Bu, vergi mükelleflerine tonlarca paraya mal oluyor.It's costing taxpayers tons of money.
Tom paraya ihtiyacı olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't need money.
Leyla'nın paraya ilgisi vardı.Layla had interest in money.
Bu bana çok paraya mal olacak.This is going to cost me a lot of money.
Bu kadar çok paraya sahip olmak seni mutlu etti mi?Has having so much money made you happy?
Paraya ihtiyacı olan tek kişi sen misin?Are you the only one who needs money?
Daha fazla paraya ihtiyacımız yok.We don't need any more money.
Artık paraya ihtiyacımız yok.We don't need any more money.
Tom Mary'den çok daha fazla paraya sahip.Tom has a lot more money than Mary.
Tom Mary'den çok daha fazla paraya sahipti.Tom had a lot more money than Mary.
Tom, almak istediğini almak için yeterli paraya sahipti.Tom had enough money to buy what he wanted to buy.
Tom, satın alması gereken her şeyi almak için yeterli paraya sahipti.Tom had enough money to buy everything he needed to buy.
Tom, satın almak istediği her şeyi satın alacak kadar paraya sahipti.Tom had enough money to buy everything he wanted to buy.
Tom yiyecek bir şey almak için paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed money so he could buy something to eat.
Tom istediği şeyi satın alacak kadar paraya sahipti.Tom had enough money to buy what he wanted.
Tom ne kadar paraya ihtiyacı olacağını bilmiyordu.Tom didn't know how much money he was going to need.
Paraya ihtiyacım vardı, bu yüzden bankaya gittim.I needed some cash, so I went to the bank.
Tom, Mary'nin ne kadar paraya ihtiyacı olacağını bilmiyordu.Tom didn't know how much more money Mary would need.
Bunu yapmak için paraya ihtiyacın var.You need money to do that.
Tom, Mary'ye neden daha fazla paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom told Mary why he needed more money.
Tom, Mary'nin biraz paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said that Mary needed some money.
Ders kitaplarım çok paraya mal olmaktadır.My textbooks cost a lot.
Biraz daha paraya hayır demem.I could use some extra money.
Tom bana paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom told me he needed money.
Ne kadar paraya ihtiyacın vardı?How much money did you need?
Bunu yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do that.
Tom'un sahip olduğu paradan daha fazla paraya ihtiyacı olacak.Tom will need more money than what he has.
Tom, Mary'ye biraz paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom told Mary he needed some money.
Ne kadar paraya ihtiyacınız olacak?How much money will you need?
Tom ve Mary ihtiyaç duydukları tüm paraya sahipler.Tom and Mary have all the money they need.
Tom biraz daha paraya ihtiyacı olacağını söyledi.Tom said he was sure he was doing the right thing.
Tom biraz daha paraya ihtiyacının olacağını söylüyor.Tom says he's going to need a little more money.
Oraya otobüsle gitmek çok paraya mal olmaz.It doesn't cost much to go there by bus.
Biraz yiyecek almak için biraz paraya ihtiyacım var.I need some money to buy some food.
Tom paraya ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom said he didn't need money.
Tom'un bir ödünç paraya ihtiyacı olacak.Tom is going to need a loan.
Tom, yiyecek bir şeyler almak için paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said that he needed money to buy something to eat.
Sami'nin Leyla'nın kemoterapisi için paraya ihtiyacı vardı.Sami needed money for Layla's chemotherapy.
Sami paraya aç tamirciydi.Sami was money-hungry mechanic.
Artık daha fazla paraya ihtiyacım yok.I don't need any more money now.
Paraya karşı zaafım var.I have a weak spot for cash.
Bundan daha fazla paraya ihtiyacın olacak, değil mi?You're going to need more money than that, aren't you?
Şimdi onun paraya ihtiyacı yok.Now he doesn't need money.
Sami ve Leyla'nın gerçekten paraya ihtiyaçları vardı.Sami and Layla really needed money.
Ne zaman paraya ihtiyacım olsa halam bana yardım eder.My aunt helps me when I need money.
Ne zaman paraya sıkışsam teyzem yardımcı olur.My aunt helps me when I need money.
Evi bitirmek için ne kadar paraya gerek duyacağının hesabını yapıyor.He is estimating how much money he'll need to finish the house.
Paraya zerre kadar değer vermem.Money doesn't mean anything to me.
Paraya ihtiyacın yoktu.You didn't need money.
Kripto paraya binlerce ₺ yatıran insanlar da var.There are also people who invest thousands of lira in cryptocurrencies.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Therefore fear not men but fear Me (O Jews) and sell not My Verses for a miserable price.
İsrail buna ev baskınlarıyla yüksek miktarda paraya el koyarak karşılık verdi.Israel responded by confiscating large sums of money in house-to-house raids.
Sikkenin kâğıt paraya üstünlüğü madenindendir.(It is a treasure Rarer than gold Of all the Earth.
Güce ve paraya karşı zaafı vardır.But it's about power and money.
Zaten paraya çok ihtiyacı vardır.He is very fond of money.
Paraya ihtiyacı olduğu için bu sektöre girmiştir.He accepted because he needed money.
Bazı kaynaklara göre üç akçe bir paraya eşitti.Other sources suggest at least two equivalent parts.
Kadınlara ve paraya düşkündür ayrıca açgözlüdür.He becomes famous and also rich.
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.This was bad enough; what was worse, he had been living on his wife's money.
Zeitgeist Hareketi tarafından, Yeni Zelanda'da paraya dayalı olmayan bir toplum kurma hareketidir.The history of the non-profit sector in New Zealand.