Fakat, ödemeyi yaparken paralarının tam ödemeleri gereken tutar kadar olduğunu fark ediyorlar.Изумително, те някак си имат точната сума пари.
Fakat risk 100 doların değerinin ne olacağıdır. Çünkü paralarının değerini sonuna kadar yükseltebilirler.Se olisi 105 kertaa 1,05.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Ambii au prea mult timp şi nu prea mulţi bani.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Ambos tienen mucho tiempo libre y muy poco dinero.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Begge har for meget tid til overs og ikke for mange penge.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Cả hai đều có quá nhiều thời gian trong tay nhưng không có nhiều tiền.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Dans les deux cas on a trop de temps libre et pas assez d'argent.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Hanno entrambi molto tempo libero e non molti soldi.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Hanno entrambi troppo tempo e pochi soldi.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.둘 다 너무 많은 시간과 충분치 않은 돈을 가지고 있습니다.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Mają za dużo czasu i niezbyt dużo pieniędzy.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Majú príliš veľa času a nemajú príliš veľa peňazí.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Oba imata preveč časa in malo denarja.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Sie beide haben zu viel Zeit zur Verfügung und nicht viel Geld.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Teveel vrije tijd en niet genoeg geld.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Και οι δυο έχουν πολύ διαθέσιμο χρόνο και λίγα χρήματα.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.И двата типа имат прекалено много свободно време и нямат много пари.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.И у тех, и у других слишком много свободного времени и не хватает денег.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.לשניכם יש יותר מדי זמן ופחות מדי כסף
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.كلاهما لديه الكثير من الوقت و ليس الكثير من المال
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.しかし 年金受給者はとても幸福である一方
Fiyatlar yükselirse, şimdi insanlar paralarının daha büyük bir kısmınıЯкщо ціни раптом зростуть, людям потрібно буде більше витрачати своїх коштів.
Geiger'dan paralarını tıbbi bakım için kullanmasının beklendiğini söylemesi için gönderdiler.가이거씨에게 그들의 돈을 의료로 사용하기 바란다고 말을 했습니다.
Geiger'dan paralarını tıbbi bakım için kullanmasının beklendiğini söylemesi için gönderdiler.להגיד לגייגר שהוא מצופה להשתמש בדולרים שלהם לטיפול רפואי --
Geiger'dan paralarını tıbbi bakım için kullanmasının beklendiğini söylemesi için gönderdiler.ليقول لغايغر الذي كان من المتوقع ان يستخدم دولاراتهم من اجل الرعاية الطبية -
Geiger'dan paralarını tıbbi bakım için kullanmasının beklendiğini söylemesi için gönderdiler.ガイガー博士に伝えたのです この時ガイガー博士は論理的な名言で答えました
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunmaAnsökan om föräldradagpenningar
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunmaFaire une demande d'indemnités journalières parentales
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunmaSolicitud de los subsidios para los padres
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunmaVanhempainpäivärahojen hakeminen
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunmaЗаявление на получение родительского содержания
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunmaطلب البدل النقدي اليومي للوالدين
Gündelik ebeveynlik paraları için başvuruda bulunma更多信息,请访问InfoFinland上的儿童补助金。
gündelik ebeveyn paralarıallocations parentales journalières
gündelik ebeveyn paralarıföräldradagpenning
gündelik ebeveyn paralarısubsidios para los padres
gündelik ebeveyn paralarıvanhempainpäivärahat
gündelik ebeveyn paralarıродительское содержание
gündelik ebeveyn paralarıبدل الوالدين اليومي
gündelik ebeveyn paraları劳动补偿 企业盈利
gündelik işsizlik paralarıallocations chômage journalières
gündelik işsizlik paralarıarbetslöshetsdagpenning
gündelik işsizlik paralarıprestaciones por desempleo
gündelik işsizlik paralarıtyöttömyyspäivärahat
gündelik işsizlik paralarıпособие по безработице
gündelik işsizlik paralarıبدل البطالة اليومي عن العمل
Hazine kağıtlarını satan kişilerin elinde şimdi nakit para var, bu paraları gidip bankalara yatıracaklar.これら財務省証券を売った銀行に入ります。 この銀行に入金されます。
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Az mind az állam kutatási tőkéje, és az nagyon kevés.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Das Geld für die Forschung ist alles staatlich, und sehr gering.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.I soldi per la ricerca vengono tutti dal governo, e ne vengono pochi.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Jsou to všechno vládní peníze na výzkum a je jich málo.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.모두 정부의 연구기금에서 나오는 돈이고 그 중에서도 매우 적은 금액이 쓰이고 있습니다.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Les dollars de la recherche ne viennent que du gouvernement, et ils sont rares.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Son todo fondos de investigación gubernamentales, y bien escasos.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Sunt strict bani de la guvern, şi foarte puţini.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.To wszystko pieniądze rządowe, a jest ich mało.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Είναι όλα κυβερνητικά ερευνητικά δολλάρια, και πολύ λίγα.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Всичко се прави с пари за държавни научни изследвания, и много малко при това.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.Это всё исследовательские деньги государства, и их очень мало.
Hepsi devletin araştırma paraları, ve biraz da onlardan.כל הדולרים למחקר הם כסף ממשלתי, ומעט מאוד ממנו