Ana içeriğe geç
Sözlük

paralar ile cümle

paralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.جميعها اموال حكومية ..واعتقد ان العديد منكم
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.実のところ 大企業や政府というのは
Hepsini harcayacağım. Paraları alıp kaçacağım.سأصرفه كله, سأخده واهرب
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.세상을 바꿀 수 있는 양의 돈을 모을 수 있습니다.
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.שיכולים לשנות את העולם לטובת הכלל אם הם מסכימים.
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.الذي يستطيع تغيير العالم لبعض الخير الذي يتفق عليه الجميع.
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.津波が南アジアを襲ったとき アメリカは12億ドルの寄付をしました
İnsanlar paralarını dolardan sterline çevirmeye karar vereceklerAmeričané budou směňovat dolary za libry.
İnsanlar paralarını dolardan sterline çevirmeye karar vereceklerLudzie mogą stwierdzić: "Hej, wymienię moje pieniądze z dolarów na funty szterlingi
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.A jövedelmek nagy részét gyógyításra és ivóvízre költötték.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.As pessoas gastavam tanto do seu dinheiro em problemas de saúde e em água potável.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.소득의 대부분이 식수와 치료비로 들어갔습니다
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.La gente spendeva quasi tutto per problemi di salute e acqua potabile.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Las personas gastaban mucho de su dinero en salud y agua potable.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Les gens dépensaient une grosse partie de leur revenu sur des problèmes de santé et d'eau potable.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Lidé vydávali mnoho peněz na své zdravotní problémy a pitnou vodu.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Masyarakat menghabiskan banyak uang untuk urusan kesehatan dan air minum.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Mensen gaven te veel geld uit aan gezondheidsproblemen en drinkwater.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Người dân phải dành phần lớn tiền của họ vào các vấn đề sức khỏe và nước uống.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Oamenii cheltuiau mare parte din bani pentru sanatate si apa de baut.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Ogromne wydatki na walkę z chorobami i wodę pitną.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.Люди тратили уйму денег на лечение и питьевую воду.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.По-голяма част от парите си хората харчeха за здравословни проблеми и питейна вода.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.אנשים הוציאו חלק כה גדול מכספם על סוגיות של בריאות ועל מי שתייה.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.فالناس كانت تنفق نقودهم على المواضيع الصحية وشرب المياة.
İnsanlar paralarının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve içme suyu için harcıyorlardı.農業的な生産力は何も残されていませんでした。
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.Dom bor i vad dom har råd att leva i.
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.Ils vivent dans celle qu'ils peuvent s'offrir.
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.Mereka tinggal di dalam apa yang mereka mampu beli dan tinggal disitu
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.Sie nehmen das, was sie sich leisten können.
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.Viven donde pueden permitirse vivir.
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.Vivono dove possono permetterselo.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.Aussi, tout parent au chômage a droit aux indemnités journalières parentales.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.Los padres desempleados también tienen derecho a los subsidios para los padres.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.Myös työttömällä vanhemmalla on oikeus vanhempainpäivärahoihin.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.Också en arbetslös förälder har rätt till föräldradagpenning.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.Безработные мать или отец также имеют право на получение родительского содержания.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.كما أن الوالد أو الوالدة العاطل عن العمل لديه الحق في البدل النقدي اليومي للوالدين.
İşsiz bir ebeveynin de gündelik ebeveynlik paralarından yararlanma hakkı bulunmaktadır.父母抚育津贴的数额取决于你的收入的多少。津贴数额没有工资那么高,通常为工资的70%左右。没有收入的人士可领取最低父母抚育津贴。失业人员同样有权获得父母抚育津贴。
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.그들의 남은 자금을 가지고, 그들은 소규모 그룹의 여성들을 평화회담이 열리는 거리로 데려갔어요 그리고 그 빌딩을 둘러쌌어요
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.С остатъка от фонда им, те събрали група от жени и отишли на преговорите, обградили сградата.
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.במימון שנותר להן ממאבקן, הן לקחו קבוצה קטנה של נשים אל מקום הכינוס של שיחות השלום, והן כיתרו את מבנה.
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.بما تبقى من مواردهم, أخذن مجموعة من السيدات إلى ساحة المحادثات و أحاطوا المبنى
Kalan paralarıyla küçük bir grubu barış konuşmalarının olduğu yere götürdüler ve binanın çevresini sardılar.和平交渉の会場へ派遣し、 建物を取り囲みました 今では有名になったCNNのビデオにあるように
Kela, bu bakım süresi için çeşitli gündelik ebeveynlik paraları (vanhempainpäiväraha) ödemektedir.Durante ese tiempo, Kela paga diversos subsidios para los padres (vanhempainpäivärahoja).
Kela, bu bakım süresi için çeşitli gündelik ebeveynlik paraları (vanhempainpäiväraha) ödemektedir.Kela maksaa tältä ajalta erilaisia vanhempainpäivärahoja.
Kela, bu bakım süresi için çeşitli gündelik ebeveynlik paraları (vanhempainpäiväraha) ödemektedir.Kela verse pendant cette période diverses indemnités journalières parentales (vanhempainpäiväraha).
Kela, bu bakım süresi için çeşitli gündelik ebeveynlik paraları (vanhempainpäiväraha) ödemektedir.Under denna tid betalar FPA ut olika föräldradagpenningar (vanhempainpäiväraha).
Kela, bu bakım süresi için çeşitli gündelik ebeveynlik paraları (vanhempainpäiväraha) ödemektedir.تدفع كيلا بدلاً نقدياً مستقلاً للوالدين (vanhempainpäiväraha) وتتبع لهذا البدل الدفعات التالية:
Kela, bu bakım süresi için çeşitli gündelik ebeveynlik paraları (vanhempainpäiväraha) ödemektedir.抚育津贴包括:
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Beleszólást akarnak a nevükben és a pénzükkel hozott döntésekre nézve.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Chcemy głosu w decyzjach podejmowanych w naszym imieniu i za nasze pieniądze.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Chtějí mluvit do rozhodnutí prováděných jejich jménem a za jejich peníze.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Die Menschen wollen bei Entscheidungen in ihrem Namen und über ihr Geld mitreden.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Họ muốn có tiếng nói trong những quyết định mang tên và tiền của họ. Tôi nghĩ cuộc dân chủ hóa thông tin này
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Ils veulent avoir leur mot à dire concernant les décisions prises en leur nom, avec leur argent.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.사람들은 자신들의 이름과 돈으로 그들이 결정하는 것에 대해 참견하고 싶어해요.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Querem ter voz nas decisões tomadas em seu nome e com o seu dinheiro.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Quieren participar en las decisiones que se hacen en su nombre y con su dinero.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.Vogliono dire la loro in decisioni prese in loro nome e con il loro denaro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod