parayı ile cümle

parayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.5 hodů férovou mincí.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.공정한 동전을 5번 던집니다.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.5 хвърляния на тази симетрична монета.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.Cinco lançamentos desta moeda justa.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.Pięć rzutów uczciwą monetą.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.Vijf keer opgooien met deze 'eerlijke munt'.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.П"ять жбурлянь цієї симетричної монети.
A anonim şirketi batarsa, AIG'nin parayı vereceğinize inanmanız gerekiyor. -もしA会社がデフォルトしたら、AIGがそのお金に対して、 良くしてくれると。
Adam çok minnettar ve çok mutlu bir şekilde benden parayı aldı그랬더니 그 분은 아주 감사하고 행복하게 제게 돈을 받아간 뒤
Adam çok minnettar ve çok mutlu bir şekilde benden parayı aldıوكان هو هذا الموظف ممتن وسعيد جداً. أخذ المال مني،
Adam çok minnettar ve çok mutlu bir şekilde benden parayı aldıとても有難そうに喜んで 私からお金を受け取ると ルイの方を見て
Ah... Kücük bey.. O parayi.. ...ben ödeyecegim.Господин я отдам эти деньги. как ты узнал, что я здесь? услышал.
AIG aynı zamanda bunların anonim şirketi Cye verdiği parayıda sigortalıyor. -AIG también asegura la deuda que le dieron a a la Corporación C.
AIG aynı zamanda bunların anonim şirketi Cye verdiği parayıda sigortalıyor. -彼らはC会社に与えました。 たぶん、彼らはAIGに支払います、
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.그는 저희 가족을 위해 필요한 나머지 돈과 두 명의 다른 북한 남자를 감옥에서 풀려나게 해 주었습니다.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.ושילם את יתרת הכסף כדי שמשפחתי ועוד שני צפון קוריאנים ישוחררו מהכלא.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.ودفع بقية المال لإخراج عائلتي وشخصين آخرين من كوريا الشمالية
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.保釈金を全て払ってくれたのです 私は心の底からお礼しながら尋ねました
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Às 17 horas de hoje, gaste este dinheiro com outra pessoa."
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""De aquí a las 5 p.m. de hoy, gasten este dinero en otros".
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Délután 5 óráig költsd ezt a pénzt valaki másra!"
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Do dnešní páté hodiny za tyto peníze něco kupte pro někoho jiného."
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Do petih popoldne ta denar porabite za nekoga drugega."
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Geef vóór 17:00 uur dit geld uit aan iemand anders."
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Gib das Geld bis heute 17:00 Uhr für jemand anderen aus."
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""Până la 5:00 pm azi, cheltuie aceşti bani pentru altcineva."
"Akşam 5'e kadar bu parayı başka birisine harcayın""До 17:00 часа днес, похарчете тези пари за някой друг."
Ama aslında bedava değil. en kötü tarafı ihtiyacı olmayan insanlara parayı sunmaktır tıpkı senin gibi, PileΑλλά δεν είναι δωρεάν. Το χειρότερο ήταν ότι προσφέρανε χρήματα σε ανθρώπους που δεν τα είχαν ανάγκη.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.A közgazdászok mégis döbbenten kérdezték, hogy ugyan mi végre adná vissza a második személy a pénzt.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Ale v skutočnosti ekonómovia boli uveličení z konceptu, prečo by druhá osoba vôbec mala vrátiť nejaké peniaze.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Dar economiștii au fost mirați - de ce a doua persoană ar mai returna banii?
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Doch die Ökonomen verwirrte, warum die zweite Person das Geld zurückgab.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Ekonomové však byli vyvedeni z konceptu tím, proč by druhá osoba měla té první vlastně něco vracet.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Jednak ekonomiści zachodzili w głowę, dlaczego druga osoba w ogóle oddawała jakąś sumę.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.하지만 사실, 경제학자들은 두번째 사람이 돈을 한번이라도 반환받을지에 대한 이유에 대해 어리둥절해했습니다
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Los economistas quedaron desconcertados: ¿por qué devolvería dinero la segunda persona?
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Maar economen hadden geen benul van waarom de tweede persoon ooit geld zou teruggeven.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Mas, de facto, os economistas ficaram desconcertados, quanto à razão de a segunda pessoa devolver dinheiro.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Mutta taloustieteilijät olivat hämmentyneitä, miksi toinen henkilö palauttaisi koskaan yhtään rahaa.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Namun sebenarnya, para ekonom bingung pada mengapa orang kedua akan mengembalikan uang itu.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Nhưng trên thực tế, các nhà kinh tế lại bị lúng túng với câu hỏi tại sao người thứ hai lại trả lại tiền.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Στην πραγματικότητα, οι οικονομολόγοι είχαν σαστίσει με τους λόγους που το δεύτερο άτομο επέστρεφε χρήματα.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Але насправді, економісти буди дещо збентежені: чому ця друга людина повертає гроші?
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.В действителност икономистите бяха объркани по въпроса защо изобщо вторият трябва да връща някакви пари.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Но экономисты не могли понять, почему второй человек соглашается отдавать деньги.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.אבל למעשה הכלכלנים היו נבוכים מול השאלה מדוע האדם השני בכלל מחזיר סכום כלשהו.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.لكن في الحقيقة ، إلتبس العلماء الإقتصاديون على أن السبب الذي يجعل الشخص الثاني يعيد بعض المال
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.なぜBがAにお金を戻すのかと驚きました お金はすべてキープされて
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Aber ein Teil der sich gegenüber sitzenden Spieler teilt das Geld jedes Mal gerecht auf.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Ale część z graczy twarzą w twarz zgodziła się podzielić pieniądze po równo za każdym razem.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Ampa v množici parov, ki igrajo iz oči v oči se prav vsakič dogovorita o enakomerni porazdelitvi denarja
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.얼굴을 맞대고 하는 수 많은 경우에는 매번 양쪽이 똑같이 돈을 나누는데 합의하죠.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Maar sommige van de rechtstreekse paren besloten om het geld elke keer eerlijk te delen.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Ma un sacco di coppie faccia a faccia si accordano per dividere il denaro in modo equo ogni singola volta.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Men en flok af de par der sad overfor hinanden blev enige om at dele pengene jævnt hver gang.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Những cặp chơi trực tiếp đồng ý chia đều số tiền sau mỗi lần chơi.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.O grămadă de perechi față-în-față se înțeleg să împartă banii egal de fiecare dată.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Pero un grupo de los pares de cara a cara acuerdan dividir el dinero uniformemente cada vez.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Αλλά μερικά από τα ζεύγη πρόσωπο με πρόσωπο συμφωνούν σε ομοιόμορφο διαχωρισμό των χρημάτων κάθε φορά.
Ama bir grup yüz yüze oynayan çift parayı her seferinde eşit olarak bölüşmeyi kabul ediyor.Але ті пари, які грають обличчям до обличчя, щоразу спокійно погоджуються розділити гроші.
İlgili Sayfalar