Ana içeriğe geç
Sözlük

paranoyak ile cümle

paranoyak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ben paranoyak oluyorum, değil mi?I am being paranoid, aren't I?
Paranoyak olmaya başladın.You're being paranoid.
Paranoyak olma.Don't get paranoid.
Sen çok paranoyaksın.You're so paranoid.
Tom anlaşılır biçimde bir şizofren paranoyak.Tom is clearly a paranoid schizophrenic.
Asabi ve paranoyaktır.He's angry and paranoid.
Tom paranoyak değildi.Tom wasn't paranoid.
Paranoyak oluyoruz.We're being paranoid.
Paranoyak olmayın.Don't be paranoid.
Paranoyak değilim.I'm not paranoid.
Çok paranoyak olmayın.Don't be so paranoid.
Paranoyak olmaya başlama.Don't start getting paranoid.
Tom paranoyak oluyor.Tom is getting paranoid.
Sadece paranoyak olmaya başlıyorsun.You're just being paranoid.
Sen paranoyak görünüyorsun.You're sounding paranoid.
Bu hastalığın görüldüğü kişiler genelde paranoyaktır.People with this disease are usually paranoid.
Ben her zaman, Tom'un biraz paranoyak olduğundan şüphelendim.I always suspected that Tom was a little paranoid.
Ben paranoyak olmuyorum.I'm not being paranoid.
Şimdi sen paranoyak oluyorsun.Now you're being paranoid.
Tom biraz paranoyaktır.Tom is a bit paranoid.
Tom çok paranoyaktı.Tom was so paranoid.
Sen neden çok paranoyaksın?Why are you so paranoid?
İnsanlar bana paranoyak diyorlar.People call me paranoid.
Paranoyak görünüyor muyum?Do I look paranoid?
Biraz paranoyak görünüyorsun.You seem a bit paranoid.
Tom paranoyak ve kuruntuludur.Tom is paranoid and delusional.
Sami'de bir çeşit paranoyak şizofreni vardı.Sami had some form of paranoid schizophrenia.
Tom paranoyak biriydi.Tom was paranoid.
Bay Thirsty paranoyak ve çok saldırgandır.Mr. Thursty is paranoid and aggressive.
"Leave Me Alone" "paranoyak bir marş" olarak nitelendirildi."Leave Me Alone" was described as being a "paranoid anthem".
Şarkı korkak ve paranoyak bir anlatıcının ağzından acemi bir banka soygununa değinir.The song's lyrics are about a bungled bank robbery as told by a fearful and paranoid perpetrator.
Paranoyak adı verilen insanlar, hemen hemen tüm durumlarda tereddüt yaşarlar.Many children who have selective mutism almost always speak confidently in some situations.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.So people start getting a little bit paranoid, you can imagine.
Gittikçe daha çok paranoyak, kıskanç, sahiplenici, şüpheci oluyordum.And I became more and more paranoid, jealous, possessive, suspicious,
Franda'ki insanlar bu durum sebebiyle paranoyaklaştılar.This made people in France even more paranoid.
Yani cidden paranoyaklaştım.So, I started to really get really paranoid.
Paranoyakça, aptalca ve tamamıyla hatalı davrandık." ifadelerine yer verdi.We were paranoid and stupid and just flat-out wrong," Reilly wrote.
Buna karşılık paranoyak, duygusuz, silik ve kolaylıkla kafası karışan biridir.Andererseits wird er als paranoid, apathisch, dumm und leicht verwirrt beschrieben.
Tweek paranoyaktır. favori cümlesi 'They' re gonna get me!'Achtung: Anschnallen!“ „Lieblingsdisziplin“ des Films sei: „Finde die Anspielung“.
Paranoyakların bile düşmanları vardır.Même les paranoïaques ont des ennemis.
Sen gerçekten paranoyaksın!Tu es tellement paranoïaque !
Bay Thirsty paranoyak ve çok saldırgandır.Vincent parece estar muy asustado y paranoico.
O da biraz paranoyak bir dedektif olan Del Spooner'dır.Will Smith como el detective Del Spooner.
Her şeyini kaybetmiş giderek paranoyak ve saplantılı bir hale gelmiştir.Poco a poco comienza a volverse paranoica, y enloquece.
Canetti Hitler’i hükmettiği kitlenin büyüklüğünden başı dönen paranoyak bir yönetici olarak sunar.Adolf Hitler se presenta como la cabeza paranoide, fascinado por el tamaño de la masa que él manda.
Hatta en ideal yönetici tipi, paranoyaklaştıkça ortaya çıkar .Идеальный телохранитель — чувствует опасность.
Burada kendisine paranoyak-şizofren teşhisi kondu ve şok terapisi uygulandı.Também fez uma avaliação psiquiátrica, e foi-lhe diagnosticado esquizofrenia.
Bu olay, Amerikan toplumu üzerinde kasvetli ve paranoyak bir mod ortaya çıkararak derin bir etki yarattı.Dit onder invloed van een extreme paranoïde houding ten opzichte van de rest van de wereld.
Sadece paranoyak olmaya başlıyorsun.Je bent gewoon paranoïde.
James ise paranoyaklaştı ve bir çete üyesini öldürdü.Smith-t szexuálisan bántalmazta és kirabolta egy banda.
"Leave Me Alone" "paranoyak bir marş" olarak nitelendirildi.Το Leave Me Alone περιγράφεται ως «παρανοϊκός ύμνος».
Oysa ne amcası Tiberius gibi paranoyak, ne de yeğeni Caligula gibi deliydi.Han var uansett hverken paranoid, som sin onkel Tiberius, eller sinnssyk som nevøen Caligula.
Bay Thirsty paranoyak ve çok saldırgandır.Ferry menjadi terpuruk dan paranoid.
Her şeyini kaybetmiş giderek paranoyak ve saplantılı bir hale gelmiştir.Kecurigaan terus meningkat dan berubah menjadi paranoia kolektif.
"Leave Me Alone" "paranoyak bir marş" olarak nitelendirildi."Leave Me Alone" được miêu tả như là một "hoang tưởng ca".
Oysa ne amcası Tiberius gibi paranoyak, ne de yeğeni Caligula gibi deliydi.Thế nhưng ông là một nhà cai trị giỏi, không bị hoang tưởng như Tiberius hay điên loạn như Caligula.
"Leave Me Alone" "paranoyak bir marş" olarak nitelendirildi.まぼろしの汽車』では、単に吸血鬼と呼称された。
Birkaç başarısız terapi girişiminden sonra, paranoyak oldu.經過幾次的心理治療均不見效,她變得更加偏執。
Her şeyini kaybetmiş giderek paranoyak ve saplantılı bir hale gelmiştir.所有理性之下,都存在疯癫和流动。
Oysa ne amcası Tiberius gibi paranoyak, ne de yeğeni Caligula gibi deliydi.קלאודיוס לא היה פרנואיד כדודו טיבריוס, או מטורף כאחיינו קליגולה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod