paranın ile cümle
paranın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak, paranın ne olduğunu düşün.But think about what money actually is.
Ekonomilerin yaptıkları temel hata paranın para olduğunu düşünmeleri.So where economists make the fundamental mistake is they think that money is money.
Birçoğumuz paranın motivasyon yaratan bir güç olduğunu düşünecek şekilde yetiştirildik.A lot of people are brought up to believe that money is the driving force that generates incentive.
Her ay harcadığınız paranın miktarı nedir?How much money are you spending per month?
Lütfen paranın geri kalanını hesabıma aktar.Please deposit the rest of the money in my account.
Ama bu elimdeki paranın iki yüzünün de tura olduğu anlamına gelmez.But that wouldn't mean that I had a two-headed coin.
Yani yatırımcılar bu paranın %7'sini alırlar. . .Hope none of these people sue me.
Ve paranın %7'si kadar veya %6 mıdır her neyse, o kadar faiz aldılar. .And they got their 7% interest on their money-- whatever it was, 6% money.
Paranın satın alamayacağı şeyler bunlar. Doğru.It's what money can't buy.
Onda paranın alamayacağı özel vasıflar var.She has a special quality that money can't buy.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.She invested 3 parts of the money in a high interest bank.
Ama bu sadece paranın 5'te 2'si değil,But she didn't put just the 2/5.
Yani, ana para + paranın 0.10 katıSo plus, let's say, 0.10 times the amount of money she put in.
Bu kadar paranın %20'sini kaybederThat's how much she loses on the market. She loses 20% of this amount of money.
Paranın üçte ikisi çalınmış veya yok yere harcanmıştı.Two thirds of the money stolen or wasted.
Bu, elektriğin olmadığı, paranın olmadığı, tıbbi yeterliliğin olmadığı bir dünya.This is a world in which there's no electricity, there's no money, there's no medical competence.
Diğer hastalıklara gösterilen ilginin ve ayrılan paranın yok denecek kadar azını görüyor.It gets a fraction of the attention and funding given to any of those other diseases.
Bunun nedeni ise bozuk paranın sadece yazı veya tura gelme şansı var.So the right answer is a half, or 0.5, and the reason is the coin can only come up heads or tails.
Ve her yıl bu borç aldıkları paranın %10'unu ödeyeceklerini söylüyorlar. -And they said that they would pay 10% a year on that money that they borrowed.
Bu yüzden bu kanlı paranın peşinden koşmuyorum.That's why I'm not running after this bloody money.
Sonra o paranın hiç değeri kalmadı.Then that money has no value.
Üst sınıf paranın hepsini alıyor ve hiç vergi vermiyor.The upper class keeps all of the money, pays non of the taxes.
Ve bu tam olarak kıyafetlere harcayacağı paranın 30%'a eşittir. - -And this should be exactly 30% more than this amount, the amount she spends on her clothes.
Sen bankada ne kadar paranın olduğunu biliyorsun. Onlar ise bilmez.You know exactly how much is in your account, but those people don't know how much is in theirs.
Paranın bulabileceği en iyi beyinleri işe aldı. Ve piyasa koşulları mükemmeldi.He hired the best minds money could find and the market conditions were fantastic.
O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.The day when neither wealth nor children will be of any avail
Bu paranın gerçeğe dönüştürülmesi ne yazık ki muhtemel değil.That money, however, is unlikely ever to materialize.
Paranın 30 milyon avroluk kısmı turizm sektöründeki projelere ayrıldı.Of this, 30m euros are earmarked for projects in the tourist sector.
Bu, bankanın ulusal para biriminin düşüşünü yavaşlatmak için harcadığı paranın miktarı.This was the amount the bank spent trying to slow down the currency's decline.
Paranın büyük bölümü, geçen Mart ayındaki sellerden ağır hasar gören doğudaki Evros iline ayrılacak.Most of the money would go to the eastern Evros prefecture, hard hit by floods last March.
Yeterli paranın bulunması da önemli bir engel oluşturuyor.Finding enough money is a key hurdle.
Savcılar, paranın yargıçlara rüşvet verme amaçlı olduğunu öne sürüyorlar.The money, prosecutors allege, was intended to bribe judges.
O paranın Kosova'ya geri gelip gelmeyeceğini bilmiyorum." diyor.I don't know if that money will ever be brought back to Kosovo," he said.
Paranın çoğu iletişim, bankacılık ve eczacılık sektörlerine harcandı.Most of the money has gone into the telecommunications, banking, and pharmaceuticals sectors.
Paranın 30 milyon euroluk büyük kısmı çoktan harcanmış durumda.Most of the money, 30m euros, has already been spent.
Paranın geri kalan kısmı ön çalışmalara harcanacak.The rest will go towards preliminary studies.
Bakana göre, paranın büyük kısmı AB fonlarından karşılanacak.According to him, a large portion of the money will be available from EU funds.
EBRD 14 milyon avro sağlarken, paranın geri kalanı EIB'den gelecek.The EBRD will provide 14m euros, while the rest will come from the EIB.
Paranın geri kalanı Arnavutluk ve Hollanda tarafından paylaşılacak.The remainder would be shared by Albania and the Netherlands.
Ancak gereken paranın gelip gelmediği kesin değil, zira Rusya'ya bağlı.However, it is uncertain whether the necessary money is forthcoming, since it depends on Russia.
Paranın İsviçre bankalarındaki hesaplar yoluyla aklandığı iddia ediliyor.The money laundering was allegedly conducted through Swiss bank accounts.
Bakan, paranın en kısa sürede onaylanacağına da söz verdi.He promised the money will be approved as soon as possible.
Gereken paranın büyük kısmı İtalya Dışişleri Bakanlığı tarafından karşılanacak.Most of the funds will be allocated by the Italian Foreign Ministry.
Paranın büyük kısmıyla toplumsal ve ekonomik kalkınma desteklenecek. [AFP]Most of the money will support social and economic development. [AFP]
Çeteler bu paranın büyük kısmını fuhuş ticaretinden kazandılar.The gangs made much of that money from the sex trade.
Paranın geri kalanı hükümet ve Sofya belediyesi tarafından karşılanacak.The remaining funds will be secured by the government and Sofia municipality.
Hastanelerin harcadığı paranın bir kısmı Hırvat hükümeti tarafından bağışlanmıştı.Part of the money spent by the hospitals had been contributed by the Croatian government.
Ancak bugüne kadar paranın geldiği yok.So far, though, the money has not been forthcoming.
SETimes'a konuşan Krstiç, "Kamu kuruluşlarından devasa miktarda paranın çekildiği kesin."It is certain that a massive amount of money was drawn from public companies.
Bu paranın üçte ikisi kültürel turizme, 3,3 milyon Euro'luk bölümü ise eko-turizme aktarılacak.Two-thirds of this is dedicated to cultural tourism, while 3.3m euros will go towards eco-tourism.
NEK, bu paranın eski ekipman satın alımlarından gelen bir borç olduğunu ileri sürüyor.NEK says it is owed for purchases of old equipment.
Ersöz'ün saldırılar için gereken paranın temininde yer aldığı iddia ediliyor.Ersoz was allegedly involved in organising financial support for the attacks.
Devlet köye 140 bin TL verirken, paranın geri kalanını Akbıyık halkı karşılamış.The state gave the village 140,000 TL and the residents of Akbiyik paid the rest.
Herkes büyük bir heyecanla paranın kime gittiğini görmeyi bekliyor.Everyone waits anxiously to see who will get it.
Paranın bir kısmı Novi Sad merkezli Metals Bank'a nakit olarak yatırıldı.Part of the money was deposited in cash in the Novi Sad-based Metals Bank.
Paranın onda biri hibe olarak verilecek.One-tenth of the financing will come in the form of grant money.
Rehn, SPV bünyesindeki paranın "pro rata" esasına göre düzenleneceğini de belirtti.He also explained that the money under the SPV would be arranged in a "pro rata" manner.
Paranın miktarı geçmişte evli bir kadın tarafından dikkatle tutuldu. [2]The amount was carefully kept by a married woman in the past.[2]
Chris, 61 milyon doların üzerinde paranın şirkette zimmete geçirildiğini bulur.Chris finds that over $61 million has been embezzled from the company.
Bir kriterin bütçesi 100.000 Euro'nun üzerindedir ve paranın çoğu binicilere gitmektedir.The budget of a criterium is over 100,000 Euro, with most of the money going to the riders.
İlgili Sayfalar