Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.A povrhnúc strieborné v chráme išiel preč a odíduc obesil sa.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Då kastade han silverpenningarna i templet och gick sin väg. Sedan gick han bort och hängde sig.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Da kastet han sølvpengene inn i templet, og gikk bort og hengte sig.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Ed egli, gettate le monete d'argento nel tempio, si allontanò e andò ad impiccarsi
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Entonces él, arrojando las piezas de plata dentro del santuario, se apartó, se fue y se ahorcó
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.E tendo ele atirado para dentro do santuário as moedas de prata, retirou-se, e foi enforcar-se.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Giu-đa bèn ném bạc vào đền thờ , liền trở_ra , đi thắt_cổ .
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Giu-đa bèn ném bạc vào đền thờ, liền trở ra, đi thắt cổ.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.In vrže srebrnike v svetišče in pobegne; ter odide in se obesi.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Iuda a aruncat arginţii în Templu, şi s'a dus de s'a spînzurat.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Ja hän viskasi hopearahat temppeliin, lähti sieltä, meni pois ja hirttäytyi.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Judas gooide het geld over de vloer van de tempel en ging naar buiten. Even later hing hij zich op.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Judas jeta les pièces d`argent dans le temple, se retira, et alla se pendre.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.유다가 은을 성소에 던져 넣고 물러가서 스스로 목매어 죽은지라
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Og han kastede Sølvpengene ind i Templet, veg bort og gik hen og hængte sig.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Õ pedig eldobván az ezüst pénzeket a templomban, eltávozék; és elmenvén felakasztá magát.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Yudas melempar uang itu ke dalam Rumah Tuhan, lalu pergi dan menggantung diri
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Και ριψας τα αργυρια εν τω ναω, ανεχωρησε και απελθων εκρεμασθη.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.И, бросив сребренники в храме, он вышел, пошел и удавился.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.І, покинувши він срібняки в церкві, вийшов і відійшовши, повісив ся.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.Съгреших, че предадох невинна кръв. А те рекоха: Нам що ни е? Ти гледай.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.וישלך את הכסף אל ההיכל ויפן וילך ויחנק׃
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.فطرح الفضة في الهيكل وانصرف. ثم مضى وخنق نفسه.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.猶 大 就 把 那 銀 錢 丟 在 殿 裡 、 出 去 弔 死 了
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.猶大 就 把 那 銀錢丟 在 殿裡 、 出去 弔 死了
Yani benim size sorum şu, haydi paralarla yaptığımız örnekler gibi soru çözelim.Então, minha pergunta para você, vamos fazer mais alguns dos mesmos exemplos que fizemos com as moedas.
Yani benim size sorum şu, haydi paralarla yaptığımız örnekler gibi soru çözelim.Så min fråga till dig, låt oss göra typ samma exempel Vi gjorde med mynten.
Yani benim size sorum şu, haydi paralarla yaptığımız örnekler gibi soru çözelim.Tak więc moje pytanie do Ciebie to - zróbmy podobne przykłady do tych z monetami.
Yani benim size sorum şu, haydi paralarla yaptığımız örnekler gibi soru çözelim.И въпросът ми към вас е, нека дадем същите примери, които дадохме с монетите.
Yani benim size sorum şu, haydi paralarla yaptığımız örnekler gibi soru çözelim.Итак, мой вопрос к вам... давайте сделаем как в примерах с монетами...
Yani benim size sorum şu, haydi paralarla yaptığımız örnekler gibi soru çözelim.では、ここで質問です。コインでやったような例を行いましょう。 では、この確率はなんでしょうか?
Yani bu gruptaki yatırımcılar paralarının sadece %50'sini geri alabilecekler.Zatem, otrzymają oni 50% pieniędzy z powrotem.
Yani bu gruptaki yatırımcılar paralarının sadece %50'sini geri alabilecekler.彼らは少し打撃を受けますが、それは問題なかった、 なぜなら、物事が良かった時、彼らは、
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.A idéia é: "Gastamos muito dinheiro a fazer muito pouco"
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Also der Gedanke hier ist wirklich zu sagen, nun, wir haben viel Geld ausgegeben um wenig Gutes zu tun.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Chúng ta tốn quá nhiều tiền bạc để đem lại quá ít lợi ích.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Deci ideea aici e să spunem, ei bine, am cheltuit o grămadă de bani ca să facem puţin bine.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Donc l'idée est de dire, bien, nous avons dépensé beaucoup d'argent pour ne pas faire tant de bien que ça.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Dus het idee hierachter is: "We hebben heel veel geld uitgegeven aan een beetje goed."
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Entonces la idea aquí es decir, bueno, tenemos que gastar mucho dinero para obtener un escaso beneficio.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Hlavní myšlenka je tedy, že jsme utratili hodně peněz s malými výsledky.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Jadi di sini idenya adalah, kita sudah menghabiskan banyak uang demi sedikit kebaikan.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.여기서 말하고자 하는 것은 별로 득이 되지 않는 일을 하는 데에 엄청난 돈을 쏟아붓고 있다는 겁니다.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.No to pomysł jaki tu mamy to -- wydajmy mnóstwo pieniędzy na coś troszkę dobrego.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Quindi l'idea qui è di dire, bene, abbiamo speso tantissimi soldi per fare un po' di bene.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Så idéen her er virkelig at sige, altså, vi har brugt en masse penge på at gøre lidt godt.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Tehát a mondandónk az lenne, hogy eddig sokat költöttük és kevés jót tettünk.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Така че идеята тук всъщност е да кажем - е, похарчили сме много пари, за да сторим малко добро.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Так что суть в том, что мы потратили кучу денег, а сделали немного.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.Тобто йдеться про те, що ми витратили багато, а досягнули мало.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.השורה התחתונה היא שהוצאנו הרבה כסף על שיפור קטן.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.والفكرة التي احاول ان اوصلها لكم هي , إننا سننفق في هذه الحالة مبلغ كبير جدا مقارنة مع الانجاز المتوقع .
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.比較のために言うと
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.Diese zwei Länder geben ihr Geld also ganz unterschiedlich aus.
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.Je kunt zien dat beide landen hun geld heel anders uitgegeven.
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.즉, 이 두 나라가 예산을 매우 다르게 집행하는 것을 보실 수 있습니다.
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.Vemos assim dois países que investem o seu dinheiro de forma muito diferente.
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.אז אפשר לראות שתי מדינות המוציאות את כספן בצורה שונה בתכלית,
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.يمكنكم ملاحظة أنبلدين ينفقان أموالهما بشكل جد مختلف،
Yani iki ülkenin paralarını çok farklı şekilde harcadıklarını görebilirsiniz.教育への投資額よりも