Ana içeriğe geç
Sözlük

paralel ile cümle

paralel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarLa première chose que je vais faire est de parler des angles correspondants.
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarPierwszą rzeczą którą się zajmę to będą "kąty odpowiadające".
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarPrvé, čo ideme preskúmať, sú súhlasné uhly.
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarPrvní, co jdeme prozkoumat, jsou souhlasné úhly.
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarQuindi la prima cosa che faccio e' esplorare gli angoli corrispondenti.
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarVi skal først se på de ensliggende vinkler.
İlk olarak bakacağımız şey, karşılıklı olan açılar. Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarТа първото нещо, което ще разгледаме, са съответните ъгли.
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.Először is a rombusz, hogy egy speciális esete a paralelogramma karok
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.En rhombe er et specielt parallelogram.
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.För det första, en romb är ett speciellt fall av ett parallellogram.
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.첫째, 마름모는 평행사변형의 일종입니다
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.Mai intai, un romb e un caz special de paralelogram
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.Pojďme se zamyslet, co všechno víme o kosočtverci.
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.Po prvé, kosoštvorec je špeciálny prípad rovnobežníka
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.Първо, ромбът е специален вид паралелепипед
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.ראשית, מעויין הוא מקרה מיוחד של מקבילית
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.اولاً، ان المعين حالة خاصة من متوازي الاضلاع
İlk olarak, bir eşkenar dörtgen özel bir paralelkenardır.対辺は平行した平行四辺形内
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .처음에 평행선 AB와 CD를 AC가 가로지른다고 생각했는데
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .AB と平行な直線である CD のトランスバーサル 今 AB を横断あり: BD および AC 平行ライン
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .Først så vi AC som transversal til AB og CD, som er parallelle.
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .Nejprve bereme jako různoběžku AC. AC je různoběžná k rovnoběžkám AB a CD.
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .Takže, najprv berieme ako rôznobežku AC AC je rôznobežka k rovnobežkám AB a CD.
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .И така, първоначално разглеждаме тази като пресечна AC тя е пресечна на AB и CD, които са успоредни.
İlk seferinde AC'yi birbirine paralel olan AB'nin ve CD'nin transversali olarak aldık. .بداية لقد اعتبرنا هذا مستقيم قاطع، اي AC مستقيم قاطع لـ AB و CD وهما خطان متوازيان
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Am încercat sa abordăm problemele de politică în paralel cu cele ce ţin de progresul ştiinţific.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Ci siamo presi cura degli aspetti politici in parallelo ai progressi scientifici.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Hemos intentado tomar e impulsar las cuestiones de políticas en paralelo con los avances científicos.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.우리는 과학 발전에 수반하는 정책적 문제의 해결을 위해 동등한 노력을 했습니다.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Megpróbáltuk párhuzamosan kezelni és szorgalmazni a politikai kérdéseket a tudományos haladással.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Tentámos elevar os problemas legais em paralelo com os avanços científicos.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.We poogden de beleidskwesties aan te pakken tegelijk met de wetenschappelijke voortgang.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Мы старались продвигать вопросы политики параллельно с продвижениями в науке.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.Опитахме се да вземем и подложим на натиск политическите въпроси, успоредно с научния напредък.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.ניסינו לדחוף ולקדם את סוגיות המדיניות במקביל להתפתחויות המדעיות.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.وقمنا بمحولة دفع المسائل الخاصة بوضع السياسات بشكل متواز مع التقدم العلمي.
İşin siyasi boyutuyla da teknik gelişmelerle paralel olarak ilgilendik.政治的な問題についても 解決しようと努めてきたのです それでは ここで
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Amire igazán szükség van, az nem egymásra épülő, nem párhuzamos fejlesztés.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme. Bir gelişim ağına sahip olmak istiyorsunuz.No tiene que ser un desarrollo secuencial ni paralelo, sino una red de innovación.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Ceea ce vrei cu adevărat este o dezvoltare care nu e nici serială, nici paralelă.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Ce que vous voulez vraiment n'est pas un développement séquentiel ou parallèle.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Điều bạn muốn không phải là sự phát triển nối tiếp, song song với nhau.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.여러분이 진정 원하는 것은 순차적인 진행이나, 평행한 발전이 아닙니다.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Não queremos um desenvolvimento sequencial, paralelo.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Quello che uno vuole veramente non è uno sviluppo sequenziale, né parallelo.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.To czego chcemy to ani rozwój sekwencyjny, ani równoległy.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Wat je echt wil, is noch een sequentiële, noch een parallelle ontwikkeling.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Wir brauchen keine fortlaufende, keine parallele Entwicklung.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Конечно, хочется не последовательного, не параллельного развития идеи.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.Това, което наистина искам, не е последователно, а успоредно развитие.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.מה שאנו צריכים זה לא משהו סידרתי או עוקב, לא התפתחות במקביל.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.ما نريده حقا ليس هو تطور تسلسلي ولا متوازي.
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme.並行的でもありません イノベーションの ネットワークです
Kalan alan, buradaki paralel kenarın alanı. . Bu ortadaki paralel kenarın alanını henüz bilmiyoruz.Единственная площадь, которую мы еще не нашли, - это площадь вот этого параллелограмма в середине.
Karşılıklı kenarların paralel olduğunu biliyoruz.Bene, sappiamo che i lati opposti sono paralleli.
Karşılıklı kenarların paralel olduğunu biliyoruz.Jego przeciwległe boki są równoległe.
Karşılıklı kenarların paralel olduğunu biliyoruz.일단 마주보는 변이 평행합니다
Karşılıklı kenarların paralel olduğunu biliyoruz.No, vieme, že protiľahlé strany sú rovnobežné.
Karşılıklı kenarların paralel olduğunu biliyoruz.Pues bien, sabemos que sus lados opuestos son paralelos.
Karşılıklı kenarların paralel olduğunu biliyoruz.Víme, že jeho protilehlé strany jsou rovnoběžné.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod