AC'nin BD'ye paralel olduğunu iç ters açılar sayesinde biliyoruz, ve ispatı bitiriyoruz! -そして、我々 が行っている!
Adım iki, istediğiniz bir yerden kenarlara paralel katlayın ve kat izini keskinleştirin.Krok č. 2: Přeložte rovnoběžné k okrajům kdekoliv se vám zachce a protáhněte ohyb.
Adım iki, istediğiniz bir yerden kenarlara paralel katlayın ve kat izini keskinleştirin.Steg två: vik parallellt med kanterna var du vill och förläng vecket.
Adım iki, istediğiniz bir yerden kenarlara paralel katlayın ve kat izini keskinleştirin.שלב שתיים: קפלו במקביל לקצוות איפה שאתם רוצים ותאריכו את הקפל.
AF DE paralel ve o zamandan beri, AE, hem de kesişiyor bunu biliyoruz, bu da ne?Dato che AF e' parallela a DE e poi AE interseca entrambe, sappiamo che, questa cos'e'?
AF DE paralel ve o zamandan beri, AE, hem de kesişiyor bunu biliyoruz, bu da ne?Desde AF é paralelo ao DE e, em seguida, AE cruza ambos, sabemos que, o que é isso?
AF DE paralel ve o zamandan beri, AE, hem de kesişiyor bunu biliyoruz, bu da ne?Skoro AF jest równoległa do DE, to AE przecina obie te proste wiemy, co to znaczy?
AF DE paralel ve o zamandan beri, AE, hem de kesişiyor bunu biliyoruz, bu da ne?Если AF параллельно DE, а AE пересекает их обе, то что это?
AF DE paralel ve o zamandan beri, AE, hem de kesişiyor bunu biliyoruz, bu da ne?Тъй като AF е паралелна на DE и после АЕ пресича и двете, ние знаем, че това е какво?
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Aber erst kürzlich wurde das vorgebracht, indem man sie als zwei Parallelsysteme sieht.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Dar, cumva, nu am formulat ideea decât foarte recent, observând că sunt două sisteme paralele.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Jednak aż do niedawna nikt nie przezentował tego w ten sposób, że są to dwa równoległe systemy.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.하지만 어찌됐든 두개의 평행적인 시스템으로 보는것으로는 아주 최근까지는 제안되지는 않았습니다
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Maar op de een of andere manier werd het tot voor kort niet gezien als twee parallelle systemen.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Ma questo non è stato messo in evidenza fin'ora, vedendo i due poli come due sistemi paralleli.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Nhưng điều này không được nói đến mãi đến gần đây, xem chúng như hai hệ thống song song.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Pero por algún motivo no fue planteado hasta hace poco, enfocar estos dos sistemas como paralelos.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Tapi entah kenapa itu tidak diajukan hingga saat ini, melihat ini sebagai dua sistem paralel.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.Но някак си това не бе изтъкнато до съвсем скоро, поставяйки ги като паралелни системи.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.אך משום-מה, עד ממש לאחרונה, לא ראו בשני אלה שתי מערכות מקבילות.
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.ولكن ذلك لم يبرز إلا في وقت قريب جداً رؤيتهما كنظامين متوازيين
Ama bir şekilde, yakın zamana kadar, bunları iki paralel sistem olarak görme fikri öne sürülmemişti.つい最近まで提唱されていませんでした ですから 体は未知の可能性を追うと同時に
Ama bu çizgi ve şu çizgi paraleldir.Mas esta linha e esta linha são paralelas.
Ama bu çizgi ve şu çizgi paraleldir.אך שני הקווים האלה מקבילים,
Ama burada gördüğümüz gibi toplamları 180 derece etmiyor. 50+120=170 o zaman bu doğrular paralel değil.Mais on voit ici, que la somme ne sera pas 180 degrés 50 plus 120, fait 170.
Ama bu vektörler paralel olmak zorunda değil.Również wektorami położenia, one nie być równoległe.
Ama iç ters açıları eş olduğu için, doğruların paralel olduğu sonucuna varabiliriz. -엇각이 같기 때문에 이들이 평행한다는 것을 알 수 있습니다
Ama iç ters açıları eş olduğu için, doğruların paralel olduğu sonucuna varabiliriz. -Итак, эта параллельна этой
Ama iç ters açıları eş olduğu için, doğruların paralel olduğu sonucuna varabiliriz. -لكن لأن الزوايا الداخلية البديلة تكون متطابقة سنعرف انهما متوازيان
Ama iç ters açıları eş olduğu için, doğruların paralel olduğu sonucuna varabiliriz. -我々 は彼らが平行である知っています。 だから、これは平行しています。
Ama paralel çizgiler şuradaki açıyı, buradaki açıya benzer ya da aslında eş yapar.Mas as linha paralelas fazem este ângulo similar àquele ângulo ou no caso, o fazem idêntico.
Ama paralel çizgiler şuradaki açıyı, buradaki açıya benzer ya da aslında eş yapar.הקווים המקבילים הופכים את הזווית הזאת שווה לזווית הזאת.
Ama paralel olduklarını biliyorum. -Będą miały takie samo nachylenie.
Ama paralel olduklarını biliyorum. -Ellos tendrán la misma pendiente.
Ama paralel olduklarını biliyorum. -기울기가 같습니다
Ama paralel olduklarını biliyorum. -سيكون لهما الميل نفسه
Ama tam denklemler konusunu yaptıysanız, konular arasındaki paralelliği görüyorsunuzdur. -Być może już się z tym zetknęliście. Być może już się z tym zetknęliście.
Ama tam denklemler konusunu yaptıysanız, konular arasındaki paralelliği görüyorsunuzdur. -ولكن يؤمل أن قد تشاهد أوجه التشابه إذا قمت قمت مسبقاً بتشغيل في معادلات دقيقة في معادلات تفاضلية.
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .linii, to -4.
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .(평행한지를 알아낼때 상관이 없긴 하지만) y절편은 -4 입니다
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .حيث انه لا صلة له بالموضوع عند ايجاد الخطوط المتوازية يساوي -4
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.A upřímně, bylo by to divné, protože tyto přímky nejsou prostě rovnoběžné.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.하지만 여기선 그렇게 나오지 않았죠.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.ذلك، وهذا يمكن ان يكون غريباً لأن
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Berjalan di atas rel menyusuri jalan pinggiran kota, dan mobil-mobil berjalan di bawahnya.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Den kører på skinner ned ad en forstadsvej, og bilerne kører nedenunder den.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Er fährt auf Schienen eine Straße im Vorort entlang, und die Autos fahren darunter.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Hij rijdt op rails op een suburbane weg, en de auto's rijden eronder door.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Il se déplace sur des rails le long d'une route de banlieue, et les voitures passent en dessous.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.이것은 교외의 도로 위를 운행하고 차들은 그 아래로 움직이죠.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Merge pe şine, pe o stradă din suburbie, iar maşinile merg pe sub el.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Pohybuje se po kolejích na předměstské silnici a auta mohou jezdit pod ním.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Porusza się po torach wzdłuż drogi, a auta jeżdża pod nim.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Potuje po tirnicah, po predmestnih cestah, in avtomobili vozijo pod njim.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Se kulkee raiteilla esikaupunkitietä pitkin, ja autot kulkevat sen alitse.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Síneken közlekedik végig a külvárosi úton, és az autók alatta mennek.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Va sobre rieles por una calle suburbana, y los coches pasan por debajo.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Viaggia su rotaia su una strada suburbana, e le macchine viaggiano sotto.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Viaja sobre carris numa estrada suburbana, e os carros circulam debaixo ele.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Κινείται σε ράγες σε έναν προαστιακό δρόμο, και τα αυτοκίνητα κινούνται κάτω από αυτό.