paranın ile cümle
paranın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu paranın bütünü harcanmış oluyorEs solo dinero que esta siendo "quemado"
Bu paranın bütünü harcanmış oluyorEste é o dinheiro que está apenas a ser queimado.
Bu paranın bütünü harcanmış oluyorJsou to utracené peníze.
Bu paranın bütünü harcanmış oluyorTo są pieniądze, które po prostu zużywam.
Bu paranın bütünü harcanmış oluyorΕίναι απλά χρήματα που εξαφανίζονται.
Bu paranın bütünü harcanmış oluyorこれは完全に2.6万ドルに匹敵する、
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Den fleste penge kom selvfølgelig fra aktiviteter udenfor USA.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Die Stelle, an der das meiste Geld ins Land kam, waren Unternehmen außerhalb des Landes.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Het meeste van dit geld kwam binnen via offshore faciliteiten.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Il punto di partenza di gran parte di questi soldi erano ovviamente i paradisi fiscali.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.물론 대부분 이 돈의 출처는 해외 시설이었습니다.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.La puerta de ingreso de casi todo este dinero era a través de empresas ubicadas en paraísos fiscales.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Le point d'entrée, évidemment, de la plupart de cet argent, était dans les installations off-shore.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Punctul de intrare a acestor bani, bineînțeles, erau facilitățile din afara apelor teritoriale.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Vstupním bodem pro většinu peněz, byly daňové ráje.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Vstupným bodom týchto peňazí boli samozrejme daňové raje.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Większość tych pieniędzy trafiała oczywiście do systemu przez firmy i banki działające w rajach podatkowych.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Το σημείο εισόδου για αυτά τα χρήματα ήταν οι υπεράκτιες εγκαταστάσεις.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Входната точка, разбира се, на повечето от тези пари, бяха офшорните компании.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Входной точкой большей части этих денег, конечно же, были оффшорные организации.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.Прибутковою точкою більшої частини цих грошей, звісно ж, були офшорні організаціі.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.נקודת הכניסה, כמובן, של רוב הכסף הזה, היתה מימון חוץ־מדיני.
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.نقطة الدخول , بالطبع , لمعظم هذه الأموال , كانت المناطق داخل الحدود .
Bu paranın çoğunun giriş noktası tabii ki "off-shore" bankalar.オフショアにありましたが つまりこれが 米国経済への
Bu paranın gerçeğe dönüştürülmesi ne yazık ki muhtemel değil.Sin embargo, es improbable que ese dinero se materialice.
Bu paranın gerçeğe dönüştürülmesi ne yazık ki muhtemel değil.Маловероятно, однако, что эти деньги вообще появятся.
Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar! Çünkü bu b**tan yerin sahibi onlar!Copiii consuma droguri, pierd vremea prin mall-uri.
Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar! Çünkü bu b**tan yerin sahibi onlar!Ils l'auront, ils vous prendront tout tôt ou tard, parce qu'ils possèdent ce putain d'endroit.
Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar! Çünkü bu b**tan yerin sahibi onlar!Защото притежават това място.
Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar!Eles vão conseguir, vão-lhe tirar tudo, mais cedo ou mais tarde!
Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar!Mereka akan mendapatkannya mereka akan mengambilnya darimu cepat atau lambat
Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar!Sie bekommen es auch zurück!
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Aceasta poate fi făcută controlând banii.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Ce qui peut être atteint en contrôlant l'argent.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir."Det kan åstadkommas genom att kontrollera pengarna. "
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Dette kan gøres, ved at kontrollere pengene.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Dies kann durch die Kontrollierung des Geldes geschehen.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Esto se puede hacer al controlar el dinero.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir. Greenback'e izin verilmeyecekti...bizim de kontrol edemediğimiz gibi""이것은 돈을 통제함으로써 가능하다" "우리가 통제할 수 없으면 그린백을 허용하면 안된다"
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Isso pode ser feito controlando o dinheiro.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Tämä voidaan tehdä hallitsemalla rahaa.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.To je možno storiti z nadzorom nad denarjem.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Αυτό μπορεί να γίνει ελέγχοντας τα χρήματα.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Това може да се осъществи чрез контрол на парите.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir.Это осуществимо через контроль денег.
Bu paranın kontrolüyle yapılabilir..ويمكن أن يتم ذلك عن طريق السيطرة على المال
Bu; paranın, mülkün, hükumetin, evliliğin,Conștiința creează o realitate independentă de observator.
Bu; paranın, mülkün, hükumetin, evliliğin,Es schafft eine Realität von Geld, Eigentum, Regierung,
Bu; paranın, mülkün, hükumetin, evliliğin,의식은 돈, 재산, 정부라는 현실을 만듭니다.
Bu; paranın, mülkün, hükumetin, evliliğin,היא יוצרת מציאות של כסף, רכוש, ממשלה,
Bu; paranın, mülkün, hükumetin, evliliğin,إنه يخلق حقيقة المال، الأملاك، الحكومة،
Bu; paranın, mülkün, hükumetin, evliliğin,結婚 CERNでの会合 カクテル・パーティーや -
Burada biraz duralım ve paranın değişik formları üzerinde düşünelim.Můžeme si představit peníze ve velmi úzkém pojetí, tzn.
Burada biraz duralım ve paranın değişik formları üzerinde düşünelim.Teraz zajmijmy się różnymi formami pieniądza, które mamy tutaj
Burada biraz duralım ve paranın değişik formları üzerinde düşünelim.А тепер подивіться, які різні форми грошей ми тут маємо.
Burada biraz duralım ve paranın değişik formları üzerinde düşünelim.الآن , دعونا نفكر في أشكال المال هناك وهنا
Burada paranın miktarı ise bağımsız değişkendir.얼마의 시간 동안 일하는지에 따라 변하기 때문입니다. 그리고, 이 시간은 독립적입니다.
Burada paranın miktarı ise bağımsız değişkendir.Тому що зарплатня залежить від того скільки годин ти працював.
Burada sorulacak bir soru daha var. Çünkü çarpma ve bölme bir paranın iki yüzü gibidir. .Nebo se můžete zeptat jinak, protože násobení a dělení jsou dvě strany jedné mince:
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Ceci dit, ça ne devrait pas nécessiter autant d'effort de découvrir où va l'argent de ce type de contrat.
İlgili Sayfalar