Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.לא כדאי לכם לעזוב אותה אם אתם רוצים קריירה ביצירת בושם.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.الحقيقة انكم لا تودون تركها ان اردتم ان يكون لكم مسيرة في العطارة.
Havai fişek gösterileri. Oyunların kuralları. Parfümlerin kokuları, hayır.Fogos de artifício, regras de jogos, o cheiro de perfumes: não.
Havai fişek gösterileri. Oyunların kuralları. Parfümlerin kokuları, hayır.Демонстрація фейєрверків, правила ігор, аромати парфумів - немає авторського права.
Havai fişek gösterileri. Oyunların kuralları. Parfümlerin kokuları, hayır.Узоры фейерверков, правила игр, парфюмерные запахи - тоже нет.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.C'est le parfum qui va de l'intérieur vers l'extérieur.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Det är parfym som kommer inifrån och ut.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Det er parfume der kommer indefra.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Đó là nước hoa từ bên trong tỏa ra ngoài
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.É perfume que vem de dentro para fora.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.È profumo che viene dall'interno.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Es ist Parfum, das von drinnen nach draußen kommt.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Es un perfume que va desde adentro hacia afuera.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Ez egy parfüm, ami belülről jön.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Het is parfum dat van binnen naar buiten komt.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Ide o parfem vychádzajúci zvnútra.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Je to parfém, který přichází zevnitř.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.그 향수는 체내에서 체외로 나오니까요.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Parfumul vine din interior.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.To woń wydobywająca się z wnętrza.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Είναι το άρωμα που ξεκινάει από μέσα προς τα έξω.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Це парфуми, що виходять назовні зсередини.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.Это духи, выходящие наружу изнутри.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.זה בושם שיוצא מבפנים החוצה.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.ورائحته تنفذ من الداخل إلى الخارج.
İçeriden dışarıya salınan bir parfüm.こうして皮膚の役割をアトマイザーとして再定義したのです
Kafamdaki yegane şey Felice ve zarif parfümüydü.En mi cabeza sólo estaba Felice y su elegante perfume.
Kafamdaki yegane şey Felice ve zarif parfümüydü.Мои мысли были заняты Фелицией и её новыми духами.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.A minha mulher pediu-me para comprar um perfume francês para o aniversário da minha sogra.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Ma femme m’a demandé d’acheter un parfum français pour l’anniversaire de ma belle-mère.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Manželka ma požiadala, aby som svokre kúpil na narodeniny francúzsky parfum. Hľadal som ho v
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Manželka mě požádala, abych koupil parfém k narozeninám mojí tchyně.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Meine Frau hat mich gebeten, ein französisches Parfum zum
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Mia moglie mi ha chiesto di acquistare un profumo francese per il compleanno di mia suocera.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Mi mujer me pidió comprar un perfume francés para el aniversario de mi suegra.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Min kone bad mig købe en fransk parfume som fødselsdagsgave til min svigermor.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Uw vrouw heeft u gevraagd om een Frans parfum te kopen voor de verjaardag van haar moeder.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Vaimoni pyysi minua ostamaan anopilleni syntymäpäivälahjaksi ranskalaista hajuvettä.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Aroma pe care o simţiţi, nu o veţi mai putea mirosi astfel niciodata.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Ezt az illatot, amit mindjárt megéreznek, sosem érezhetik ismét ilyen formában.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Het parfum dat je zult ruiken, zul je nooit meer op deze manier kunnen ruiken.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Hương thơm bạn ngửi thấy, các bạn sẽ không bao giờ có thể ngửi thấy nó như thế này nữa.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Ihr werdet den Geruch, den ihr riecht, nicht mehr auf diese Art und Weise wahrnehmen.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Jamás podrán volver a oler la fragrancia que están a punto de oler.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.여러분이 맡게 될 이 향기는 앞으로는 다시 냄새 맡을 기회가 없을 것입니다.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.La fragranza che odorate, non riuscirete mai a sentirla in questo modo.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Le parfum que vous allez sentir, vous ne pourrez jamais plus le sentir ainsi.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Zapachu, który zaprezentuję, już nigdy nie poczujecie w taki sposób.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Το άρωμα που θα μυρίσετε εδώ, δεν θα μπορέσετε να το ξαναμυρίσετε έτσι.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Аромат, который вы почувствуете, в таком виде вам больше нигде не встретится.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.Ароматът, който ще помиришете, вече никога няма да може да помиришете по този начин.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.הבושם שתריחו, לעולם לא תריחו אותו שוב באותה דרך.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.إنّ العطر الذي ستَشْتمّونه الآن، لن تكونوا قادرين على اشتمامه بنفس الطريقة مرة أخرى.
Koklayacağınız parfümü bir daha asla aynı şekilde koklayamayacaksınız.これはBeyond Paradiseという香水で
Koklayamadýđýn bir bokun üzerindeyim Bu yüzden parfümünü býrakMême si tu ne prends jamais d'ecstasy
Matmazel onun sayesinde, Çarların parfümcüsü Ernest Beaux ile tanıştı, o da 1921"de zirvedeki parfümü yarattı:디미트리 대공 덕분에 샤넬은 러시아 황실의 조향사 에르네스트 보를 만나 1921년 향수 중의 향수
Matmazel onun sayesinde, Çarların parfümcüsü Ernest Beaux ile tanıştı, o da 1921"de zirvedeki parfümü yarattı:بفضله التقت الآنسة بإيرنيست بو صانع عطور القياصرة الذي اابتكر سنة 1921 العطر الرائع
Matmazel onun sayesinde, Çarların parfümcüsü Ernest Beaux ile tanıştı, o da 1921"de zirvedeki parfümü yarattı:エルネスト ボーに出会い 1921年 究極の香水 シャネルN°5を発表しました
Oldukça benzer bir fikir sonucu, bir kitabın içine yerleştirilmiş bir parfüm.Depois, uma ideia muito parecida, um frasco de perfume inserido num corte num livro.
Oldukça benzer bir fikir sonucu, bir kitabın içine yerleştirilmiş bir parfüm.Egy hasonló ötlet, aztán az volt, hogy egy parfümöt egy könyvbe csomagoltunk, egy kivágásba.