?Did Park Hae Young's father... kill my father?
Babamın öldüğü gün, Park Tae Jun'un villasındaydım.The day my father passed away, I was at Park Tae Jun's villa.
Madem Park Tae Jun'la babamın ölümü arasında bir bağ var... ...o zaman neden oradaydım?If Park Tae Jun is closely tied with my father's death, then how could I have been there?
Başkan Park Dong Jae kriz geçirmiş.Chairman Park Dong Jae has collapsed.
Başkan Park Dong Jae'nin kriz geçirdiğini duydun, değil mi?You heard that Chairman Park Dong Jae collapsed, didn't you?
Ayrıca, park halindeki araçların yanından sürmek açılan kapıya çarpma tehlikesi doğurur.AND RlDING NEXT TO PARKED CARS PUTS YOU AT RlSK OF BElNG HlT BY AN OPENlNG CAR DOOR.
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.I mean, shopping bag equals "parking meter out of order."
["'Kayıp Dünya' (1925)"] ["Stop Motion Animasyon"] ["'Jurassic Park' (1993)"]["'The Lost World' (1925)"] ["Stop Motion Animation"] ["'Jurassic Park' (1993)"]
Bunu Alzheimer, Parkinson, Huntington hastalıklarından biliyoruz.We know that for Alzheimer's, for Parkinson's, for Huntington's.
Yani burası Satürn'ün "Yellow Stone" parkı gibiyidi.So this is a Yellowstone, you know, of Saturn.
Ve yeniden Brook Park yemek fişi veya parmak izi olmaksızın yüzlerce insanı besliyor.And again, Brook Park feeds hundreds of people without a food stamp or a fingerprint.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.That passage of the law and the repeal of the law fortified the case of the Piarco Airport accused.
Zuccotti Parkı'ndaydımI was at Zuccotti Park.
"Büyükbabanızın park cezası varmış."Your grandfather has a parking violation.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.You don't need parallel parking.
Bu da iki katı park yeri demek.That means twice as much parking, though.
Park yeri çok pahalı.Parking's really expensive.
Bu sadece park yeri maliyetini araba başına 10.000 dolara geriletir.That goes down to 10,000 dollars per car, just for the cost of the parking.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.This is Great Smoky Mountains National Park, and the Hemlocks are dead as far as the eye can see.
Park açılana kadar bir haftamız var, tamam mı?So let's run through it all again, and this time
Burası dünyadaki en iyi orta çağ temalı park olabilir!This place could become the best medieval theme park in the world
Raptiyelerle doluydu ve kıymıklarla. Parkeler parçalandı ve yerlerde hiç halı yoktu."It's had tacks in it, and splinters, and boards torn up, and places with no carpet on the floor."
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.It turns out, Miguel spent the better part of his career in the Mikumi National Park in Africa.
Büyük bir otoparka park ettiğimizde, arabamızı nereye bıraktığımızı nasıl hatırlıyoruz?When we park in a big parking lot, how do we remember where we parked our car?
("Bir Jurassic Park nedir?")("What's a Jurassic Park?")
Gayet temel şeyler, kamusal park tabelalarına biraz benziyor.Very basic stuff, slightly suggestive of public park signage.
Bir parkur çizeyim.Let's draw a racetrack. If I have a racetrack
Bu dairesel.Parkura üstten bakalım.It's circular. Let's view the racetrack from above
Bu ada bir geyik parkından daha büyük değil.This island is no bigger than a deer park.
Aslında burada Oxford'da bunu çalışmış bir bilimadamı var, Andrew Parker.There is actually a scientist here at Oxford who studied this, Andrew Parker.
Böylece park ihtiyacı, trafik sıkışıklığı, CO2 salınımı tabi ki de düşecek.The demand for parking, of course, is down, congestion and the CO2 emissions.