paranın ile cümle

paranın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
(50) Tüm ülkelerde paranın değeri için 1999 temel yıl olarak alınmıştır.(51) Bkz.(50) Voir note 48 de bas de page.
(50) Tüm ülkelerde paranın değeri için 1999 temel yıl olarak alınmıştır.(51) Bkz.(50) Výchozím rokem pro určení hodnoty peněz je ve všech zemích považován rok 1999.(51) Viz obr.
Abby'nin ve Ben'in kazandığı paranın toplamı 50 liradır.彼らは一緒に 50 ドルを得ました。
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.A Agência está empenhada numa boa gestão dos recursos afectados à sua vastíssima agenda ambiental.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Agencja dąży do oszczędnej realizacji olbrzymiego harmonogramu działań w zakresie ochrony środowiska.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Europeiska miljöbyrån strävar efter att erbjuda valuta för pengarna inom ramen för en enorm miljödagordning.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.V agentuře usilujeme o to, abychom celé obrovské agendě životního prostředí poskytli náležitou hodnotu.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Ympäristökeskus pyrkii tuottamaan rahalle vastinetta koko laajan ympäristökentän alueella.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Aber das hieße nicht, dass ich eine Münze mit Kopf auf beiden Seiten habe.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Ale neznamenalo by to, že mám mincu, ktorá má dve hlavy.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Ale neznamenalo by to, že panna je na obou stranách mince.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Dar asta n-ar însemna că banul a avut cap pe ambele feţe.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.De ez nem jelenti azt, hogy az érmém mindkét oldala fej.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.양면 동전을 갖고 있다는 것을 감출수 있겠죠.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Maar dat wil niet zeggen dat ik een munt heb met twee koppen.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Mais ça ne signifierait pas que j'avais une pièce avec deux piles.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Ma questo non significherebbe che ho una moneta con due teste.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Men det ville betyde, at jeg havde en tokronet mønt.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Mutta se ei tarkoita, että kolikossa on kruuna kummallakin puolella.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Namun itu tidak berarti kedua koin saya adalah kepala.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Nhưng đó sẽ không có nghĩa là tôi đã có một xu hướng đến hai.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Oznacza, że oszukałem, a wy mi na to głupio pozwoliliście.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Pero eso no significa que tenga una moneda de dos caras.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Αλλά αυτό δεν θα σήμαινε πως θα είχα ένα νόμισμα μόνο με κορώνες.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Но това не значи, че в моята монета има две страни ези.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Но это не значит, что у моей монеты с обеих сторон орёл.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.Однак, це б не означало, що на моїй монетці зображено два орли.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.אבל זה לא אומר שיש לי מטבע עם שני "עצים".
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.لكني لم أقصد بأنه لدي نقد معدني برأس على الوجهين
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.私はペテン師で
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,그런데 2/5만 넣은 건 아니지.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Ale ona nie odłożyła tylko 2/5.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Ale ona tam neinvestovala jen 2/5.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,De nem csak a 2 ötödöt vitte tőzsdére...
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Hun brugte dog ikke kun 2/5 på aktier.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Mais elle n'a pas mis tout les 2/5.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Mas ela não o fez apenas 2/5.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Pero ella no puso solo el 2/5.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,Но тя не е вложила само 2/5.
Ama paranın yüzde 10'u ile rezerv her zaman koymak ediliyor.lecz 10% jest odkładanych na rezerwę, za każdym razem.
Ama paranın yüzde 10'u ile rezerv her zaman koymak ediliyor.Sama raha lainataan uudelleen ja uudelleen, ja 10% rahasta laitetaan joka kerta syrjään varannoiksi.
Ancak bu paranın tamamını cebime koyamıyorum.Ale mám i jiné výdaje. Nemohu si to jen tak strčit do kapsy.
Ancak bu paranın tamamını cebime koyamıyorum.これをすべて預金することはできません。 マーケティング、販売および一般管理の費用があります。
Ancak, paranın ne olduğunu düşün.Ma pensa a cosa è il denaro oggi.
Ancak, paranın ne olduğunu düşün. Para bir kaynak değil.Но замислете се каква е същността на парите.
Ancak, paranın ne olduğunu düşün.Pero piensa en qué es el dinero realmente.
Ancak, paranın ne olduğunu düşün.Tapi coba pikirkan tentang apa itu uang sebenarnya.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Dve tretiny peňazí boli ukradnuté alebo premárnené.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Dve tretjini denarja sta bili ukradeni ali izgubljeni.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Dwie trzecie pieniędzy skradzione lub zmarnowane.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Två tredjedelar av pengarna går till spillo eller stjäls.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Twee derde van het geld, gestolen of verspild.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Zwei Drittel des Geldes gestohlen oder verschwendet.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Εντάξει; Τα 2/3 των χρημάτων τα έκλεψαν ή τα χαράμισαν.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Две трети денег было украдено или потеряно.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.И така, две трети от парите са откраднати или пропиляни.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.כן? שני שלישים מהכסף נגנבו או בוזבזו.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.حسنا؟ ثلثي الأموال اما مسروقة أو مهدرة.
Anlaştık mı? Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.この演説から30年たって
Aslında paranın asıl geldiği yerler buraları, biliyorsunuz, son on yıldır paralarını biriktiriyorlar.예, 여기서 많은 자금이 나오고 있는 것이 사실이에요. 지난 10년 동안 이들은 저축을 해 왔거든요.
İlgili Sayfalar